Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde kısa süre içerisinde meydana gelen çok sayıdaki deprem, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin etti. Akşam saatlerinde başlayan sarsıntılar gece boyunca devam ederken, deprem fırtınası yaşanabileceği yönündeki tartışmalar da gündeme geldi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Jeofizik Mühendisi Ali İlker Bulut, hem Kayseri'deki hareketliliği hem de Marmara Bölgesi'ndeki son depremleri değerlendirdi.
"ENDİŞEYE GEREK YOK, BÜYÜK DEPREM İŞARETİ DEĞİL"
Pınarbaşı'nda meydana gelen depremlerin ardından sosyal medyada çeşitli iddiaların ortaya atıldığını belirten Jeofizik Mühendisi Ali İlker Bulut, mevcut verilerin büyük bir deprem beklentisini desteklemediğini söyledi:
"Önce endişelenmemeliyiz diyerek başlayalım. Çünkü bizi endişelendirecek bir alan üzerinde deprem gerçekleşmiyor. Sosyal medyada bazı şeyler dönüyor olabilir ancak depremlerin dağılımına, derinliklerine ve nasıl ilerlediğine baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz. Bugün 3,9 ve 3,5 büyüklüğünde iki deprem yaşandı. Bunlar orta ölçekli depremler olarak değerlendirilebilir ancak herhangi bir binada hasara neden olmasını beklemediğimiz büyüklüklerdir. İnsanların deprem konusundaki hassasiyeti arttı. Artık çok küçük depremler bile telefonlara bildirim olarak geliyor. Bu nedenle her sarsıntı daha fazla dikkat çekiyor. Ancak burada gördüğümüz tablo bir artçı süreç görünümünde ilerliyor."

"DEPREMLER KISA FAYLAR ÜZERİNDE KÜMELENİYOR"
Bulut'a göre bölgedeki hareketlilik, büyük faylardan ziyade kısa ve sınırlı fay segmentleri üzerinde gerçekleşiyor:
"Depremler Sarız Fayı'nın yaklaşık 10 ila 20 kilometre kuzeyinde yer alan kısa fay grupları üzerinde gerçekleşiyor. MTA'nın diri fay haritalarında yer alan bu kısa faylarda zaman zaman bu tür deprem kümelenmeleri görülebiliyor. Sarız Fayı'nın 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeli olduğuna ilişkin bilimsel çalışmalar bulunuyor. Ancak hem aletsel dönemde hem de paleosismolojik çalışmalarda bu bölgede büyük deprem üretildiğine dair güçlü veriler bulunmuyor. Tarihsel süreçte daha çok 4 ve 5 büyüklüğünde depremler yaşanmış durumda."
"KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNİN ETKİLERİ HÂLÂ SÜRÜYOR"
Bulut, bölgede yaşanan hareketliliğin Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından oluşan enerji dağılımıyla da ilişkili olabileceğini ifade etti:
"Bugün yaşanan depremler, Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki enerji aktarımının etkileriyle de ilişkili olabilir. Ancak burada bulunan faylar kısa uzunlukta, 5 ila 8 kilometre civarında faylar. Bu nedenle kendi içerisinde enerjisini tüketen sistemlerdir. Bu faylar üzerinde meydana gelen depremler başka bölgelere enerji iletecek kapasitede değildir. Artçı deprem mantığında kendi enerjilerini boşaltıp zamanla sönümlenirler."
"KAYSERİ ÇEVRESİNDEKİ BÜYÜK FAYLAR ÇOK YAVAŞ HAREKET EDİYOR"
Kayseri çevresinde Sarız, Deliler, Erkilet, Erciyes ve Ecemiş gibi önemli fayların bulunduğunu belirten Bulut, bu fayların hareket hızlarının oldukça düşük olduğunu söyledi:
"Sarız Fayı, Deliler Fayı, Erkilet Fayı, Erciyes Fayı ve Ecemiş Fayı gibi faylarımız mevcut. Bunların tamamı tarihsel dönemde büyük deprem üretmiş olabilecek faylar ancak hareket hızları çok düşük. Kuzey Anadolu Fayı yılda 23-24 milimetre hareket etmek isterken, bu bölgelerdeki faylar yaklaşık 1 milimetre civarında hareket ediyor. Bu nedenle büyük deprem üretebilmeleri için binlerce yıl boyunca enerji biriktirmeleri gerekiyor."
"3-4 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLER BAŞKA FAYLARI TETİKLEMEZ"
Sosyal medyada sıkça gündeme gelen "tetikleme" tartışmalarına da değinen Bulut, küçük ve orta büyüklükteki depremlerin başka fayları harekete geçiremeyeceğini vurguladı:
"Bütün depremler levha hareketlerinin sonucudur. Ancak bir fayın başka bir faya enerji aktarabilmesi için çok büyük bir deprem üretmesi gerekir. 7 büyüklüğüne yakın depremler yakın faylara enerji aktarabilir. Ancak 3,5, 4 ya da 5 büyüklüğündeki depremler Türkiye'de her yıl yüzlerce kez yaşanıyor. Bunlar başka faylara enerji iletmez. Kayseri'deki kısa bir fay üzerinde meydana gelen bir depremin Adana'daki ya da başka bir bölgedeki faya enerji aktarması mümkün değildir."

MARMARA'DAKİ SON DEPREMLER NE ANLAMA GELİYOR?
Programda Marmara Bölgesi'nde yaşanan son depremler de gündeme geldi. Bulut, Erdek ve Marmara Adası çevresindeki hareketliliğin geçmişte kırılmış faylarla ilişkili olduğunu belirtti:
"Erdek ve Marmara Adası çevresinde geçmişte 6,4 ve 6,3 büyüklüğünde iki önemli deprem yaşandığını biliyoruz. Son deprem de yine bu bölgede bulunan normal faylar üzerinde gerçekleşmiş görünüyor. Bilimsel olarak baktığımızda bu alanın yeniden büyük bir deprem oluşturacak enerjiyi henüz toplamadığını düşünüyoruz. Bu nedenle yaşanan depremi mevcut fay sistemi içerisindeki olağan hareketlilik olarak değerlendiriyoruz."
"MARMARA'DA ASIL DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN FAYLAR VAR"
Bulut, Marmara'da İstanbul'u etkileyebilecek fay segmentlerinin hâlâ dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti:
"Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu kadar güney kolu da önem taşıyor. İznik-Mekece Fayı gibi uzun süredir enerji biriktiren bölgeler bulunuyor. Bu alanlarda 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeli olduğu değerlendiriliyor. Çınarcık açıkları da tarihsel depremler nedeniyle yakından izlenmesi gereken bölgeler arasında yer alıyor. Bu alanların tamamı deprem tehlikesi açısından önemini koruyor."
"ASIL YAPILMASI GEREKEN DEPREME HAZIRLANMAK"
Bulut, deprem tartışmalarının ötesinde hazırlık çalışmalarına odaklanılması gerektiğini vurguladı:
"Bizim atlamamamız gereken konu hazırlık kısmıdır. Depremin nerede ve ne zaman olacağını tartışmak bilimsel bir konudur ancak vatandaş açısından asıl önemli olan hazırlık yapmaktır. Kentsel dönüşüm, bina risk analizleri, deprem eğitimleri ve afet hazırlıkları dünyanın her yerinde kabul edilen yöntemlerdir. Depremi beklemek yerine depreme hazırlanmak gerekir. Can kayıplarını azaltmanın ve güvenliği sağlamanın tek yolu budur."