Ana içeriğe geç

İlk hedef, Avrupa’nın 105 milyar dolarlık ‘teknik’ pazarı

Türk tekstil sektörü, kalıpları değiştirmeye hazırlanıyor. Sektörde, Avrupa’da üretilmeyen kritik ürün gruplarının Türkiye’de üretilmesi, ABD gibi dev pazarlara nitelikli alım heyetleriyle çıkarma yapılması ve iç pazarda “yanmaz tekstil” bilinciyle katma değerin artırılması hedefleniyor. Türk tekstilcisi, küresel arenada yeniden oyun kurucu olmayı planlıyor.

İlk hedef, Avrupa’nın 105 milyar dolarlık ‘teknik’ pazarı
Dünya Gazetesi
16

Nurdoğan A. ERGÜN

Son yıllarda maliyet bas­kısı nedeniyle fiyat re­kabetine takılan ve ha­zır giyimle birlikte istihdam­da 400 bine yakın kayıp veren Türk tekstil sanayi, “artık ko­nuşmak değil, büyümek zama­nı” diyerek dönüşüm düğme­sine bastı. Dönüşüme öncülük eden İstanbul Tekstil ve Ham­maddeleri İhracatçı Birli­ği’nin (İTHİB) yeni yönetimi, üç ana maddede stratejik yol haritasını belirledi. Buna göre, ilk olarak Avrupa pazarında detaylı saha araştırması yapı­lacak, orada üretilmeyen ‘niş’ ve ‘teknik’ ürünlere odaklanıp Türkiye’de üretim için firma­larla temaslar kurulacak.

Bu­rada hedef 105 milyar dolarlık üretimi bulunan Avrupa teks­til pazarından en az yüzde 10 pay alabilmek. İkinci hedef ise, ABD, Avrupa ve diğer böl­gelerden az ama nitelikli alı­cıyı Türkiye’ye getirip üreti­cilerle buluşturacak nitelikli fuar ve alım heyeti organizas­yonlarına ev sahipliği yapmak. Üçüncü ve insan sağlığı açı­sından en kritik olan hedef ise, iç pazarda yurt, hastane, otel gibi toplu yaşam alanlarında “yanmaz tekstil” kullanımı ko­nusunda toplumsal bilinç ve kamuoyu oluşturmak. Sektör, tekstilde ‘en büyük’ yatırım­cı olmaya başlayan ABD’ye de ayrı bir pencere açacak.

İlk hedef, Avrupa’nın 105 milyar dolarlık ‘teknik’ pazarı - Resim : 1

“AB’den %10 pay alsak ihracatımız ikiye katlanır”

Küresel piyasalardaki dur­gunluk ve artan maliyet bas­kılarına karşı “stratejik dönü­şüm” kartını açtıklarını söy­leyen İTHİB Başkanı Ahmet Şişman, “Geleneksel üretim­den vazgeçmiyoruz ama hede­fimiz Türk tekstil sanayinin gerçek potansiyelini ortaya koymak” dedi. Türk tekstilci­sinin otomotivden savunma sanayisine, medikalden teknik tekstile kadar geniş bir alan­da yatırım yaptığını ve üretim altyapısı bulunduğunu kayde­den Şişman, Türkiye’nin mev­cut tekstil ihracatının 10-12 milyar dolar bandında olduğu­nu hatırlattı.

Avrupa’daki 105 milyar dolarlık devasa üretim hacmine dikkat çeken Şişman, “Avrupa hala teknik tekstilde dünyanın merkezi. Biz bu üre­timin sadece yüzde 10’una ta­lip olsak bile ihracat rakamla­rımızı bir anda ikiye katlarız. Ekiplerimizi kurduk, hangi ürünlerin nerede üretildiğini ve nasıl pazar alacağımızı ra­porluyoruz. Biz sektörde sür­dürülebilirlik değil büyüme istiyoruz” açıklamasında bu­lundu. Dönüşümün sadece kı­yafetle sınırlı kalmayacağını belirten Şişman, öne çıkan niş alanları şöyle sıraladı: “Avru­pa’nın sadece airbag ihraca­tı 4 milyar euro.

Türkiye’den çıkan tesisin yerini yerli üre­ticiyle doldurmalıyız. Bu te­sis Türkiye’den çıktı ama Tür­kiye’ye ürün vermeye devam edecek. Paraşüt kumaşları ve askeri teknik tekstillerde it­halatın önüne geçip ihracatçı konumuna yükselmeliyiz. Su­ni deri ve iç döşeme tekstille­rinde Avrupa’nın en büyük te­darikçisi olma potansiyelimiz var. Ama Türkiye’de özellikle otomotiv sanayi bu ürünleri it­hal getiriyor.”

İlk hedef, Avrupa’nın 105 milyar dolarlık ‘teknik’ pazarı - Resim : 2

“Avrupa’da birim fiyatı yukarı çekmeliyiz”

Türk tekstil sektörünün ih­raç birim fiyatını ortalama 4.6 dolar olarak açıklayan Şişman, “Bu rakam Türkiye ortalama­sının üzerinde ama tek başı­na yeterli değil. Bir de sektör­leri kendi içinde kıyaslamak doğru değil, bizim birim fiya­tımızı diğer ülkelerin tekstil ihraç birim fiyatıyla kıyasla­mak lazım. Avrupa Birliği’ne ihracatta Çin’den sonra ikin­ci sıradayız. Avrupa’nın ithalat ortalamasının yüzde 20 üze­rinde birim fiyatımız, 9 dolar­larda.

Ama AB’nin bizim ürün gruplarımızdaki tekstil ihra­cat birim fiyatına baktığımız­da ise yüzde 30 daha fazla, 21 eurolarda olduğunu görüyo­ruz. Bizim o makası kapatma­mız lazım” diye konuştu. Bu dönüşümün bugünden yarına bitmeyeceğini, söyleyen Şiş­man, “Ancak airbag, suni de­ri ve otomotiv tekstili gibi de­rin veriye sahip olduğumuz alanlarda sahaya iniyoruz. 5 yıl sonra ihracatımız 15 milyar dolar olmadıysa, bir şeyi yanlış yapmışız demektir. Hedefimiz net Avrupa’nın 105 milyar do­larlık pazarından aldığımız pa­yı devleştirmek” dedi.

“Avrupa’daki karlı şirketleri radara alıyoruz”

Sektörün sadece yeni yatı­rımlarla değil, satın almalarla da büyüyeceğini kaydeden Şiş­man, özellikle Avrupa’da ku­şak değişimi nedeniyle devre­dilmek istenen karlı teknoloji şirketlerinin Türk yatırımcı­lar için büyük bir fırsat oldu­ğunu belirtti. İTHİB olarak bu süreçte firmalara danışmanlık vererek doğru şirketlerle eşleş­melerini sağlayacaklarını be­lirten Şişman, şunları söyledi: “Sektör bitmiyor, kabuk değiş­tiriyor.

Otomotiv, savunma sa­nayi gibi stratejik sektörlerin yan sanayi ihtiyaçları artıyor. Biz üretmezsek başkası ürete­cek. Zamanında Almanya ihti­yacı olan teknik tekstil ürünle­rinin yüzde 70’ini sektör dışın­da ürettirmek zorunda kaldı. Biz de ‘yüzde 70’i yine sektör üretsin, yüzde 30 kayarsa kay­sın’ diyoruz. Çünkü bu işi yine en iyi yapacak olan tekstilcidir, hazır giyimcidir. Makineleri­miz var, know how’ımız var, in­san gücümüz var.”

“BYD modeli yatırımı tekstilde de yapabiliriz”

Üretim anlamında Uzak Do­ğulu firmalarla da iş birliği ya­pılabileceğini dile getiren Şiş­man, “Başta Çin olmak üzere Uzak Doğu’da bu ürünleri üre­ten ve vergisiz Avrupa pazarına açılmak isteyen çok firma var. Bunlar yatırım için Türkiye ve Macaristan ile görüşüyorlar. Ana sanayi otomotivde BYD benzeri yaptıkları gibi yan sa­nayide de olabilir.

Biz bu yatı­rımları çekmek için de hareke­te geçiyoruz. Otomotiv ve tek­nik tekstil gibi alanlarda devasa büyüklüğe sahip yan sanayi fir­maları, Türkiye’yi üretim üssü yapmaya davet edilecek. Yatı­rım niyeti olan küresel oyuncu­larla Türk firmalarını bir araya getirerek danışmanlık desteği vereceğiz. Avrupa istemese de bu ürünler o pazara giriyor. Ya­tırım Macaristan’a gideceğine Türkiye’ye gelsin, sonuçta üre­tim merkezi Türkiye olacak” ifadelerini kullandı.

