Ana içeriğe geç

Mersin’de atık yükü liman rekabetini zorluyor

MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı üzerinden gerçekleşen atık girişlerinin hem operasyonel yoğunluğu artırdığını hem de ihracatçıya ek maliyet yüklediğini söyledi. Çakır, liman verimliliğinin korunması için atık ithalat politikalarının yeniden değerlendirilmesini istedi.

Mersin’de atık yükü liman rekabetini zorluyor
Dünya Gazetesi
16

Fahriye K. ŞENYURT

Mersin Ticaret ve Sana­yi Odası Yönetim Kuru­lu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı üzerinden gerçekleşen atık girişlerinin çev­resel ve ekonomik etkilerine dik­kat çekerek atık ithalat politika­larının yeniden değerlendirilme­si gerektiğini söyledi.

Çakır, deniz kirliliğinin, özellikle Seyhan ır­mağı kaynaklı ve daha çok karasal kirleticilerin neden olduğu kim­yasal kirlilik ve mikroplastik ris­kinin yalnızca çevresel değil ay­nı zamanda ekonomik bir mesele olduğunu belirterek, “Üreteceğiz, büyüyeceğiz ama çevreyle uyum­lu bir kalkınma modelinden asla vazgeçmeyeceğiz. Mersin ekono­misi doğaya rağmen değil, doğayı koruyarak büyüyecektir” dedi.

Türkiye’nin en önemli dış tica­ret kapılarından biri olan Mersin Limanı, artan yük hacmi ve büyü­yen lojistik hareketliliğiyle stra­tejik önemini artırırken; çevresel sürdürülebilirlik, liman verimlili­ği ve atık yönetimi başlıkları da ye­niden gündemin merkezine yer­leşiyor. Mersin Ticaret ve Sana­yi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, özel­likle limana gelen atık yüklerinin oluşturduğu çevresel baskının ve operasyonel yoğunluğun dikkat­le ele alınması gerektiğini belirte­rek, üretim ve ticaretin ancak do­ğayla uyumlu bir anlayışla gelece­ğe taşınabileceğini ifade etti.

“Her ülke kendi atığını kendi ekonomisine kazandırmalı”

Başkan Çakır, atık yönetimi­nin yalnızca ticaret konusu ola­rak değil çevre, sağlık ve sürdü­rülebilir kalkınma başlığı altın­da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle kontrol süreç­lerinden geçen atık yüklerinin li­man operasyonlarında yoğunluk oluşturduğunu ifade eden Çakır, bu durumun hem çevresel hem de lojistik açıdan yeni maliyetler doğurduğunu söyledi.

Deniz eko­sisteminin korunmasının önce­likli konu olduğuna dikkat çeken Çakır, kontrolsüz ya da yoğun atık hareketinin uzun vadede mik­roplastik oluşumu, deniz yaşamı üzerindeki baskı ve dolaylı olarak insan sağlığı açısından risk oluş­turabileceğini vurguladı. Çakır, ülkelerin kendi atıklarını kendi sınırları içinde dönüştürmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağını belirterek, geri dönüşüm amacıy­la yapılacak ithalatta ise işlenmiş ve sanayi hammaddesi niteliği ta­şıyan ürünlerin değerlendirilme­sinin daha sürdürülebilir bir mo­del oluşturacağını ifade etti.

Yoğunluk maliyetleri ve rekabet gücünü etkiliyor

Mersin Limanı’nın sadece Mersin için değil Türkiye’nin ge­niş bir hinterlandı için kritik öne­me sahip olduğuna dikkat çeken Çakır, liman operasyonlarında yaşanan gecikmelerin sanayi ve ihracat üzerinde doğrudan etki­ler oluşturduğunu kaydetti. Ça­kır, “Özellikle limanlardaki bek­leme sürelerinin artması üreti­cimiz ve ihracatçımız üzerinde ilave maliyet oluşturuyor.

Bu ne­denle işlem süreçlerinin hızlan­dırılmasını yalnızca operasyonel bir konu değil, rekabet gücümüz açısından stratejik bir gereklilik­tir. Hammaddenin üreticiye za­manında ulaşması, depolama ve bekleme maliyetlerinin azaltıl­ması sadece sanayicimizin de­ğil nihai tüketicinin de lehine so­nuçlar doğuracaktır. Üretim ma­liyetlerini aşağı çekmek, tedarik zincirini daha verimli hale getir­mek ve ihracatçımızın rekabetçi­liğini korumak için bu sürecin et­kin yönetilmesi gerekiyor” açık­lamasında bulundu.

“Çevreci üretim büyüme modelinin parçası olmalı”

MTSO olarak ekonomik büyü­me ile çevreyi karşı karşıya koyan bir yaklaşımı doğru bulmadıkla­rını vurgulayan Çakır, Mersin’in sanayi, lojistik ve ticaret alanın­daki yükselişinin çevreci politi­kalarla desteklenmesi gerektiği­ni dile getirdi. Katma değerli üre­tim, geri dönüşüm teknolojileri, yeşil dönüşüm yatırımları ve kay­nak verimliliğinin Mersin’in yeni kalkınma yaklaşımının temel un­surları arasında yer aldığını ifa­de eden Çakır, yerli geri dönüşüm kapasitesinin güçlendirilmesi­nin ekonomik açıdan da önemli fırsatlar yaratacağını söyledi.

Mersin’in son dönemde artan yük trafiği ve stratejik konumuy­la bölgesel lojistik merkezi olma yolunda önemli avantajlar elde ettiğini belirten Çakır, bu büyü­menin kalıcı hale gelmesi için li­man altyapısının güçlendirilme­si gerektiğini ifade etti. Alternatif konteyner kapasitesi, hızlı ope­rasyon süreçleri, rekabetçi mali­yet yapısı ve çevresel hassasiye­tin birlikte ele alınması gerekti­ğini kaydeden Çakır, Mersin’in geleceğinin sadece daha fazla yük taşıyan değil, aynı zaman­da daha sürdürülebilir bir liman kenti vizyonuyla şekillenmesi gerektiğini söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler