Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, başkan yardımcıları, belediye personeli ve Adalı vatandaşların 19 Haziran Cuma sabahı şafak operasyonuyla gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor.
Cuma günü CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in katılımıyla Büyükada’da gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, bugün de CHP İstanbul İl ve ilçe örgütlerinin katılımıyla geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi.
Yürüyüşe Ali Ercan Akpolat’ın annesi Melek Akpolat, babası Rıza Akpolat ve eşi Yüksel Akpolat, Adalar Belediyesi CHP’li meclis üyeleri, Adalar’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, CHP Adalar İlçe Başkanı Gözde Acır ve yönetimi, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İstanbul milletvekileri Ali Gökçek ve Cemal Enginyurt, CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan, CHP İstanbul İl Yönetimi, CHP’nin 39 ilçe örgütünün temsilcileri ve çok sayıda Ada sakini katıldı.
"ALİ ERCAN AKPOLAT BU TOPRAKLARIN YETİŞTİRDİĞİ ÇOK KIYMETLİ BİR İNSANDIR"
Sloganlar ve pankartlarla gerçekleşen yürüyüş, Büyükada Saat Meydanı’na son buldu. Burada Adalar İlçe Başkanı Gözde Acır kısa bir konuşma yaptıktan sonra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Ben Ali Ercan Akpolat ile beraber ilçe başkanlığı yaptım. Ben İstanbul’un başka bir ilçesinde görev yaptım o buranın, partimizin ilçe başkanıydı. Sonra ben il başkanıyken o yine ilçe başkanıydı. Ben il başkanıyken Adalar’da tarihi bir oy farkıyla büyük bir başarıyla Adalar Belediyesi’ni kazandı. Ercan Akpolat, bu toprakların yetiştirdiği çok kıymetli bir insandır. Çok kıymetli bir değerdir. Ercan Akpolat başkanımıza da buradan babalar günün kutlu olsun diyoruz. Şu anda Silivri’de tutsak vaziyette olan Ekrem İmamoğlu başkanımızın, tüm belediye başkanlarımızın, tüm yol arkadaşlarımızın babalar gününü kutluyoruz" dedi.
Özgür Çelik şöyle devam etti:
"Türkiye’yi yönetemedikleri için Türkiye’nin temel sorunlarının üzerini örtmek için her gün bir operasyonla memleketin gerçek gündemi konuşulmasın istiyorlar. Ama herkes şunu bilsin; Cumhuriyet Halk Partisi, türlü saldırılara rağmen hem onların zalimlikleriyle baş ediyor, hem hükümet programını hazırlıyor, kararlılıkla iktidar yürüyüşünü sürdürüyor. 5 Haziran günü belediyeye polis ekiplerini gönderdiler. Adalar Belediye Başkanı bir aile ziyareti için İsviçre’deydi. Haberi alır almaz, ziyaret programını yarıda kesti ve hızlı bir biçimde Adalar’a gelerek görevinin başına geçti. Neden İsviçre’den Adalar’a geldi? Çünkü kendine çok güveniyor. Ercan Akpolat’ın ve yol arkadaşlarının hiçbir suçu yok. Kendisine güvendiği için geldi, yol arkadaşlarıyla işinin başına geçti.
"SUÇ İCAT ETMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Bu belediye operasyonlarını gerçekleştirenler diyorlar ki, ‘yolsuzluk, zimmet, rüşvet vs.’ Adalar’da iki yıldır imar planları yok. Adalar’da iki yıldır bir inşaat yapılmıyor. Burası zaten koruma altındaki SİT alanı. Adalar Belediyesi’nin bütçesi çok çok düşük. Buraya İller Bankası’ndan, merkezi bütçeden 16 bin kişi için pay geliyor, Adalar’da yazın bir hafta sonu Adalar Belediyesi 250 bin kişiye hizmet ediyor. Burası zaten yardıma muhtaç bir belediye. Burası İller Bankası’ndan gelen payla belediyecilik hizmetini sürdürmekte büyük zorluklar çekiyor. Burada normal şartlarda 170 memurun çalışması gerekirken sadece 72 memur görev yapıyor. Adalar Belediye başkanımız sürekli bakanlığa yazı yazıyor, yeni memur ataması yapılmıyor. Burada toplam zaten 72 memur, sözleşmelisi derken 170 kişiyle hizmet eden bir belediye. Buralardan suç icat etmeye çalışıyorlar. Burada zaten küçük bir belediye olduğu için 2014’ten bugüne kadar yapılmış bir tane ihale de yok. İhale yok, imar yok. Buralardan nasıl bir yolsuzluk çıkartmaya çalışıyorlar? Bütçesinin olmadığı bir yerde, ihalesinin olmadığı bir yerde, imarının olmadığı yerden yolsuzluk icat etmeye çalışıyor.
