AYET - VAHYİN DİLİNDEN:
(١٨٣) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدٖينَۚ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(183) İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın, bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın.
(Şuarâ Suresi, 26/183) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Şuayb aleyhisselâm Hz. İbrâhim’in dördüncü kuşaktan torunu olup Medyen ve Eyke halkına gönderilmiş bir peygamberdir. O da diğer peygamberler gibi inkârcı ve putperest halkına önce Allah’tan başka tanrı olmadığını, her şeyi ve herkesi O’nun yarattığını anlattı, halkını yalnızca O’na kulluk etmeye çağırdı. Medyen halkı putperestliğinin yanında toplumsal ahlâk, özellikle ticaret ahlâkı bakımından çok bozulmuştu.
Bolluk ve bereket içinde yaşamalarına rağmen ahlâk kurallarını çiğneyerek alışverişlerinde karşı tarafı zarara sokacak hileli işler yapıyorlardı. Hz. Şuayb, ölçüyü tartıyı eksik tutmamaları, adaleti gözetmeleri ve düzgün ölçüp tartmaları, çıkarları uğruna insanların mallarının değerini düşürmemeleri ve yeryüzünde fesat çıkararak ülke düzenini bozmamaları hususunda onlara uyarılarda bulundu; böylece hak dinin tevhid ve adalet ilkelerini toplumda yerleştirmeye çalıştı.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN(Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
"Cennet ehli cennete girdiği zaman, onlardan biri / bazıları, anne-babasını ve çocuklarını sorar. Ona:
'Sorduğun kimseler, senin ulaştığın dereceye ulaşamadılar!' diye cevap verilir. O da:
'Ya Rabbi! Ben hem kendim, hem de onlar için amelde bulundum.' der.
Bunun üzerine onların da onunla birlikte kalmaları için emir verilir."
Kaynak: Kurtubî, XVII/67
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN FOTOĞRAFI: