Ana içeriğe geç

First lady değil ikinci başkan: Putin'in, Esad'ın yerine düşündüğü isim Esma Esad

The Observer tarafından gerçekleştirilen kapsamlı soruşturma, İngiliz vatandaşı Esma Esad’ın ülkedeki sistematik suçların, finansal yağmanın ve çocukların siyasi rehin olarak kullanılmasının merkezindeki en güçlü aktörlerden biri olduğunu kanıtladı

First lady değil ikinci başkan: Putin'in, Esad'ın yerine düşündüğü isim Esma Esad
Gazete Oksijen
16

Suriye’de Aralık 2024’te Esad rejiminin çöküşü, hem ülke içindeki hem de dünya genelindeki Suriyelilerde büyük bir şok yarattı. 13 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın askeri ve istihbarat mekanizması kendi sivillerine karşı savaş yürüttü; en az 500 bin insanı katletti, nüfusun yarısından fazlasını yerinden etti ve koca şehirleri enkaza çevirdi.

The Observer'ın haberine göre rejim figürleri Körfez ülkelerine ve Moskova’ya kaçarken ya da intikamdan korunmak için saklanırken; on binlerce insanı işkence odalarında ve gizli gözaltı merkezlerinde yutan kabus gibi bir "hapishane endüstrisi" ve toplu mezarlar gün yüzüne çıktı.

Tüm bu karanlık çarkın tam merkezinde ise bir İngiliz vatandaşı vardı: Suriye’nin First Lady’si, yani cumhurbaşkanının eşi Esma Esad.

Londra'da doğup büyüyen Esma Esad, savaş yılları boyunca Suriye ekonomisi üzerindeki gücünü pekiştirmekle kalmadı kendi finansal gücünün çok ötesinde, rejimin işleyişinde ve karar alma mekanizmalarında merkezi bir figür haline geldiğini kanıtladı.

Yönetici aileye yakın olan ve misilleme korkusuyla isimlerini gizli tutan çok sayıda kaynağa dayandırılan araştırmaya göre Esma Esad:

  • Rusya tarafından, eşi Beşşar Esad'ın yerine Suriye'yi yönetebilecek potansiyel bir aday olarak değerlendiriliyordu.
  • BM'nin yağmalandığını bildiği uluslararası insani yardımlar da dahil olmak üzere, ülke ekonomisinin kilit alanlarında ciddi bir kontrol uyguluyordu.
  • Kendi vakfı tarafından yönetilen yetimhaneler aracılığıyla, istihbarat servislerinin çocukları siyasi birer rehin ve koz olarak kullanmasına göz yumdu.
  • İş dünyasını tehditler, tacizler ve tutuklama baskılarıyla yönlendiren kayıt dışı bir "Ekonomik Konsey"e başkanlık ediyordu.

Londra’da başlayan hikaye: Emma'dan saraya giden yol

Esma Esad, Londra’nın Acton bölgesinde büyüdü ve Londra’daki prestijli kız okulu Queen’s College’da eğitim gördü.

O yıllarda arkadaşları arasında "Emma" adını kullanıyordu. İsmini vermek istemeyen eski bir okul arkadaşı, Esma ile o dönem Londra'da göz doktorluğu eğitimi alan 26 yaşındaki Beşşar Esad arasındaki birlikteliğin, Esma'nın Londra'daki Suriye Büyükelçiliği'nde çalışan annesi tarafından henüz lise yıllarında (A-Level dönemi, 1990'ların başı) organize edildiğini belirtiyor:

"Bir gün biriyle tanışacağını söyledi ve çok heyecanlıydı. Sanki ona 'Gelecekteki eşin bu olabilir' denmişti."

İlk başlarda ikilinin yolları farklı yönlere saptı. Beşşar Esad, ağabeyi Basil'in 1994 yılında bir trafik kazasında ölmesi üzerine babası Hafız Esad'ın haleflik planı gereği acilen Şam'a dönmek zorunda kaldı.

Esma Akhras (evlenmeden önceki soyadı) ise Londra'da Deutsche Bank ve ardından JP Morgan'da yatırım bankacılığı kariyerine adım attı fakat Esma, Beşşar onunla yeniden iletişime geçtiğinde her şeyi bırakmaya hazırdı.

JP Morgan'daki eski kıdemli broker Paul Gibbs, hırslı genç analistin bir gün aniden işe gelmediğini ve herkesin endişelendiğini anlatıyor.

İş arkadaşları onu aradıklarında, Libya çölünde dönemin diktatörü Muammer Kaddafi'nin misafiri olarak yeni nişanlısıyla tatil yaptığını öğrenince şoke olmuşlardı.

Eski yöneticisi, Esma'nın işlerini zamanında teslim etmemesini örtbas etmeye çalışmasının ardından bankadaki kariyerinin son bulduğunu, çünkü vaktini iş yerine müstakbel Suriye devlet başkanıyla geçirmeyi tercih ettiğini söylüyor. Gibbs, "Londra'daki parlak kariyerini bir kenara fırlatıp Şam'a yerleşmesi herkes için büyük bir şoktu" sözlerini kullandı.

Arap baharı kırılması

Hafız Esad döneminde (1982'de Müslüman Kardeşler ayaklanmasına karşı 40 bin kişinin katledildiği Hama Katliamı dahil) rejimin işgüzar işkence ve gözaltı suçları zaten insan hakları örgütlerince belgelenmişti.

Esma, köklü bir Suriyeli aileden geldiği için bu karanlık geçmişten haberdardı. Haziran 2000'de Hafız Esad ölünce Beşşar yeni başkan oldu ve altı ay sonra Esma ile gizlice evlendi.

Esma, Şam'da "Suriye Gelişme Vakfı" (Syria Trust for Development) çatısı altında STK'lar kurarak ülkeye modernlik ve gelişim getirecek bir "reformcu" imajı çizdi.

Eski araştırma analisti Zaki Mehchy, 2006'da onunla çalışmaya başladığında "otoriter bir sistem içinde olumlu bir şeyler yapmaya çalıştığına" inanıyordu. Ancak 2011'de Arap Baharı Suriye'ye ulaştığında her şey değişti.

Rejim barışçıl protestocuları sokaklarda vurmaya ve binlerce insanı zindanlarda yok etmeye başladı.

Duvarlara rejim karşıtı yazı yazan çocukların tırnakları söküldü; 14 yaşındaki Hamza el-Hatib işkenceyle öldürülüp cinsel organı kesilmiş halde ailesine teslim edildi. Esma'nın eski komşusu Huda Mujarkeeh ve beraberindeki üç kadın, First Lady ile sarayda görüşüp çocuklara yapılan zulmü durdurmasını istedi.

Esma onları dinlerken bir telefon geldi. Mujarkeeh, telefonun istihbarattan geldiğini ve "Sert olmalısın" talimatı aldığını, Esma'nın o andan sonra bambaşka, soğuk birine dönüştüğünü söylüyor.

Kendi vakfında çalışan Rima Dali, 2012'de "Ölümleri durdurun" pankartı açtığı için tutuklandığında bile Esma tamamen sessiz kaldı.

2016'da Rus devlet televizyonuna verdiği röportajda ise kusursuz görüntüsüyle "Eşimin yanında durdum, çünkü inançlarım aksini söylemiyordu" diyerek yaşanan tüm vahşeti görmezden geldi.

Rejimin finansal tetikçisi

Esma'nın Beşşar'ın sadakatsizlik iddialarıyla sarsılan evliliği, babası Dr. Fawaz Akhras'ın aracılığıyla Esma'ya daha fazla ekonomik güç verilmesi anlaşmasıyla kurtarıldı (Dr. Fawaz bu iddiayı tamamen reddediyor).

Fransa'dan binlerce sterlinlik lüks mobilyalar, Ming vazoları ve el yapımı mücevherler alarak yaptırımları delen Esma, 2020'de rejimin "baş bankeri" konumuna yükseldi.

Ülkenin en zengin adamı olan Esad'ın milyarder kuzeni Rami Makhlouf vergi borcu bahanesiyle ev hapsine alındı ve şirketlerine el konuldu. Makhlouf’un tüm imparatorluğu Esma'nın yardım kuruluşu ağına ve onun en güvendiği iki ismi olan Yassar İbrahim ile Ali Necib İbrahim'e devredildi.

Yetimhaneler...

En korkunç iddialardan biri, Suriye istihbaratının muhalif aileleri cezalandırmak veya esir takası yapmak için yüzlerce çocuğu rehin alması ve bu çocukların Esma Esad'ın vakfı tarafından fonlanan yetimhanelerde tutulmasıydı.

Belgeler, yetimhanelere çocukları akrabalarına teslim etmeme talimatı verildiğini gösteriyor. Eski çalışanlar, bu durumu doğrudan Esma'ya ilettiklerini ancak onun "Bunlar teröristlerin çocukları, kendi işinize bakın" dediğini aktardı.

Bu kurbanlardan biri olan Bissan Jouma, 15 yaşındayken kucağında bebeğiyle ve hamileyken gözaltına alındı ve 7 yıl hapis yattı. Kelepçeli halde doğum yaptıktan sonra çocukları elinden alınarak Esma'nın yetimhanesine yerleştirildi. Ailesinin çocukları geri alma talepleri reddedildi. Jouma, şunları söylüyor:

"Çocuklarımı benden aldı, sonra da o yetimhaneleri şefkatli bir anne gibi ziyaret etti. Tanrı onları asla affetmesin."

Yetimhaneleri yöneten ve Esma Esad'ın doğrudan talimatıyla hareket eden iki eski Sosyal İşler Bakanı şu anda Suriye'de tutuklu durumda.

Rusya'nın gözdesi ve Moskova'ya kaçış

Yıllar içinde Esma'nın saraydaki gücü o kadar arttı ki, yetkililer iş insanlarına "Bu karar Hanımefendi'den" diyordu.

Bu durum askeri ve istihbarat elitleri arasında nefret uyandırdı; onu "ikinci başkan" olarak görüyorlardı. Rusya ise Beşşar Esad'ın zayıflığından bıkmıştı. Kremlin, Esad'ın yerine geçebilecek olası liderler listesinde Esma Esad'ı en üst sıralara yazmıştı. Beşşar bu iddiayı duyunca sadece gülüp geçmişti.

Ağustos 2024'ten beri lösemi tedavisi için Moskova'da bulunan Esma Esad, 2 Aralık 2024 haftasında Şam'daki kurmaylarını acil toplantı bahanesiyle Şam'a çağırdı.

Bu sadece bir kaçış örtüsüydü. 8 Aralık Pazar günü erken saatlerde Beşşar Esad ve çocukları Şam'dan uçakla kaçarak Rusya'ya sığındı.

Rejimin geri kalan üyeleri ise liderlerinin kendilerini ölüme terk ettiğini sabah uyandıklarında öğrendiler. Eski bir rejim kaynağı öfkesini şu sözlerle dile getiriyor:

"Dünya böyle bir sadakatsizlik görmedi, Saddam veya Kaddafi bile bu kadar merhametsiz değildi."

Suriye'de, Daraa'daki çocuklara işkence etmekle suçlanan Atef Najib ve "Tadamon Kasabı" lakaplı Amjad Youssef gibi isimler tutuklanmış olsa da, geçiş dönemi adaleti henüz sistematik bir cezalandırma sürecine başlayabilmiş değil.

Savaş suçları ve İngiltere kıskacı: Esma'yı ne bekliyor?

Esad çiftinin şu anda Dubai'de oturum izinleri olduğu, çocuklarının ve akrabalarının orada lüks içinde yaşadığı biliniyor.

Esma Esad'ın en son geçen ay Dubai'deki Waldorf Astoria otelinde kaldığı tahmin ediliyor. Ancak insan hakları avukatı Toby Cadman, BAE'nin batıyla yakınlaşması nedeniyle Esad ailesinin orada uzun vadede güvende olmadığını belirtiyor.

Beşşar Esad, UCM'ye üye olmayan Suriye'nin eski lideri olduğu için doğrudan uluslararası mahkemelerde yargılanamıyor. Fakat Esma Esad bir İngiliz vatandaşı. Eski UCM Başsavcısı Luis Moreno-Ocampo, Esma'nın İngiliz vatandaşlığının bir "fırsat" olduğunu, üye ülke vatandaşı olarak UCM tarafından savaş suçları kapsamında yargılanabileceğini vurguluyor.

İngiltere'de vatandaşlığı iptal edilen Şamima Begüm gibi örnekler varken, Esma'nın iki erkek kardeşinin İngiltere'ye girişi engellenmiş olmasına rağmen kendi vatandaşlığının hala iptal edilmemiş olması büyük bir tartışma konusu.

İngiliz yetkililer konuyla ilgili sessizliğini korurken, Bissan Jouma ve onun gibi binlerce mağdur aile, adalet terazisinin en tepeye, yani Esma Esad'a ulaşacağı günü bekliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler