Ana içeriğe geç

ABD siyasetinde eksen kayması: AIPAC İsrail için Demokratları yeniden kazanmaya çalışıyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) siyasetinin en köklü ve güçlü organizasyonlarından biri olan Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), Demokrat Parti tabanında ve adaylarında yaşanan kuşaksal eksen kayması nedeniyle tarihinin en büyük meşruiyet krizlerinden birini yaşıyor

ABD siyasetinde eksen kayması: AIPAC İsrail için Demokratları yeniden kazanmaya çalışıyor
Aydınlık
16

Amerika Birleşik Devletleri'nde haziran ayı ön seçim maratonu hız kesmeden devam ederken, New York'un 10. Kongre Bölgesi'nden Chicago ve New Jersey'e kadar ülkenin dört bir yanındaki Demokrat Parti içi yarışlarda ana gündem maddesi AIPAC'in (Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi) siyasetteki finansal ve diplomatik ağırlığı oldu. New York'ta ilerici bir Yahudi ve kendisini liberal siyonist olarak tanımlayan Brad Lander, pro-İsrail çizgideki rakibi Dan Goldman'a karşı yürüttüğü kampanyada "AIPAC'in Washington'daki emir kulu olmayacağını" ilan ederek lobiyi Wall Street ve kripto sektörüyle birlikte demokrasinin altını oyan "karanlık para" odaklarından biri olarak nitelendiriyor.

Benzer şekilde, Chicago banliyösünde yarışan ve Holokost mağdurlarının torunu olan Daniel Biss, İsrail hükümetinin politikalarını eleştirdiği için AIPAC tarafından milyonlarca dolarlık karalama kampanyalarına maruz kaldı. Ancak Biss, kendi bölgesindeki Demokrat seçmenlerin yüzde 51'inin AIPAC'e olumsuz baktığını görerek bu saldırıları televizyon reklamlarında lobinin aleyhine bir kampanyaya dönüştürdü ve mart ayındaki ön seçimi kazanmayı başardı.

TARİHİ KIRILMA NOKTASI: OBAMA DÖNEMİ

1948 yılındaki kuruluşundan itibaren on yıllar boyunca İsrail'in işçi siyonizmi kökenlerini ve Amerikalı Yahudi seçmenlerin liberal tercihlerini yansıtacak şekilde Demokrat eğilimli bir çizgi izleyen AIPAC, 1980'lerde Ronald Reagan ve Likud partisinin yükselişiyle sağa kaymaya başlamıştı. Ancak lobiye yönelik iki partili mutabakatın asıl parçalanma süreci, Barack Obama'nın başkanlığı döneminde yaşanan İran nükleer anlaşması kriziyle başladı. AIPAC'in anlaşmayı engellemek için 30 milyon dolar harcaması ve dönemin Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ile işbirliği yaparak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu Obama'nın onayını almadan Kongre'de konuşturması, Demokratlar nezdinde unutulmaz bir diplomatik meydan okuma olarak kayıtlara geçti.

100 MİLYON DOLARLIK BÜTÇEYLE "İŞÇİ PARTİSİ" BARAJI KURMA ÇABASI

Günümüzde Birleşik Krallık'ta iktidara gelen İşçi Partisi'nin İsrail'e silah satışlarını kısmen askıya alması ve Filistin devletini tanıma yönündeki adımlar atması, Washington'daki pro-İsrail elitlerde büyük bir panik yarattı. United Democracy Project sözcüsü Patrick Dorton, bu döngüde kasalarında yaklaşık 100 milyon dolarlık bir savaş bütçesi biriktiğini belirterek, "Demokrat Parti'nin İngiltere'deki İşçi Partisi'nin yolundan gitmesine izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Lobi, Demokrat Parti'nin pro-İsrail çoğunluğunun sesinin marjinal sol gruplar tarafından bastırılmasını engellemeye çalıştıklarını savunsa da uyguladıkları strateji ters tepmeye devam ediyor.

Bunun en somut örneği, New Jersey'de eski temsilci Tom Malinowski'ye karşı yaşandı. Malinowski, İsrail'in güvenliğini savunmasına rağmen Netanyahu'nun Gazze'deki misillemede çok ileri gittiğini söyleyerek askeri yardımların şartlandırılmasını talep ettiği için AIPAC'in 2,3 milyon dolarlık reklam saldırısına uğradı. Lobinin fonladığı adayların ve Malinowski'nin elenmesinin ardından, Demokrat seçmenler İsrail konusunda çok daha sert eleştirileri olan ve en solda yer alan ilerici aday Analilia Mejia'yı aday gösterdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler