Karara konu olay, bir işçinin İş Mahkemesi’nde açtığı dava ile başladı. Davacı işçi, aynı iş yerinde farklı dönemlerde uzun yıllar çalıştığını, haftada 6 gün ve günde 12 saat mesai yaptığını belirterek iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ve kendisine hiç yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürdü. İşçi, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti başta olmak üzere tüm alacaklarının ödenmesini talep etti.
İşveren ise işçinin istifa ettiğini ve tüm haklarının eksiksiz verildiğini savunarak davanın reddini istedi.

YEREL MAHKEME HATA YAPTI
SGK uzmanı İsa Karakaş olayı Türkiye Gazetesinde ele aldığı haberde şöyle açıkladı: İş Mahkemesi, işverenin istifa iddiasını yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kabul etmedi. Ancak yıllık izin konusunda işçinin dosyada yer alan belgeler doğrultusunda 24 günlük izin hakkını kullandığına hükmederek bu alacak kalemini reddetti.

ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRDİ
Kararın ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkemenin yıllık izin hesabında hata yaptığını belirleyerek “kanun yararına temyiz” yoluna başvurdu. Bakanlık, işçinin toplam izin hakkının 24 değil 28 gün olduğunu ve izin süresine denk gelen hafta tatillerinin bu süreden düşülemeyeceğini vurguladı.
YARGITAY’DAN NET MESAJ
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önemli tespitlerde bulundu. Kararda, İş Kanunu’nun 56. maddesine atıf yapılarak yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili ve resmi tatil günlerinin izin süresinden sayılamayacağı açıkça hatırlatıldı.

Yargıtay ayrıca, işçinin izin kullandığını ispat yükünün işverende olduğunun altını çizdi. İzinlerin ancak imzalı belgelerle kanıtlanabileceği vurgulandı.
4 GÜNLÜK İZİN ALACAĞI DOĞDU
Somut olayda işçinin izinli gösterildiği günlerin içinde 4 gün hafta tatiline denk geldiği tespit edildi. Yargıtay, bu günlerin yıllık izinden düşülemeyeceğine hükmederek işçinin 4 günlük izin hakkının daha bulunduğuna karar verdi.
KARAR BOZULDU
Bu değerlendirmeler doğrultusunda Yargıtay, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle kanun yararına bozdu.
EMEK HAKKINA GÜÇLÜ VURGU
Karar, yıllık izin ile hafta tatilinin birbirinden ayrı haklar olduğunu net şekilde ortaya koyarken, işverenlere de önemli bir uyarı niteliği taşıdı. Uzmanlara göre, izin hesaplamalarında hafta sonu ve resmi tatil günlerinin doğru şekilde ayrıştırılmaması, ilerleyen süreçte hukuki yükümlülük doğurabilir.