Ana içeriğe geç

Bir de Cumhurbaşkanı kararıyla çökecekler: Petrol uğruna ikinci gasp

Diyarbakır Çınar'da TPAO'nun petrol faaliyetleri için acele kamulaştırdığı, mahkeme kararıyla kurtulan tarım arazisi bu kez Cumhurbaşkanı kararıyla yeniden acele kamulaştırıldı. Bölge halkı, karara karşı bir kez daha dava açacaklarını söyledi.

Bir de Cumhurbaşkanı kararıyla çökecekler: Petrol uğruna ikinci gasp
Birgün
16

İlayda SORKU

Son yıllarda artan petrol ve maden projeleriyle delik deşik edilen Diyarbakır'da, tarım arazileri ve su varlıkları da şirketlerin faaliyet alanına dönüştürülmeye devam ediliyor. Çınar ilçesine bağlı Beşpınar Mahallesi'nde bulunan 23 bin 828 metrekarelik tarım arazisi için Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) aldığı acele kamulaştırma kararı yargıdan döndü. Ancak mahkemenin iptal kararının ardından aynı arazi bu kez Cumhurbaşkanı kararıyla yeniden acele kamulaştırıldı.

Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, 30 Ocak tarihinde verdiği kararla acele kamulaştırma işlemini oy birliğiyle iptal etti. Mahkeme kararında, kamulaştırılmak istenen taşınmazın Bismil Ovası Büyük Ova Koruma Alanı içerisinde yer aldığına dikkat çekildi. Tarım arazisinin tarım dışı kullanımına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınması gereken izinlerin bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, işlemi hem yetki ve belirlilik yönünden hem de tarım arazilerinin korunmasına ilişkin mevzuat açısından hukuka aykırı buldu.

ŞANTİYEYE ÇEVİRDİLER

Buna rağmen aynı arazi için 11 Mart tarihinde yeniden acele kamulaştırma kararı alındı. Arazi sahibi Barışcan Ölmez, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasını taşıyan yeni karara karşı da dava açacaklarını söyledi. Ölmez, ilk acele kamulaştırma sürecinde çalışmaların dava sonuçlanmadan başladığını belirterek, "Tarımla geçiniyoruz, bir tarlamız var. Acele kamulaştırma kararına karşı dava açtık ve davayı da kazandık. Habersiz girmişler, ben gidene kadar talan etmişler her yeri. Şantiyeye çevirdiler tarlayı” dedi. "Davayı kazanmamızın ardından da şantiyeyi boşalttılar" diyen Ölmez, şunları kaydetti:

"Çalışmalar çok hızlı ilerledi, terk ettiklerinde kazımı bitirmek üzerelerdi. Tarlamızı talan ettiler ve öylece bırakıp gittiler. Herhangi bir çalışma yapılmadı alanda, tüm tahribat öyle kaldı. Şimdi de öğrendik ki yeniden gelecekler. 11 Mart’ta aynı arazi bu kez de Cumhurbaşkanı kararı ile acele kamulaştırıldı. Biz şimdi bu karara karşı da dava açacağız."

2,5 MİLYON LİRA CEZA

Arazi üzerindeki faaliyetlerin yalnızca kamulaştırılan alanla sınırlı kalmadığını belirten Ölmez, yeraltı su kaynaklarının da zarar gördüğünü ifade etti. Arazinin hiçbir rehabilitasyon çalışması yapılmadan terk edilmesinin ardından Tarım Orman İl Müdürlüğü’ne şikayette bulunduğunu aktaran Ölmez, “Şikayet üzerine TPAO’ya 2,5 milyon TL ceza yazıldı. 23 dönüm kamulaştırıldı sözde ancak zararları 23 dönümden çok daha fazla" diye konuştu. Dosyanın avukatı Ahmet İnan ise acele kamulaştırma uygulamasının olağan bir yöntem haline getirildiğine dikkat çekti. Daha önce yargıdan dönen işlemlerin yeniden tesis edildiğini söyleyen İnan, yaşananların Akbelen’deki süreçle benzerlik taşıdığını ifade etti. "Zaten iptal edilmiş bir karar tekrardan alınıyor" diyen İnan, "Çok rahat bir şekilde acele kamulaştırmayla bir çiftçinin evini, tarım arazisini, köyünü gasp edebiliyorlar. Bir sabah bankaya para yatırıyorlar ve burası artık bizim diyorlar. Normal kamulaştırma sürecinde bedele itiraz ya da kamulaştırmanın kendisine itiraz süreçleri kesinleşmeden alana gelinemezken acele kamulaştırmada tüm bu prosedürler geride bırakılıyor. Aynı gün direkt alana geliniyor. Acele kamulaştırmanın kendisi bir hukuksuzluk” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler