Ana içeriğe geç

Wimbledon tribünlerinde moda maçı

Her yaz dünyanın en iyi tenisçileri kupanın peşinden koşarken, tribünlerde de başka bir rekabet yaşanıyor. Keten ceketler, beyaz elbiseler, hasır çantalar, kusursuz terzilik... Yaklaşık 150 yıldır Wimbledon yalnızca tenis tarihinin değil, yaz modasının kurallarını da yazıyor.

Wimbledon tribünlerinde moda maçı
Dünya Gazetesi
16

Henüz ilk haftası sona ermese de Wimbledon bu yazın stil kodlarını yazmaya yetti. Royal Box yine dünyanın en şık tribününe dönüştü. Galler Prensesi Catherine'in mavi takım elbisesi, David Beckham'ın kusursuz yaz terziliği, Romeo Beckham'ın daha rahat erkek giyim yorumu, Kim Turnbull'un limon sarısı çantası ve Naomi Osaka'nın Japon kültürüne göndermeler taşıyan kort kıyafeti... Kupa henüz sahibini bulmadı belki ama moda dünyası ilk kazananlarını çoktan seçti.

Dünyanın en şık tribünü

1877 yılında ilk kez düzenlenen Wimbledon, dünyanın en eski tenis turnuvası. Ancak onu diğer Grand Slam organizasyonlarından ayıran yalnızca tarihi değil; kendi estetiğini de koruyabilmiş olması. 19. yüzyılın sonunda tenis, İngiliz aristokrasisinin yaz sosyalleşmesinin önemli bir parçasıydı. İnsanlar yalnızca maç izlemeye değil, birbirlerini görmeye, sohbet etmeye ve yeni sezon kıyafetlerini sergilemeye geliyordu. Açık renk elbiseler, keten ceketler, şapkalar ve kusursuz terzilik zamanla turnuvanın doğal üniformasına dönüştü. Bugün elbette kimse yere kadar uzanan Viktorya dönemi elbiseleriyle tribüne gelmiyor. Ama zarafet fikri neredeyse hiç değişmedi. Wimbledon'ın belki de en dikkat çekici tarafı bu. Moda sürekli değişiyor. Silüetler genişliyor, daralıyor. Her sezon yeni bir renk, yeni bir çanta, yeni bir ayakkabı konuşuluyor. Wimbledon ise bütün bu değişimin ortasında sakin kalmayı başarıyor.

Royal Box'a davetli olmak

Centre Court'taki Royal Box yalnızca en iyi manzaraya sahip tribün değil. Belki de dünyanın en seçici davetli listelerinden biri. Kraliyet ailesi üyeleri, devlet insanları, sanatçılar, moda dünyasının önemli isimleri ve Wimbledon efsaneleri burada buluşuyor. Buraya bilet satın alarak girmek mümkün değil. Davet edilmeniz gerekiyor. Dolayısıyla burada görünmeyen bir kıyafet protokolü de var. Abartılı gece kıyafetleri, gösterişli platform ayakkabılar ya da tribünün önünü kapatan dev şapkalar yerine gündüz şıklığı tercih ediliyor. İşin ilginç tarafı ise bu kuralların büyük ölçüde yazılı olmaması. İnsanlar yıllardır birbirlerini izleyerek Wimbledon'ın nasıl giyinilen bir yer olduğunu öğreniyor.

Tennıscore Wimbledon'dan doğdu

Son birkaç yılda moda dünyasının en popüler kavramlarından biri "tenniscore" oldu. Pileli etekler...Polo yakalar...Kolej hırkaları... Beyaz çoraplar...Retro spor ayakkabılar... Aslında bu yeni bir moda akımı değil. Wimbledon uzun yıllardır aynı görsel dili üretiyor. Miu Miu'dan Tory Burch'e, Lacoste'tan Ralph Lauren'a kadar pek çok marka bugün tenis kültüründen ilham alıyor. Ralph Lauren'ın yaklaşık yirmi yıldır Wimbledon'ın resmi giyim partneri olması da bunun en güçlü göstergelerinden biri.

2026'nın moda karnesi

Turnuva henüz tamamlanmadı ama ilk hafta bile 2026 yazının stil kodlarını okumak için fazlasıyla yeterli oldu. Bu yıl tribünlerde göze çarpan ilk değişim renklerdeydi. Bej ve taş tonları hâlâ yerini koruyor ancak bu kez onlara daha canlı yaz renkleri eşlik ediyor. Tereyağı sarısı, elma yeşili ve çilek kırmızısı, Wimbledon'ın klasik beyaz estetiğini bozmadan ona enerji katıyor.

Bu tablonun en dikkat çeken ismi yine Galler Prensesi Catherine oldu. Gabriela Hearst imzalı mavi takım elbisesiyle turnuvanın ilk günlerinden itibaren bütün objektifleri üzerine çekti. Geniş paçalı pantolon, dökümlü ceket ve beyaz atletle oluşturduğu görünüm, gösterişten uzak ama son derece güçlüydü. Gösterişli mücevherler yerine nişan yüzüğü ve safir küpelerini tercih etmesi de Wimbledon'ın ölçülü şıklığıyla kusursuz bir uyum yakaladı.

Bu yıl dikkat çeken bir başka gelişme ise erkek giyimindeydi. David Beckham yine en iyi örneklerden birini sundu. Gri BOSS takım elbisesi, ince desenli kravatı ve klasik güneş gözlüğüyle "iyi dikilmiş takım elbisenin modası geçmez" sözünü bir kez daha doğruladı.

Oğlu Romeo Beckham ise aynı geleneği daha genç bir yorumla sürdürdü. Kruvaze takım elbisesini beyaz tişört ve spor ayakkabıyla tamamlayarak daha rahat ama hâlâ özenli bir görünüm yakaladı.

Yazın en güçlü deseni: Puantiye

Wimbledon'ın bir başka sürprizi de puantiyeler oldu. Jameela Jamil, Katherine Jenkins ve Ellie Goulding'in tercihleri, bu desenin yalnızca nostaljik bir gönderme olmadığını gösterdi. Puantiyeler yeniden yaz gardıroplarının en güvenli parçalarından biri olmaya hazırlanıyor. Çizgili gömlek elbiseler de benzer şekilde öne çıktı. Nicky Hilton Rothschild'in kemerli çizgili elbisesi, İngiliz yaz partisi estetiğinin modern bir yorumu gibiydi.

Beyaz sadece bir renk değil

Turnuvanın meşhur beyaz kıyafet kuralı ilk bakışta gelenek gibi görünse de çıkış noktası oldukça pratik. 19. yüzyılda beyaz kumaşların yaz sıcaklarında daha serin tuttuğu ve ter izlerini daha az belli ettiği düşünülüyordu. Oyuncular için getirilen bu kural zamanla Wimbledon'ın simgesine dönüştü. İlginç olan ise tribünlerde böyle bir zorunluluk olmaması. Kimse seyircilere beyaz giyinmelerini söylemiyor. Yine de her yıl beyaz, krem, bej ve açık mavi tonları tribünlere hâkim oluyor. Çünkü Wimbledon'ın yazılı olmayan bir giyim kültürü var. Buraya gelen insanlar kuralları umursamıyor, yıllardır oluşan estetiğin bir parçası olmayı tercih ediyor.

Wimbledon tribünlerinde moda maçı - Resim : 1

Prenses Diana'dan Kate'e uzanan bir miras

Wimbledon'ın moda tarihini anlatırken Prenses Diana'yı anmamak mümkün değil. 1980'li ve 90'lı yıllarda turnuvaya yaptığı ziyaretler bugün hâlâ yaz gardırobunun en zarif örnekleri arasında gösteriliyor. Puantiyeli elbiseler, pastel tonlar, kruvaze ceketler, inci küpeler... Bugün sosyal medyada "old money" etiketiyle paylaşılan pek çok görünümün kökeninde aslında Diana'nın doğal stili yatıyor. Onun kıyafetlerinde büyük sürprizler yoktu. Belki de bu yüzden hiç eskimediler. Bu mirası bugün en güçlü şekilde sürdüren isim ise Galler Prensesi Catherine.

Kaynağa Git

İlgili Haberler