Ana içeriğe geç

YKS'de dikkat çeken tablo: Puanlar arttı, sıralama düştü! Uzmanlar sebebini açıkladı

Üniversiteli olma hayali kuran milyonlarca adayın merakla beklediği 2026 YKS sonuçları dün açıklandı, gözler tercih sürecine çevrildi. Bu yıl en fazla YKS birincisi devlet okullarından çıktı. Puanlardaki artışa rağmen sıralamadaki sert düşüş adaylarda hayal kırıklığına neden oldu. Ortaya çıkan tablonun sebebini açıklayan eğitim uzmanları, sıralamada belirleyici 2 faktöre vurgu yaptı.

YKS'de dikkat çeken tablo: Puanlar arttı, sıralama düştü! Uzmanlar sebebini açıkladı
TGRT Haber
16

Yaklaşık 2,5 milyon adayın başvurduğu 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, üniversite tercihlerinin 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapılacağını duyurdu.

Açıklanan verilere göre tüm oturumlarda kadın adayların katılım oranının erkeklerden yüksek olması dikkat çekti. TYT Matematikte 40 soruda ortalama 6,8, Fen Bilimlerinde ise 20 soruda ortalama 4,3 doğru yapıldı. AYT’de de sayısal ortalamalar düşük kaldı. Bu nedenle 2026 YKS’de belirleyici unsur büyük ölçüde TYT oldu.

ÜST SIRALARDA YOĞUNLUK ARTTI

Geçen sene 468 puan ile 456 puan arasındaki fark yaklaşık 3 bin 100 kişi iken, bu yıl aynı puan aralığında yaklaşık 5 bin 800 kişi bulunuyor. Özellikle üst sıralarda yoğunluk arttı.

TYT VE OBP BELİRLEYİCİ OLDU

Uzmanlar, sınav sonuçları ve tercih öncesi adayların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini Türkiye Gazetesi'ne anlattı. Mahmut Özay'a konuşan eğitimci Koray Ayan, sonuçların özellikle ön sıralardaki öğrencilerin beklentilerinin gerisinde kalmış olabileceğini belirtti.

AYT performanslarının birbirine yakın olması nedeniyle farkı TYT ve OBP’nin oluşturduğunu söyleyen Ayan, küçük puan aralıklarında bile binlerce kişilik farkların oluştuğunu ifade etti. Sonuçların beklentileri karşılamamasının öğrencileri başarısız hissettirmemesi gerektiğini vurgulayan Ayan, tercih döneminde adayların tek bir hedefe bağlı kalmadan, yayımlanan kılavuzda kendileri için farklı alternatifleri değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.

NETLER ARTTI, SIRALAMA DÜŞTÜ

Eğitim Uzmanı Onur Soğuk da YKS sonuçlarının ardından özellikle sayısal öğrencilerin yaşadığı sıralama şokuna dikkat çekti. Netler iyi olmasına rağmen sıralamaların beklentilerin gerisinde kaldığını belirten Soğuk, bunun temel nedeninin AYT’nin önceki yıllara göre daha yapılabilir olması olduğunu ifade etti. Zor sınavlarda düşük netlerle daha iyi sıralamalar alınabildiğini, kolay sınavlarda ise yüksek netlere rağmen sıralamaların gerileyebildiğini söyleyen Soğuk, bu yıl TYT ve OBP’nin belirleyici etkisinin arttığını kaydetti.

Eğitim Uzmanı Muhammed Tosun ise bu yıl AYT’nin belirleyiciliğinin azalmasıyla TYT ve OBP etkisinin öne çıktığını söyledi. Özellikle sayısal alanda ilk 50-100 bin içinde yer alan ve yüksek net yapan adaylarda hayal kırıklığı oluştuğunu belirten Tosun, küçük net farklarının ve küsuratların binlerce kişilik değişimlere yol açtığını ifade etti.

Tosun, adayların puanlara değil sıralamalara odaklanması gerektiğini belirterek, YÖK’ün kontenjan değişikliklerini de içeren tercih kılavuzunun yayımlanmasıyla birlikte listelerin daha sağlıklı hazırlanabileceğini söyledi. Adayların sonucu kabullenip hedeflerine uygun alternatifleri planlamasının en doğru adım olduğunu vurguladı.

Bir başka uzman isim Salim Ünsal’ın analizine göre; 2026 YKS’de 67 bin 87 aday, puanının hesaplanması için gereken minimum soru sayısına ulaşamadı. Bir başka deyişle, kamuoyunda bilinen tabirle “sıfır çekti...”

2026-YKS’de 13 aday Türkiye birincisi olurken, şampiyonlar arasında özel okul öğrencisi yer almadı. Kabataş Erkek Lisesi, 3 öğrencisiyle 4 farklı kategoride birinci olarak öne çıktı. YDT Fransızcada Türkiye birincisi olan Sena İlhan’ın Açık Öğretim Lisesi öğrencisi olması dikkat çekerken, YDT Arapça birinciliği ise Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Ammar Moataz Mohamed İbrahim Mahmoud’un oldu.

YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından Ortaöğretim Başarı Puanı’nın (OBP) sıralamalar üzerindeki etkisi yeniden tartışmaya açıldı. Liseler arasındaki not verme standartlarının farklılığı, adaylar arasında haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle tepki çekiyor.

Özellikle sınavın kolay geçtiği ve net yığılmalarının yaşandığı dönemlerde OBP, belirleyici bir unsur haline geliyor. Disiplinli ve akademik değerlendirme standartları yüksek okullarda 80-85 ortalama elde eden öğrenciler, not cömertliği veya şişirilmiş not uygulaması yapılan okullardan 95-100 ortalamayla mezun olan adayların gerisinde kalıyor.

Sınavda üst sıralarda yer alan birçok adayın, sadece birkaç puanlık diploma notu farkı nedeniyle binlerce kişi geriye düşerek mağduriyet yaşadığı ifade ediliyor. Sistemdeki adaletsizliğin giderilmesi adına OBP’nin katsayı etkisinin düşürülmesi ya da okul notlarının merkezî sınav performansıyla endekslenerek standartlaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar ve adaylar, tüm öğrencileri kapsayacak adil bir katsayı modelinin veya alternatif bir değerlendirme sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler