Ana içeriğe geç

Asitte eritilen Afrikalı liderin hayaleti Dünya Kupası tribünlerinde

Dünya Kupası tribünlerinde bir eli havada hareketsiz bekleyen Kongolu taraftar, 65 yıl önce öldürülen Patrice Lumumba'nın heykelini canlandırıyor. Bu görüntünün ardında sömürgecilik, Soğuk Savaş ve bir siyasi suikastın kesişen hikayesi var

Asitte eritilen Afrikalı liderin hayaleti Dünya Kupası tribünlerinde
Gazete Oksijen
16

30 Haziran 1960'ta Kongo'nun başkenti Leopoldville (bugün Kinşasa), büyük bir devir teslim törenine sahne oluyordu. O güne tanıklık edenlere göre boğucu bir sıcak tören alanını sarmıştı. Kente ismini veren ve on yıllar boyunca Kongo'da kurduğu canavarca sömürü düzeniyle anılan Belçika Kralı II. Leopold'un üçüncü kuşaktan yeğeni Kral Baudouin kürsüye çıkan ilk isimdi.

Kıtanın büyük bölümünü saran sömürge karşıtı hareketler artık görmezden gelinemez seviyeye erişmiş, Belçika hükümeti de 75 yıldır hakimiyet kurduğu Kongo'yu Kongo halkına bırakmaya karar vermişti.

Kral Baudouin'in konuşması beklentilerden uzaktı. Sömürge döneminin sıkı bir savunmasını yapan Kral, "Kongo'nun bağımsızlığı, Kral II. Leopold'un dehasıyla tasarlanan, onun kararlı cesaretiyle başlatılan ve Belçika tarafından azimle sürdürülen çalışmanın taçlandırılmasıdır" diyordu.

Günümüzde milyonlarca Kongolunun ölümünden sorumlu tutulan büyük büyük amcası Leopold'u anmayı ihmal etmeyen Baudouin, konuşmasını da açık sözlü olduğu kadar tepeden bakan bir ifadeyle tamamladı:

"Beyler, size duyduğumuz güvenin haklı olduğunu göstermek artık sizin görevinizdir"

Baudoin'in konuşmasını takiben bağımsız Kongo'nun ilk cumhurbaşkanı Joseph Kasavubu kürsüye çıktı. Sakin ve dengeli bir konuşma yaptı. Sonradan, Kral'ın sözleri üzerine, hazırladığı metnin Belçika'ya övgüler yağdıran son 5 paragrafını konuşmasından çıkardığı anlaşılacaktı.

Normal şartlarda törenin burada bitmesi planlanıyordu. Ancak yeni Kongo'nun henüz 30'lu yaşlarının başındaki ilk başbakanı Patrice Lumumba söz almak istedi. Belçika basını, bağımsızlık mücadelesine liderlik eden ve hapisten yeni çıkan bu genç lideri ‘okuma yazma bilmez hırsız’ diye adlandırıyordu.

Kürsüye çıktığında, Belçika'da sömürge yönetiminin işlediği suçları tek tek anlattı ve Kongoluların nasıl bir aşağılamaya maruz kaldığını açıklıkla dile getirdi. Bugün hâlâ Afrika'daki sömürge karşıtı mücadele tarihinin en önemli metinlerinden biri olarak kabul edilen Lumumba'nın konuşması sayıları 4 bine kadar ulaşan kalabalık tarafından tam 8 kez alkışlarla kesildi. Batılı konukların oturduğu sıralardaysa soğuk rüzgarlar esiyordu.

Yaptığı konuşmayla Belçikalıların kendisi hakkında duyduğu endişeyi haklı çıkaran Lumumba, sesini yükselterek, vatandaşlarına şöyle seslendi:

"Sömürgeci baskıdan bedenlerimiz ve kalplerimizle acı çeken bizler, size yüksek sesle söylüyoruz: Bundan böyle her şey bitti"


Raydan çıkan bağımsız Kongo

Devir teslim törenini yerinde takip eden The Guardian muhabiri, gazetenin 1 Temmuz 1960 tarihli sayısı için yazdığı haberde Lumumba'nın konuşmasının ardından Kral Baudouin'in kılıcını sıkıca kavrayarak salondan ayrıldığını ve törene bir saat kadar ara verildiğini aktardı.

Gazete, dönemin tipik Batılı bakış açısını da yansıtacak şekilde, Lumumba'nın konuşmasını 'saldırgan' ve ‘talihsiz' olarak niteliyor ve 'ağızlarda buruk bir tat bıraktığını' savunuyordu.

The Guardian bu konuda yalnız değildi. Belçikalılar, Lumumba'yı tehdit olarak görüyor, Amerikalılar onun Sovyetler'e yanaşmasından çekiniyordu. Dahası, ülkenin maden zengini bölgesi Katanga'yı yöneten Moise Tshombe yeni hükümetin maden gelirlerine el koymasından endişeyle merkezi yönetimin hakim olduğu bir Kongo istemiyordu.

Durum böyle olunca bağımsız Kongo birkaç gün içinde raydan çıktı. Lumumba'nın konuşmasından sadece bir ay sonra Belçika askerleri yeniden şehir merkezlerine inmiş, havalimanları dahil birçok bölgeyi kontrol altına almıştı. Malcolm X’in daha sonra 'Şimdiye kadar doğmuş en kötü Afrikalı' olarak anacağı Belçika destekli Tshombe, fırsattan istifade bağımsızlık ilan etti. Ülke ekonomisinin yüzde 65’ini oluşturan maden zengini Katanga’nın bağımsızlık ilanı Kongo’daki kaosu harladı. Kriz kısa sürede uluslararası bir boyut kazandı. BM'den beklediği desteği alamayan Lumumba, Sovyetler Birliği'ne yöneldi. Bu tercih hem Washington'da hem Brüksel'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

İç savaşın eşiğinde geçen birkaç ayın ardından, dünyanın birçok coğrafyasında tekrarlanan senaryo Kongo’da da sahnelendi. Lumumba’nın kendi atadığı eski dava arkadaşı General Mobutu, CIA’in de desteğini alarak yönetime el koydu.

General Mobutu ve Cumhurbaşkanı Kasavubu, el birliğiyle Lumumba’dan kurtulmaya karar vermişlerdi.
Lumumba’yı tutuklayıp, Katanga’da Tshombe taraftarlarına teslim ettiler. Bu genç ve karizmatik sömürge karşıtı liderin Leopoldville’den Katanga’ya transferini Belçikalı subaylar organize etti. Lumumba Katanga’da dövüldü, işkence gördü ve son olarak kurşuna dizildi. Halk tepkisinden korkan Mobutu, infazı gizlemeye çalıştı. Lumumba’nın cesedi gömüldüğü yerden çıkarılıp, sülfirik asitte eritildi. Lumumba, ünlü konuşmasından tam 7 ay sonra 36 yaşında fiziken yok edildi, Kongo ise 30 yıldan uzun bir süre Mobutu'nun demir yumruğuna teslim edildi.

2002’de Belçika parlamentosu, Belçika’nın olayla ilgili ahlaki sorumluluğunu kabul etti. Afrikalı devrimciyle ilgili bir sonraki haber 2022’de ajanslara düştü. Cesedi asit dolu bir fıçıda eritilen Lumumba’dan geriye kalan bir diş Kongo’daki ailesine teslim edildi. Belçika sömürge polisinin bir üyesi olan Gerard Soete, hatıra olsun diye Lumumba’nın dişini Kongo’dan Belçika’ya taşımış ve saklamıştı. Törende Belçika Başbakanı resmen özür diledi.

Kızı Juliana Lumumba, “Baba, biz ailen, Kongo, Afrika ve dünya, gerçeği bilmeden ölümüne ağladık. Ne zaman ve nerede öldün? Bunu bilmiyoruz. Seni kim öldürdü? Hâlâ arıyoruz" diye başladı, "Sen mezarsız bir kahramansın” diye devam etti.

Böylece bağımsız Kongo’nun ilk başbakanı Patrice Lumumba, anavatanına tek bir dişle döndü.

Lumumba’nın hatırası bir kez daha dünyanın gündeminde

Üzerinden 60 yıldan uzun süre geçen bu infaz, unutulmaya yüz tutmuş bir sömürge dönemi ve Soğuk Savaş hikayesiydi. Ancak önce birkaç ay önce yapılan Afrika Uluslar Kupası ve şimdi ABD, Meksika, Kanada ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası, Patrice Lumumba’yı yeniden gazete sayfalarına taşıdı.

Bunun nedeni Demokratik Kongo Cumhuriyeti tribünlerinin ‘yaşayan heykeli’ Michel Kuka Mboladinga. Kongolu taraftar 2013’ten bu yana milli takımın maçlarına gidiyor ve tribünde bir eli havada sabit bekliyor. Bu görüntü, Kongo’nun başkenti Kinşasa’daki Patrice Lumumba heykelinin bir kopyası.

2025 sonlarında düzenlenen Afrika Uluslar Kupası, Mboladinga’nın dünyanın dikkatini çektiği ilk organizasyon olmuştu ama Kongolu taraftar ülkesinin 52 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası’nda oynadığı ilk maçı vize problemleri nedeniyle kaçırdı. Dün gece sabaha karşı Kongo, Kolombiya’yla karşı karşıya gelirken Mboladinga da klasikleşen görüntüsüyle tribündeydi.

Patrice Lumumba, Katanga’ya götürülüp ortadan kaybolduğunda dönemin çiçeği burnunda ABD Başkanı John F. Kennedy bir açıklama yapıp, "Lumumba’nın görevinin başına dönmesini kabul etmeyeceğiz" demişti.

O sırada çoktan bir sülfürik asit fıçısında eritilmiş olan Lumumba bir daha asla görevine dönemedi ama Lumumba’nın kanlı canlı bir hayaleti bugün Dünya Kupası tribünlerine döndü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler