Neredeyse her 5 kişiden 2'si bağırsaklarıyla ilgili sorun yaşıyor. Canan Karatay'ın da "ikinci beyin" olarak kabul ettiği bağırsaklar, mideden eklemlere, bağışıklık sisteminden ruh sağlığına kadar vücuttaki pek çok organı doğrudan etkiliyor. Peki, Osmanlı Dönemi'nde bağırsak sorunlarıyla ilgili hangi ilaçlar kullanılıyordu?
Günümüzde milyonlarca insan bağırsak iltihabı, şişkinlik ve sindirim sorunlarına çare ararken, aranan şifanın asırlar önce Osmanlı hekimleri tarafından formüle edildiği ortaya çıktı.
Osmanlı'nın ünlü hekimlerinden İbn-i Şerif, yıllar önce kaleme aldığı tıp kitabında, döneminde çaresiz görülen ve kanamaya yol açan ağır bağırsak hastalıklarını bile iyileştiren tecrübe edilmiş bir kürü anlatıyor. Ayva suyu, kavrulmuş pirinç, mersin yemişi ve kuzu paçası gibi malzemelerin özel bir teknikle kaynatılmasıyla elde edilen bu asırlık şifa suyu, bağırsak florasını adeta yeniden inşa ediyor. İşte Osmanlı hekiminin "Hemen o gün faydasını gösterir" diyerek tavsiye ettiği, tıp tarihine geçen o mucizevi bağırsak formülü...
Osmanlı hekimi olan İbn-i Şerif yıllar önce yazdığı kitabında bağırsak için önerdiği formülün faydasını şöyle anlatıyor:
"Bir hasta var idi uzun zamandır bağırsak iltihabı (cerâhati) zahmetin çekmekteydi. Kan giderdi ve bağırsak sıyrındısı sürekli gelirdi. Kendinden ümidi kesmişti, şu devayı kullandı düzeldi. Sağlıklı oldu."
İBN-İ ŞERİF'İN BAĞIRSAKLARA FORMÜLÜ
Kabuğu giderilmiş buğday, arpa, darı; kavrulmuş pirinç ve mersin yemişi (yarım dövülmüş olmalı) her birinden onâr direm ve iki yüz altmış direm ayva suyu ve biraz elma suyu (dögülmüş, sıkılmış ve süzülmüş) ve yedi yüz elli direm su ve üç paça (ki kuzu paçası olmalı). Bunların hepsi bir yerde yüzseksen direm su kalıncaya kadar kaynatılır ve süzülür.
Hastaya bu sudan azar azar verilir. Bunu içer ve başka hiçbir şey verilmez. Hemen o gün faydası kendini gösterir. Hak celle ve alâ hazretleri sıhhat verir. Bu konuda bu devâ çok tecrübe edilmiştir. Vallahü alem bi's-savâb.
