Teklifin ikinci bölümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, teklifte canlı hayvan nakliyle ilgili düzenlemeyi değerlendirdi.
Canlı hayvan sevklerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen hayvan sahiplerine getirilmesi öngörülen cezayı eleştiren Çalışkan, kanunlarda ölçülülük olması gerektiğini söyledi.
Çalışkan, "Vur' deyince öldürmek bu yasada görülüyor ne yazık ki. Bakın burada mesele şu, tarım iflas etmiş vaziyette, gıda enflasyonunda dünya birincisiyiz. Köyden insanlar göç ediyor, belli sınır bölgelerinde köylü tarlasına giremiyor, taban fiyatları ortada. Siz, bütün bunların hiçbirine çözüm getirmeyin, 'hayvan taşırken eğer oldu ki sıraya girmediyse basarım cezayı.' Bu akıl işi değil." dedi.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, teklifin 14. ve 15. maddelerinin geri çekilerek gözden geçirilmesini istedi.
Teklifin 14. maddesine dair değerlendirmelerde bulunan Toktaş, "Kanun teklifinin 14. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenmesi öngörülen 'ek madde 22' düzenlemesi, orman alanlarının korunmasına dair anayasal ilkeleri açıkça ihlal eden, mülkiyet hukukunda telafisi imkansız eşitsizlikler yaratan ve devletin tazminat yükümlüğünden kaçmak adına orman varlığımızı feda etme riski taşıyan bir hukuk dışılık belgesidir aslında." dedi.
MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, toprağı "ana" ve "vatan" olarak niteledi.
Tarımın stratejik bir alan olduğuna işaret eden Osmanağaoğlu, "Şüphesiz tarım sektöründe dünden bugüne çok büyük mesafeler katedilmiştir ama hep birlikte kabul etmeliyiz ki Türk tarımı hak ettiği yerde değildir. Mevcut verimiyle gerçek potansiyelini yakalayabilmiş değildir. Toprağın korunmasının, yerli üretimin artırılmasının, çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmesinin yanında GDO'lu ürünlerin tazyikiyle tehdit edilen beden ve zihin sağlığımızın korunması da ötelenmeyecek sorumluluklarımızın arasındadır." diye konuştu.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, kanun teklifiyle "yeni rant kapıları hedeflendiğini" iddia etti.
Orman Kanunu'nun mevcut iktidar döneminde 30 kez değiştirildiğini ve görüşülen teklifle değiştirilmeye devam edildiğini dile getiren Demir, "Bu değişikliklerin hiçbiri koruma amaçlı olmamıştır, yine koruma amaçlı değildir. Yapılan her değişiklik, orman tahriplerini meşrulaştırmaya, yeni maden sahaları, turizm alanları, yatırım sahası, ticari faaliyet alanları yaratmaya yöneliktir." ifadelerini kullandı.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, teklifin yeni kaoslara neden olacak hükümler içerdiğini savundu.
Teklifte, Şeker Kanunu'nda yapılması öngörülen değişiklikleri değerlendiren Aygun, "Şeker Kanunu'nda değişiklik yapılarak şeker pancarı üretimi fiilen şirketlerle üreticiler arasında yapılacak sözleşmelere bağlanmaktadır. Çiftçinin üretim özgürlüğünü daraltan ve tarımsal egemenliği özel sektör merkezli bir yapıya kaydıran bu anlayışa tümüyle karşı çıkıyoruz." sözlerini sarf etti.
Teklif üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak, teklifin ikinci bölümünde genel itibarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki bazı kamu idarelerinin iş, işlem ve işleyişlerinde tezahür eden sorunların çözümüne dair birtakım düzenlemelerin öngörüldüğünü söyledi.
Adak, Türkiye'de 110 bin çiftçinin şeker pancarı tarımı yaptığını ve yaklaşık 21 milyon ton pancar üretildiğini anlattı.
Üretilen pancardan yaklaşık 2,5 milyon ton şeker elde edildiğini kaydeden Adak, şu ifadeleri kullandı:
"Bu üretim modelini kesintiye uğratmadan daha da geliştirmek, sektörde güveni tesis etmek ve sürdürülebilirliği güçlü kılmak amaçlanmaktadır. Bu itibarla, yapılan düzenlemeyle bir yandan kanunda yer almakla birlikte tanımlanmamış olan hususlara açıklık getirilerek çıkabilecek ihtilafların ve sözleşmesiz şeker pancarı ekiminin önlenmesi, diğer yandan da izinsiz temin hallerinde uygulanacak yaptırımın belirlenmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla sektör için gerekli olan bir düzenleme söz konusudur."