"MAKAM ŞOFORÜNÜ GÖZALTINA ALDIK DİYORLAR, ERCAN AKPOLAT ADALAR'DA BİSİKLETLE GEZİYOR"
Ercan Akpolat, 70 memurla 17 zabıtayla, onurlu meclis üyelerimizle burada ne yapıyor? Ercan Akpolat çıkıyor arkadaşlarla beraber ormanı temizliyor. İniyor, Adalar’ın sokağını temizliyor. Ercan Akpolat, denizin içerisine dalıyor balıkçıların ağlarını temizliyor. Böyle bir belediye başkanına bu zulüm yapılır mı? Makam şoförünü gözaltına aldık diyorlar. Ercan Akpolat, Adalar’da bisikletle geziyor.
Pizzacıyı gözaltına aldılar, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinde görev yapmış albayını gözaltına aldılar. Emeklisini, hurdacıyı gözaltına aldılar. 48 kişiyi Vatan Emniyet Müdürlüğü’nün bodrumunda tutuyorlar, buradan da suç icat etmeye çalışıyorlar. Ali Ercan Akpolat’tan suç çıkmaz. Ali Ercan Akpolat, bu ülkenin onurlu, şerefli, haysiyetli bir evladıdır. Kimin yardıma ihtiyacı varsa ona elini uzatır. Ercan Akpolat insana, sokaktaki canlıya, denize değer verir. Ali Ercan Akpolat, insan canlısı, doğa sevdalısı, deniz sevdalısı bir insandır. Bizim çok kıymetli bir yol arkadaşımızdır. Bir an önce bu hukuksuzluk sona ermelidir ve Ercan başkan görevine dönmelidir"
"Bu saldırıları ne için gerçekleştiriyorlar?" diye soran Çelik, "Şunu bilin; bunların zalimlikleri karşısında hiç kimse asla tedirginliğe kapılmasın. Bu saldırıları gerçekleştirmenin tek bir sebebi var; iktidarlarını, koltuklarını kaybetmekten korkuyorlar. Ama şunu da bilsinler: Korkunun ecele faydası yok. Sandık günü, sandık milletin önüne geldiğinde korkunun ecele faydası olmayacak bu karanlığı hep birlikte göndereceğiz" dedi.
"ADALAR'A YAPILAN OPERASYON BİR BÜTÜNÜN PARÇASIDIR"
Özgür Çelik konuşmasını şöyle tamamladı:
"Adalar’a yapılan operasyon, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezine yapılan operasyondan bağımsız değildir. Adalar’a yapılan operasyon, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun tutsak edilmesinden bağımsız değildir. Adalar’a yapılan operasyon, İstanbul il binasının 5 bin polisle basılmasından bağımsız değildir. Bunların her biri, bir bütünün parçasıdır. Yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar. Kendilerine göre rakip belirlemek istiyorlar. Bu operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi’nin itibarını zedelemek istiyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmek istiyorlar. Bölünmüş yapılardan aradan sıyrılıp bir kez daha çıkmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ'Nİ BÖLMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Hayatımda 44 yaşına kadar hiç mahkeme yüzü görmedim. Şimdi 3 ayrı davadan 22,5 yıl ile yargılanıyorum. Bir dördüncüsü gelmiş, hoş gelmiş, sefa gelmiş dedik. 3 ayrı davanın iki tanesi İstanbul kongresi ve kurultay davası. Neymiş, delegeler oy karşılığı menfaat sağlanması... Adalı'ların gözlerinin içine bakarak söylüyorum; bir kişi çıksın, gelsin yarım metre mesafeden gözlerimin içine bakarak bana desin ki, ‘Özgür Çelik, İstanbul Kongresi’nde veya kurultayda bana bir delikli kuruş vermiştir’ desin yarın siyaseti bırakıyorum. Tamamen yalanla, iftirayla, karalamayla insanları cezaevine sokuyorlar, ceza evinde yatırıyorlar ‘hadi bir yalan söyle kurtul’ diyorlar. Duruşmalarda da o lafları söyleyenler dönüp diyorlar ki, ‘biz böyle bir şey söylemedik. Savcılar kendileri yazmış o ifadeleri’ İstanbul Kongresi’nde benim yargılanmama sebep olan ifadeyi veren arkadaş dönüp hakime dedi ki, ‘Sayın hakim ben Özgür Çelik ile ilgili böyle bir şey demedim. Savcı buraya kendi yazmış’ dedi. SEGBİS’te bunlar kayıt altında. İstanbul Kongre davasında da, İBB davasında da, diğer davalarda da uyduruk ifadelerle yargılamalar gerçekleştiriyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmeye çalışıyorlar.
3 gün önce sözde beni partiden ihraç ettiler. Bir kere o kararı tanımıyorum. O karar benim için yok hükmündedir. Bana bir belge göndermişler, demişler ki, üyesi olduğum il başkanlığına ve Bahçelievler ilçe başkanlığına, ‘Özgür Çelik, parti tüzüğüne aykırı hareketler etmiştir, üyelikle bağdaşmayan işler yapmıştır. Bu yüzden ihraç edilmiştir’ Buradan onlara soruyorum: İstanbul’daki 14 belediye sayısını, Ekrem İmamoğlu başkanımızla beraber 26’ya çıkarmak mı üyelikle bağdaşmıyor. Türkiye’de genel başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde yüzde 38 ile partiyi Türkiye’nin birinci partisi yapmak mı üyelikle bağdaşmıyor. Mahkeme kararlarının arkasına saklanıp, siyasallaşmış yargı kanallarının arkasına saklanıp, 5 bin polisin arkasına saklanıp İstanbul il binasına girmek üyelikle bağdaşır mı? Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezine, plastik mermilerle, gaz bombalarıyla girmek üyelikle bağdaşır mı? O kararları tanımıyoruz, o kararlar bizim için yok hükmündedir.
"KOLTUĞUNU KAYBETME TELAŞINA DÜŞMÜŞ BİR AVUÇ AZINLIK VAR"
Cumhuriyet Halk Partisi’nde kesinlikle bir bölünme yoktur. CHP’nin üyeleri buradadır, yurttaşlarımız, seçmenler, muhalefet partililer buradadır. Türkiye’nin dört bir yanında yurttaşlarımız genel başkanımızın yanındadır. Biz kenetlenmiş durumdayız. Bir tarafta bir avuç azınlık vardır. Koltuk sevdasına düşmüş, koltuğunu kaybetme telaşına düşmüş bir avuç azınlık vardır. Bir tarafta 16 milyon İstanbullu vardır. 86 milyon yurttaşımız vardır. 86 milyon yurttaşımızla beraber bu karanlığı hep birlikte göndereceğiz.
İl başkanlarıyla Ankara’ya gittik. Delegelerin imzalarını verdik. 10 günlük bir zaman dilimi olduğunu ifade ettik. Buradan şunu söylüyoruz; en kısa sürede Cumhuriyet Halk Partisi’nde olağanüstü kurultay gerçekleşti, gerçekleşti, gerçekleşmedi su akar yolunu bulur. Suyun akışını değiştirenler tarihin akışını da değiştirirler. Ben sizlere baktığım zaman suyun akışını değiştirecek, tarihin akışını değiştirecek iradeyi Adalar’da, İstanbul’da, Türkiye’de görüyorum. Genel başkanımız Özgür Özel’de o cesaret, kararlılık vardır. Ekrem İmamoğlu başkanımızda o cesaret ve kararlılık vardır. Türkiye’de o cesaret ve kararlılık vardır"