Ana içeriğe geç

FP'den çarpıcı analiz: İran, Vietnam'dan daha büyük bir yenilgi

Foreign Policy dergisi ABD'nin İran hamlesini Washington için stratejik bir felaket olarak yorumladı

FP'den çarpıcı analiz: İran, Vietnam'dan daha büyük bir yenilgi
Aydınlık
16

Amerika Birleşik Devletleri merkezli Foreign Policy (FP) dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci açılış konuşmasındaki "en sonuç doğurucu seçim" temennisine atıfta bulunularak, savaşı kaybetmesiyle bu amaca ironik bir şekilde ulaştığı belirtildi. Paul Musgrave tarafından kaleme alınan değerlendirmede, Trump'ın başkaları tarafından teşvik edilen ancak tamamen kendi kararıyla başlattığı İran askeri kampanyasının, Vietnam Savaşı'ndaki ABD yenilgisinden çok daha büyük bir stratejik felaket ve geri dönüşe yol açtığı vurgulandı. Savaşın hızı ve uzaktan yürütülmesinin yarattığı gerçek dışı havaya dikkat çekilen analizde, ABD tarafında kayda değer bir askeri kayıp yaşanmamasının yenilginin boyutunu maskelediği belirtti.

KÖRFEZ'İN HAYATİ ROLÜ

Analizde, milyonlarca insanın öldüğü ve 60 bine yakın Amerikalının hayatını kaybettiği Vietnam Savaşı'nın, tüm maliyetine rağmen uzun vadede ABD'nin küresel stratejik hedefleri açısından önemsiz kaldığı ve Washington'ın Soğuk Savaş'tan zaferle çıkmasını engellemediği hatırlatıldı. Ancak Trump'ın son savaşı sonrasındaki mevcut tabloda ABD'nin net bir şekilde daha zayıf bir konuma düştüğü belirtildi. 1990-91 Körfez Savaşı'ndaki ezici askeri performansın aksine, bu çatışmadaki yüksek teknoloji başarısının ABD cephaneliklerinin sığlığı ve yetersizliği nedeniyle gölgede kaldığı aktarıldı. Akıllı mühimmatların İranlı kız çocuklarını vurması gibi hafızalara kazınan sahnelerin yanı sıra, İran'ın ABD savunma sistemlerini delmeyi başarmasının daha odaklanmış düşmanlara karşı hazırlığı tartışmaya açtığı vurgulandı.

SAVAŞ TEHRAN'I DAHA DA SERTLEŞTİRDİ

Stratejik sonuçların çok daha vahim olduğunu savunan yazar, ABD'nin Tahran'ı uysal bir ortak yapmak yerine rejim değişikliğini tersten tetiklediğini, savaştan Devrim Muhafızları'nın kontrolündeki çok daha katı ve sertlik yanlısı bir İran yönetimi çıktığını yazdı. İran'ın nükleer programının iki tur ortak İsrail-ABD hava saldırısına rağmen ayakta kaldığı belirtilirken, en büyük yıkımın ise Hürmüz Boğazı'nda yaşandığı kaydedildi. İran'ın boğazı kapatma kapasitesinin dünya genelinde bir ekonomik baskı aracına dönüştüğünü öğrenmesinin, ABD'nin iki asırlık seyrüsefer serbestisi hedefine büyük bir darbe vurduğu belirtildi. Küresel tedarik zincirlerinin Körfez hidrokarbonlarının yanı sıra helyum, gübre ve alüminyuma doğrudan bağlı olması sebebiyle ABD'nin bölgeden tamamen çıkmasının imkansız olduğu, İsrail ile bağlar ve İran'ın füze/nükleer programı nedeniyle 2030'lu yılların Avrupa ve Güney Asya için çok daha karanlık senaryolara gebe olduğu uyarısı yapıldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler