Mersin’de çalıştığı pasajda şüpheli şekilde hayatını kaybeden 12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in annesi Güllü Çay, otopsi raporuna ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu. Acılı anne ilk iki raporda “kesici-delici alet yaralanması” tespitine yer verilirken, üçüncü raporda ölümün yüksekten düşmeye bağlandığını söyledi. Anne “Benim oğlum düşmedi. Bu çocuğu öldürdüler, bıçakladılar ve başka yere taşıdılar” diye iddia etti. Acılı anne oğlunun vücudunda beş ayrı bıçak darbesi bulunduğunu belirterek “Resmen çocuğumu kesmişler” dedi.
Mersin'in Anamur ilçesinde bir dönercide çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, iddiaya göre dönerci ustası Necmettin Ulaş (24) tarafından kovalandıktan sonra Osman Sinanoğlu Pasajı'nın zemin katında ölü bulundu. Otopsi raporunda çocukta kafa travması, kemik kırıkları, kesi ve iç organ yaralanmaları tespit edildi.
12 yaşındaki Eyüp Can Güner’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, Güner’in annesi Güllü Çay dikkat çeken iddialar ortaya attı.
"ÇELİŞKİLİ OTOPSİ"
Sabah gazetesinden Nazrin Malikova’nın haberine göre; dosyadaki otopsi raporunun çelişkili olduğunu öne süren anne Güllü Çay, ilk iki raporda kesici-delici alet yaralanmasının açıkça yer aldığını, son raporda ise olay yeri inceleme tutanağı esas alınarak ölümün yüksekten düşmeye bağlanmaya çalışıldığını belirtti.
“ÖLDÜRDÜLER, BAŞKA YERE TAŞIDILAR”
Acılı anne “Oğlum ilk Adli Tıp'a gittiğinde vücudunda kesici-delici alet yaralanması olduğuna dair rapor verildi. İkinci raporda da aynı tespit tekrarlandı. Üçüncü ihtisas raporu olay yeri inceleme tutanağına göre hazırlanmış ve yüksekten düşmeye bağlanmış. Ortada yüksekten düşme diye bir olay yok. Benim oğlum düşmedi. Bu çocuğu öldürdüler, bıçakladılar ve başka yere taşıdılar” dedi.
Oğlunun vücudunda beş ayrı bıçak darbesi bulunduğunu söyleyen anne, “Olay günü doktor bana akciğerinden bıçaklandığını, akciğerin sönerek kalbe baskı yaptığını ve kalbin bu nedenle durduğunu söyledi. 'Kalp masajı sırasında kaburgalarını biz kırdık' dediler. Ama gelen raporda bu kaburga kırıkları da düşmeye bağlandı. Eyüp Can'ın şortu arkadan paramparçaydı. Tişörtünün ön kısmında bıçakla açılmış gibi alt alta iki kesi vardı. Resmen çocuğumu kesmişler. Necmettin Ulaş oğlumun vücuduna bir sürü faça atmış. Zaten sanığın bir arkadaşı da 'Necmettin kendine sürekli faça atıyordu' demişti" diye konuştu.
Eyüp Can’ın ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, mahkeme son olarak Eyüp'ün müdahale olmaksızın bulunduğu alana düşüp düşemeyeceğinin belirlenmesi için dosyanın uzman bilirkişi kurulunca yeniden incelenmesine karar vermişti.
Mersin'in Anamur ilçesindeki bir dönerci dükkanında çalışan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, Temmuz 2025'te gece saat 04.00 sularında şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Servis sırasında yavaş davrandığı bahanesiyle ustabaşı N.U. tarafından kovalanan çocuk, pasajın zemin katında hareketsiz halde bulundu.
Çocuğun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı. Bir tanık ustabaşının Eyüp Can'a "Sen bana terbiyesizlik yaptın, bedelini ödeyeceksin" diyerek hakaret ettiğini ve kafasına sertçe vurduğunu öne sürdü. Hakkında ‘İhmali davranışla kasten adam öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istenen ustabaşı tutuklandı.
Tutuklu ustabaşı kendini şöyle savundu:
Eyüp Can'ın çalıştığı iş yerinde yemek yedim. Yemekten sonra çay istedim. Eyüp Can bana ‘Çay getiremem, Tugay Usta’nın siparişleri var’ dedi. “Şimdi sen bana çay getir, sana işi öğreteyim’ minvalinde konuştum. Sonra çay vermeyeceğini söyledi.‘Hadi beni yakala, yakalarsan çayın yerini gösteririm’ şeklinde konuşmaya başladı. Daha sonra Eyüp Can koşmaya başladı ve ara sokağa girdi. Açık olan kapıdan girip, giriş katında bir tur attım. Tıkırtı olarak tanımlayabileceğim bir ses duydum. Ben Eyüp Can'ın fırça gibi bir şey düşürdüğünü düşündüm. Bu sesi ona bağladım. Evde bulunurken ikamete gelen polislerden olayı öğrendim, şok oldum.
Dava süresince Eyüp Can hakkında 4 farklı adli tıp raporu düzenlendi. İlk raporlarda vücudunda 5 kesici alet yarası bulunduğu belirtildi, sonraki raporlarda olay "pasaj boşluğundan düşme" şeklinde kaydedildi.