“Yanmaya dayanıklı kumaş zorunlu olmalı”

Başkan Ahmet Şişman, geçmişte yaşanan acı deneyimleri hatırlatarak, özellikle toplu yaşam alanlarında kullanılan tekstil ürünleri için kritik bir uyarıda bulundu. Otel, yurt ve hastane gibi yerlerde “yanma geciktirici” kumaşların zorunlu olması gerektiğini vurgulayan Şişman: “Bu bir lüks değil, insani bir zorunluluk. Türkiye bu teknolojiyi yıllardır üretiyor ve ihraç ediyor.

Üretim maliyetleri de o kadar yüksek değil, artık bor madenimizi kullanarak bu kumaşları üretebiliyoruz. Maliyetler sanıldığı kadar yüksek değil, bir otelin toplam maliyetini yüzde 1 bile artırmıyor. Hiçbir şey insan canından önemli değil. Şartnamelerle ‘yanmaz’ şartı girmeli. Önümüzdeki dönemde bu konuda kamuoyu oluşturmak için yoğun bir çalışma yürüteceğiz” dedi.

“‘Gerileyen sektör’ algısı çok yanlış”

Tekstilin “gerileyen bir sektör” olarak algılanmasının yanlış olduğunu dile getiren Ahmet Şişman, “Geleneksel alanlarda zorlanıyor olabiliriz ama gelecek teknik tekstilde. Bu alanlara özel 6. bölge teşvikleri ve uygun kredi imkânları bekliyoruz. Dünyada sanayinin dönüşmesiyle birlikte ihtiyaç artıyor. Biz rotamızı çizdik. Vakit kaybetme lüksümüz yok” dedi.

“Kapanan atölyeler yüzünden siparişler yetişmiyor”

Bu yılın ilk 4 ayında sektörde hareketlenmenin hissedildiğini ifade eden Ahmet Şişman, yurt dışından siparişlerin gelmeye başladığını söyledi. Ancak hazır giyim sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle birçok atölyenin kapandığını hatırlatan Şişman, “Bu durum siparişleri yetiştirme adına tekstil tarafında da iş kaybı yaratıyor. Bu atölyeler açılırsa daha fazla sipariş alabileceğiz. Orada da açılma yönünde bir hareket başlıyor ama düzen bozulduktan sonra kolay olmuyor, daha yavaş ilerliyor” dedi.

“Know how Türkiye’de kalmalı”

Türkiye’den üretimini kaydıran global devlerin bıraktığı boşluğa dikkat çeken Ahmet Şişman, çarpıcı bir örnek verdi: “Emniyet kemeri ve airbag üreticisi Autoliv, tesisini kapatacağını açıkladı. Orada büyük bir birikim, know how var. Bizim amacımız, giden devlerin yerine yerli yatırımcıyı koymak veya tesisi işletecek yeni ortaklar bulmak. Avrupa’nın sadece airbag ihracatı 4 milyar euro. Bu payı kaptırmamalıyız” dedi. Autoliv’in Türkiye’deki üretim faaliyetlerini durdurma kararı aldığı, geçtiğimiz hafta medyaya yansımıştı.

“Masalarda konuşma dönemi bitti harekete geçiyoruz”

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkanı Murat Şahinler, Türk ev tekstilinin küresel rekabetteki konumunu güçlendirmek için agresif bir ihracat ve yatırım hamlesi başlatacaklarını ifade etti. Özellikle ABD pazarındaki düşük paya dikkat çeken Şahinler, “Aksiyon almamız lazım, artık sahadayız” mesajı verdi. Şahinler, “Amerika’nın sadece ev tekstili ithalatı yıllık 16 milyar dolar civarında.

Bizim bu pazardaki payımız % 2 bile değil. Hindistan %9 pay alırken, Vietnam son 4 yılda Çin’den boşalan alanı hızla doldurarak %11’e yükseldi. Bizim artık bu rakamları yukarı çekmekten başka çaremiz yok” dedi. Şahinler, şu ifadeleri kullandı: “Yıllardır ‘katma değerli üretelim’ diyoruz ama oturduğumuz yerden konuşmakla 11 milyar dolara ancak geldik. İş insanları artık yerinde durmuyor, duramaz da. Masalarda konuşma dönemi bitti, şimdi aksiyon alma, stratejik hamleleri başlatma ve harekete geçme zamanı.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler