İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme dair kritik değerlendirmelerde bulundu. İran'ın kendi kaderini tayin etme iradesini vurgulayan ve gerektiğinde savunma, gerektiğinde ise diplomasi araçlarını devreye sokacağını belirten Bekayi, ABD ve bölgesel müttefiklerinin adımlarına karşı Tahran'ın kararlı duruşunu yineledi.
‘İZİN VERMEDİK VE VERMEYECEĞİZ’
Başkent Tahran'daki basın toplantısında ABD’nin bölgedeki müdahaleci politikalarına değinen İsmail Bekayi, ülkesinin bağımsız savunma ve diplomasi ilkelerinden taviz vermeyeceğini kaydetti. Bekayi, Washington yönetiminin dayatmalarına boyun eğilmeyeceğinin altını çizerek, "Hiçbir zaman ABD'nin savaş ve barış zamanını belirlemesine izin vermedik ve vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
‘WASHINGTON ALIŞILMIŞ TUTUMUNU SERGİLİYOR’
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suudi Arabistan ile yapılması planlanan sivil nükleer anlaşmayı Riyad'ın Abraham Anlaşmaları'na katılması şartına bağlamasını değerlendiren Sözcü Bekayi, Washington'ın bu konuda 24 saat geçmeden tutum değiştirdiğine dikkat çekti. Bu adımı ABD'nin güvenilmez ve çelişkili politikalarının "alışılmış bir tutumu" olarak nitelendiren Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) çerçevesinde tüm ülkelerin barışçıl nükleer faaliyet yürütmesinin meşru bir hakkı olduğunu hatırlattı.
‘BU TEHLİKELİ KARARIN HESABI VERİLMELİDİR’
ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının Bulgaristan’daki Bezmer Hava Üssü’ne konuşlandırılmasına da sert tepki gösteren Bekayi, Bulgaristan Parlamentosu ve halkının önemli bir bölümünün bu girişimi desteklemediğini söyledi. Sofia yönetimini uyaran Bekayi, "Bulgaristan'daki karar alıcılar, ülkelerini fiilen ABD ve İsrail’in İran'a yönelik askeri saldırısına suç ortağı konumuna düşürebilecek bu gayrimeşru ve tehlikeli kararın hesabını vermelidir." diye konuştu.
Fransa'nın "2 diplomatik personelin alıkonulduğu" yönündeki iddialarına da yanıt veren Bekayi, söz konusu diplomatların faaliyetlerinin 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu, Fransa’nın ise "sivil toplumu destekleme" maskesi altında İran’ın iç işlerine müdahale ettiğini kaydetti.
‘HÜRMÜZ BOĞAZI HÂLEN GEMİ TRAFİĞİNE KAPALI’
Bölge güvenliği ve Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin detaylar da paylaşan Dışişleri Sözcüsü, Ummanlı heyet ile Tahran’da gerçekleştirilen gemi geçişi düzenlemeleri görüşmelerinin olumlu seyrettiğini bildirdi. ABD’nin bu görüşmelerle hiçbir ilgisinin olmadığını ve halihazırda Washington ile herhangi bir müzakere yürütmediklerini belirten Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun değişmediğini ve boğazın hâlen gemi trafiğine kapalı olduğunu duyurdu.
‘KİEV'İN TEHLİKELİ MACERASI CEVAPSIZ KALMAYACAK’
Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran'a ait bir ticaret gemisini hedef alması, bir denizcinin hayatını kaybetmesi ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ABD Başkanı Donald Trump ile görüşecek olmasıyla ilgili soruya da yanıt veren Bekayi, Kiev yönetiminin bu hamleyle Batılı güçlere yaranmaya çalıştığını belirtti. Bekayi, konuya dair şu sert açıklamayı yaptı:
"(Gemi saldırısı) Siz bunu, söz konusu adımla gerçek efendileri olarak gördükleri kesimlere hoş görünmeye çalıştıkları şeklinde yorumlayabilirsiniz. Bu oluşumu (ABD, İsrail, Ukrayna) şer üçgeni olarak nitelemek mümkün. Bu tarz üçgenler uluslararası barışa hiçbir zaman katkı sağlamamış tam aksine istikrarı bozmuştur. Zelenskiy'nin büyükleri onu kontrol etmeli. Ukrayna'nın tehlikeli macerası cevapsız kalmayacak."