Ateşkesin fiilen sona ermesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik uzun süreli saldırı tehditlerinin ardından petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. Ateşkes sürecinde varil başına 72 dolara kadar gerileyen Brent petrol, 86 dolar seviyesini gördü. Piyasa uzmanları, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin yeniden tırmanması veya İran’ın petrol ihracatına yönelik yeni yaptırımlar uygulanması durumunda, Brent petrolün kısa sürede 100 dolar seviyesine yaklaşabileceğini değerlendiriyor. Diplomatik bir çözüm sağlanması ve boğazdaki enerji sevkiyatının normalleşmesi hâlinde ise fiyatların 75-80 dolar bandına gerileyebileceği belirtiliyor.
Küresel enerji piyasasındaki temel sorunun yalnızca ham petrol arzı olmadığına dikkat çekiliyor. İran ve Körfez bölgesindeki enerji tesislerinde meydana gelen hasarlar nedeniyle benzin, motorin ve özellikle jet yakıtı üretim kapasitesi de önemli ölçüde geriledi.
‘YENİ BİR YAPTIRIM PİYASALARDAKİ RİSKİ ARTIRIR’
Bu nedenle birçok bölgede yeterli miktarda ham petrol bulunmasına rağmen rafinerilerin üretim kapasitesindeki kayıplar, işlenmiş petrol ürünlerinin arzında sıkıntıya yol açıyor. Üretimin talebi karşılamakta zorlanması, enerji fiyatları üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.
Petrol piyasasındaki gelişmeleri değerlendiren Phillip Nova Kıdemli Piyasa Analisti Priyanka Sachdeva, fiziki petrol piyasasında mevcut arzın şimdilik yeterli seviyede olduğunu belirtti. Sachdeva, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir gerilimin veya İran’ın petrol ihracatına yönelik ek yaptırımların piyasalardaki arz riskini hızla yükseltebileceğini ifade etti.
EN CİDDİ SORUN HAVACILIKTA
Rafineri kapasitelerindeki kayıplardan en fazla etkilenen sektörlerin başında havacılık geliyor. Küresel jet yakıtının varil fiyatı yaklaşık 127 dolar seviyesinde bulunurken, havayolu şirketlerinin yakıt maliyeti galon başına ortalama 4 doların üzerine çıktı.
Bir yıl öncesine göre yaklaşık iki katına yükselen jet yakıtı fiyatları nedeniyle birçok havayolu şirketi bilet fiyatlarını artırıyor ve yolculara yakıt ek ücreti yansıtıyor. Bazı şirketler ise yakıt tüketimi daha yüksek olan eski ve verimsiz uçaklarını filodan çekmeye yöneliyor.
Özellikle Avrupa’daki havaalanlarında jet yakıtı stoklarının kritik seviyelere kadar gerilediği belirtiliyor. Stoklardaki azalmanın devam etmesi hâlinde uçuş maliyetlerinin ve bilet fiyatlarının daha da yükselmesinden endişe ediliyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, Körfez bölgesindeki enerji altyapısının daha fazla zarar görmesi durumunda petrol fiyatlarının kısa vadede yeniden 100 dolar seviyesine yaklaşmasının güçlü bir olasılık olduğunu söyledi.
TÜRK SANAYİSİNE KÖTÜ HABER
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ihtiyacında dışa bağımlı olan ve cari denge sorunu yaşayan Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı da artırabilir. Yüksek petrol fiyatlarının cari açığı genişletmesi ve enflasyonu tetiklemesi, üç yıldır uygulanan sıkı para politikasının daha uzun süre devam etmesine yol açarak yüksek finansman maliyetleri ve zayıf iç talep nedeniyle zorlanan sanayi sektöründeki daralmayı derinleştirebilir.