Ana içeriğe geç

İzmir'deki ölümcül kumpir davasında karar: Acılı aile 50'şer bin liralık tazminatı istinafa taşıyor

İzmir'in Buca ilçesinde iki yıl önce yediği kumpirdeki salmonella bakterisi nedeniyle hayatını kaybeden Servet Polat'ın çocuklarının açtığı davada mahkeme, ellişer bin lira manevi tazminata hükmetti; amacıklarının para değil adalet olduğunu vurgulayan aile tazminat miktarını yetersiz bularak kararı istinafa taşıyacaklarını açıklarken, işletme sahiplerinin 20'şer yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı ceza davası ise sürüyor.

İzmir'deki ölümcül kumpir davasında karar: Acılı aile 50'şer bin liralık tazminatı istinafa taşıyor
Karar
16

İzmir'in Buca ilçesinde iki yıl önce yediği kumpirden kaynaklanan salmonella bakterisi nedeniyle hayatını kaybeden 60 yaşındaki Servet Polat'ın ölümüne ilişkin açılan manevi tazminat davasında karar çıktı. İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, hayatını kaybeden kadının iki çocuğuna ellişer bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin belirlediği bu miktarı yetersiz bulan acılı aile, karara itiraz ederek davayı üst mahkemeye taşımaya hazırlanıyor.

"KİMSESİZ ÇOCUKLARA BAĞIŞLAMAK İSTİYORUM" 2

MAHKEME 500'ER BİN LİRALIK TALEBİ KISMEN KABUL ETTİ

Buca ilçesinde 28 Aralık 2024 tarihinde bir işletmede kumpir yedikten sonra gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan, taburcu edilmesinin ardından ise evinde yaşamını yitiren Servet Polat'ın çocukları Bahar Zeyrek ve Murat Polat, adalet arayışı doğrultusunda hukuk mücadelesi başlattı. İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen manevi tazminat davasında kardeşler, 500'er bin lira tazminat talebinde bulundu.

11 Haziran'da davayı karara bağlayan mahkeme, talebi kısmen kabul ederek kızı Bahar Zeyrek ile oğlu Murat Polat'a ellişer bin lira manevi tazminat verilmesine hükmetti. Mahkeme ayrıca, bu tazminat miktarının olayın meydana geldiği 28 Aralık 2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini kararlaştırdı.

"BİR ANNENİN HAYATI 50 BİN LİRA DEĞİL, AMACIMIZ PARA DEĞİL ADALET"

Mahkemenin hükmettiği tazminat miktarını kabul etmediklerini belirten Bahar Zeyrek, annesinin herhangi bir kronik hastalıktan değil, gıdadan bulaşan salmonella bakterisi yüzünden hayatını kaybettiğini vurguladı. "Bir insanın hayatı bu kadar kolay olmaması lazım" diyen Zeyrek, paranın kendileri için bir öneminin olmadığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:

"Burada sorumluluğu bulunan herkesin cezasını çekmesini istiyorum. Bir annenin hayatı 50 bin lira değil. Bizim rakam umurumuzda değil. Bana 1 milyon da 5 milyon da verseler annem geri gelmeyecek. Ben adalet arıyorum. Kararı üst mahkemeye taşıyacağız, itiraz edeceğiz. Bizim amacımız para değil, adalet."

Olayın ardından psikolojik olarak çok ağır bir süreç geçirdiğini ve tedavisinin halen devam ettiğini aktaran Zeyrek, hayatlarının mahvolduğunu söyledi. Annesinin vefatının üzerinden 18,5 ay geçmesine rağmen acısından dolayı fotoğraflarına ilk kez dava günü bakabildiğini dile getiren Zeyrek, yaşadıkları çevrede her şeyin annelerini hatırlatması üzerine, olaydan 15 gün sonra 27 yıldır oturdukları evden taşınmak zorunda kaldıklarını sözlerine ekledi.

KAZANILAN TAZMİNAT KİMSESİZ ÇOCUKLARA BAĞIŞLANACAK

Servet Polat'ın oğlu Murat Polat da açtıkları manevi tazminat davasında kesinlikle maddi bir kazanç gütmediklerini yineledi. Mahkemenin hükmettiği ya da süreç sonunda elde edecekleri parayı kimsesiz çocuklara aktaracağını duyuran Polat, "Verilen parayı kimsesiz çocuklara bağışlamak istiyorum. Annesi ölen çocuklara gitsin bu. Sonuçta bizim annemiz öldü. Bana dünyayı da verseler annem geri gelmeyecek" şeklinde konuştu.

Ailenin avukatı Elif Ayyıldız ise davanın temel gayesinin sorumluların hesap vermesini sağlamak ve benzer ihmallerin başka ailelerin canını yakmasını engellemek olduğunu kaydetti. Bir annenin ihmaller zinciri sonucunda yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Avukat Ayyıldız, hükmedilen manevi tazminat tutarının, yaşanan trajedinin ağırlığı ve geride kalan aile bireylerinde bıraktığı derin manevi yıkım karşısında çok yetersiz kaldığını savundu. Ayyıldız, mahkemenin gerekçeli kararının kendilerine tebliğ edilmesinin ardından vakit kaybetmeden kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını bildirdi.

Sorumlular Hakkında 20 Yıla Kadar Hapis İstemiyle Ceza Davası Sürüyor

Olayın hukuki boyutu sadece tazminat davasıyla sınırlı kalmadı. Olayda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle kumpir satılan işletmenin sahibi N.D. ile aynı iş yerinde çalıştığı belirlenen eşi C.D. hakkında açılan ceza davası İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. Tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar, "bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti" suçundan ise 5'er yıla kadar olmak üzere toplamda 20'şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

GEÇMİŞTE NE OLMUŞTU?

Buca'nın Efeler Mahallesi'nde yaşayan Bahar Zeyrek, annesi Servet Polat ve 11 yaşındaki oğlu Gökhan Zeyrek, 28 Aralık 2024 tarihinde bölgedeki bir işletmeden kumpir alarak yemişlerdi. Aynı gün içinde kusma ve ishal şikayetleri başlayan aile bireyleri acil şekilde Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurmuş, buradaki ilk tedavilerinin ardından evlerine gönderilmişti.

Ertesi gün rahatsızlıkları şiddetlenerek devam eden anne, kızı ve torunu yeniden aynı hastaneye giderek acil serviste tedavi görmüş ve tekrar taburcu edilmişlerdi. Ancak 60 yaşındaki Servet Polat, kumpir yedikten 2 gün sonra evinde hayatını kaybetmiş, bunun üzerine aile işletmeden şikayetçi olmuştu.

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan resmi raporda, Servet Polat'ın ölümünün "gıda zehirlenmesi" neticesinde gerçekleştiği kesin olarak belgelenmişti. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından işletmedeki kumpir numuneleri üzerinde yapılan muayene ve analizler sonucunda, satışa sunulan gıdada ölümcül "salmonella" bakterisi tespit edilmişti. Bu raporlar doğrultusunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve sanıklar N.D. ile C.D. hakkında ağır hapis cezaları öngören iddianame mahkemece kabul edilerek yargılama süreci başlatılmıştı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler