Ana içeriğe geç

ÖZEL HABER | Aileleri yavaş yavaş tüketiyor: Parental Phubbing mağduru çocuklar... Sebep ve sonuçlarıyla 'Hayalet ebeveynlik'

Çocuk, "Anne/Baba bak ne yaptım!" diyerek koşar, ebeveyn ise başını ekrandan kaldırmadan, sadece göz ucuyla bakıp "Aferin oğlum/kızım" der. Fiziken oradalardır, ancak ruhen telefonun içinde… Günümüzün ne yazık ki en acı durumlarından biri “Hayalet Ebeveynlik”, yani ekrana gömülüp fiziken orada olsalar da çocuklarının yanında tam anlamıyla hayalet olarak kalan anne ve babalar. Artık literatürde buna “Parental Phubbing“ adı veriliyor. Yani telefonlarına dalarak çocuklarını görmeyen ebeveynler. Çağımızın kanayan yarasını Hukukçu ve Yazar Cengiz Hortoğlu ile değerlendirdik.

ÖZEL HABER | Aileleri yavaş yavaş tüketiyor: Parental Phubbing mağduru çocuklar... Sebep ve sonuçlarıyla 'Hayalet ebeveynlik'
Cnn Türk
16

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Cengiz Hortoğlu: Öncelikle bu kadar önemli bir konuyu ele aldığınız için çok teşekkür ediyorum. Nedeni kaldırmadan sorunu çözemezsiniz. İşte mutsuzluğun, huzursuzluğun ve yalnızlığın temel nedenlerinden biri budur.*Teknoloji baş döndürücü hızla gelişiyor. İnsan zihni bu duruma hazırlıksız yakalandı. Her gün yeni bir gelişmeyle karşılaşıyoruz. Elbette bunlar önemli ve yararlı gelişmeler. Asıl önemli olan ise teknolojiyi doğru kullanabilmek. Örneğin sosyal medya, elbette sosyalleşmek için önemli! Ama gerçek hayattan kopuk, gerçek dostluklardan uzak olarak, ailesine yabancılaşan ve tüm dünyasını sosyal medya ile geçiren bir kullanıcı sizce sosyalleşmiş mi olur? Tam tersine yalnızlaşmaz mı?

*Bir insanın canını yakacak en olumsuz davranış o kişinin varlığının farkında olmamaktır. Birçok ebeveyn hiç de farkında olmadan ve de istemeden çocuklarını görmezden gelerek, onlara telafisi olanaksız zararlar veriyorlar.

Cengiz Hortoğlu: Siz fiziken çocuğunuzun yanındasınız ama ruhen başka yerde… Sizin ‘Çocuğumla birlikteyim.’ diyebilmeniz için kalbinizin de orada olması gerekir. Çocuğunuz bir şey sorduğunda ona içtenlikle ve gözlerinin içine bakarak ve de yürekten gülümseyerek ‘Seni dinliyorum.’ diye vereceğiniz yanıtla, ‘Dur bir dakika, önce kaç kişi like aldım ona bakmalıyım ve yorumlara cevap vermeliyim.’ Yanıtı aynı şey değildir.

Cengiz Hortoğlu: Elbette genelleme yapamayız ancak sanal dünyanın bildirim sesleriyle yarışmak zorunda kalan bir çocuk ‘Bu içerikten daha değersizim.’ mesajı alabilir. Böyle bir mesaj alan bir çocuğa o ailenin vereceği zarar başka hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Mutluluk üzerine yaptığım araştırmalarda sadece bizde değil, diğer ülkelerde de mutsuzluğun en temel nedeni insanın kendini değersiz hissetmesidir. Kendini değersiz hisseden biri öz saygısını, öz güvenini kaybeder. Değersizlik hissi elbette aidiyet duygusunu da etkiler.Tüm bunlar çocuğun sadece mutluluğunu değil, başarılarını da olumsuz etkiler. Çocuk bu nedenle başkalarının onayına bağımlı hale gelebilir. Bu durum evliliğinden iş hayatına kadar tüm hayatını her şeyi olumsuzlaştırır.

Cengiz Hortoğlu: Ebeveyninden alamadığı dikkati ve onay duygusunu çocuk ilerleyen yaşlarda her yerde aramaya başlar.

Evlilik: Özellikle, eş seçiminde daha çok onayına ve takdirine ihtiyaç duyduğu birini tercih eder. Çocukluğundan kalan onay, güven, sevgi ve takdir eksikliği yaşam boyu (Kalbindeki cam kırıkları gibi…) arada bir canını yakabilir. Bu nedenle hep bir onaya ihtiyaç duyar. Her şeyde aşırılığa kaçar. (Örneğin hediye…) Çünkü partnerinin onayı onun için yaşamsaldır. Ona bağımlıdır. ‘Ben ne istiyorum?’ sorusunun yerine ‘O ne istiyor?’ sorusu alır.

Arkadaş ilişkileri: Kabul görebilmek, ilgi uyandırabilmek için kendi istedikleri değil de başkalarını memnun edecek davranışlar içerisine girebilir. Yanı ‘Onay almak için uyum sağlamam gerekir.’ diye düşünür. Herkesi memnun etmeye çalışır, kendisi hariç…

Okul ve iş hayatı: Bütün çabası ‘Ben değerliyim.’ Mesajını vermektir. Bunun için çok yüksek notlar almalı ve kariyerinde yükselmek için daha çok daha çok çabalamalı… Bazen de onay almak, dikkat çekmek için hatalar da yapabilir.

Sosyal medya: Kendini olduğundan farklı gösterebilir. Çünkü mükemmel görünmelidir. Onun için like ve yorum sayısı hayatı derecede önemlidir. Adeta onu besleyen bir enerjidir.

Cengiz Hortoğlu: Tek neden bu olmayabilir ama tükenmişlik sendromu çok önemli bir neden. Ancak tükenmişlik hissiyle dijital dünyaya kaçan bir ebeveyn belki kısa süreli bir rahatlama hissetse de bu bir kısır döngüye dönüşebiliyor. Bu kaçış, tükenmişlik hissinin etkisinin zaman içerisinde daha da artmasına neden olur.Ayrıca sırtına bir de dijital tükenmişliği de yüklemiş olabilir. Böylece yeni bir tükenmişlik hissiyle daha savaşmak zorunda kalır.

Bunun nedenleri:*Aile içinde yaşanan sorunlar: Evlilikleri ayakta tutan romantizmin bitmesi, monoton bir hayat ve yalnızlık duygusu getirebiliyor. Aynı evde pansiyoner gibi yaşayan eşler veya eşlerden biri dijital dünyaya kaçışı bir çözüm olarak görebiliyor. Dijital dünyaya kendince çözüm için giriyor ama daha da mutsuzlaşıyor. Çünkü bu susuzluğu gidermek için tuzlu su içmeye benziyor.İçi daha çok yanmaya başlıyor. İşte bu bir kısır döngü oluşturuyor. *Hayata dair hedefleri olmayanlar çok daha kolay bir şekilde dijital dünyanın bağımlısı olabiliyorlar. Sabah uyandığında ‘Bugün ne yapacağım?’ sorusunun yanıtı yoksa, orada bir sorun var demektir. Yani aslında bazen en büyük sorun çözmeniz gereken bir sorununuzun olmamasıdır. Bu nedenle idealler , amaçlar, hedefler çok önemlidir. *Hobiler neden önemli? İşi dışında onları hayata bağlayan keyif alabilecekleri uğraşları olan insanlar daha dolu yaşarlar. Bu onları hayata bağlar. Hayata bağlı insan da sanal bir dünyaya o kadar da ihtiyaç duymaz. Gerçek dünyanın tadını çıkaran biri, kokusu, tadı, dokunma hissi olmayan bir dünyaya ihtiyaç duymaz.*Dostluklar… Özellikle pandemi dönemi ve sonrası yüz yüze görüşmeler azaldı. Bu da yalnızlığı getirdi. İnsanlar eskisi gibi ‘Hadi buluşuyoruz, saat kaçta?’ diye sormuyor. Hangi sanal dünya bir dostunuzla birlikte içtiğiniz çayın veya kahvenin ve de sohbetin tadını verebilir?*Hareketsizlik… Bu tam bir kısır döngü… Sürekli dijital dünyada gezinen biri neredeyse yürümeyi unutacak hale gelebilir. Saatlerce internet başından kalkmayanlar var. Hareket etmedikçe daha da hareketsiz hale geliyor. Sadece yürüyüş yapan biri bile kendini iyi hisseder.

Cengiz Hortoğlu: Benim önerilerim:*En önemli adım farkındalıktır. Bu röportajı okuyanlar önce‘Böyle bir sorunum var mı?’ sorusunu kendilerine sormalılar. Ellerine bir defter kalem alarak bu soruya yanıt aramalılar. Belki de bu soruyla birlikte gelecek hayatlarının kontrolünü dijital dünyadan koparıp yeniden ellerine alırlar. Sadece böyle bir sorunu olduğunu kabul etmek bile bir erdemdir ve önemli bir ilk adımdır.

Hemen şimdi kapatın sanal dünyayı… Gülümseyin gerçek dünyaya… Evinize hoş geldiniz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler