Danimarka’da tartışmalı gündem! Ezan yasaklanabilir!
Danimarka Hükümeti, "İslamlaşma" ve kamusal alanın işgali gerekçeleriyle hoparlörden ezan okunmasını tamamen yasaklamayı planlıyor. Muhalefet ve insan hakları örgütleri ise kararın dini özgürlüklere aykırı olduğunu savunuyor.
Kanal 6
16
Avrupa'nın en katı göç ve entegrasyon politikalarından bazılarına imza atan Danimarka, ülke genelinde minarelerden hoparlörle ezan okunmasını yasaklamayı yeniden gündemine aldı. Danimarka Göç Bakanı Morten Bødskov, adanın kamusal alanda yayınlanmasının hukuki olarak yasaklanıp yasaklanamayacağına dair yeni bir inceleme başlatıldığını duyurdu.
Başbakan Mette Frederiksen hükümetinin göçmen kurallarını sıkılaştırma hamlelerinin bir parçası olan bu adım; 2020 ve 2025 yıllarındaki benzer girişimlerin ardından konuyu üçüncü kez ülke gündemine taşımış oldu.
"DANİMARKA’DA BUNUN YERİ YOKTUR"
Girişimin gerekçelerini açıklayan Göç Bakanı Morten Bødskov, Danimarka haber ajansı Ritzau’ya verdiği demeçte oldukça sert ifadeler kullandı. Ezanın Danimarka sokaklarında yeri olmadığını savunan Bødskov, şu ifadeleri kaydetti:
"Ezan sesi Danimarka çatıları altında duyulmamalıdır. Bunun Danimarka'da yeri yoktur. Danimarka sokaklarında yürürken kendinizi İslamabad'ın bir banliyösünde gibi hissetmemelisiniz."
Bakan Bødskov, ülkede "sinsi bir İslamlaşma" sürecinin yaşandığını ve bu durumun kamusal alanı gereğinden fazla işgal ettiğini öne sürdü. Hükümet, anayasal bir hak olan "dini özgürlükleri" ihlal etmeden bu yasağı hukuki bir zemine oturtmanın yollarını arıyor.
EZAN SESİNE YÖNELİK KISITLAMALAR MEVCUT
Danimarka genelinde henüz tek bir merkezi yasak bulunmasa da, yerel düzeyde ezan sesine yönelik ciddi kısıtlamalar uygulanıyor. Başkent Kopenhag başta olmak üzere birçok şehirdeki katı gürültü yönetmelikleri, camilerin dışarıya ses vermesini fiilen engelliyor. Örneğin, Kopenhag Ulu Camii (Grand Mosque) yerel yönetimle yapılan bir anlaşma gereği halihazırda dışarıya ezan yayını yapmıyor.
Yasağı destekleyen kesimler, akıllı telefonların ve dijital uygulamaların yaygınlaştığı modern çağda hoparlörle ezan okunmasına ihtiyaç kalmadığını; konunun inanç özgürlüğünden ziyade kamusal alanın ortak kullanımı ve çevre gürültüsüyle ilgili olduğunu savunuyor.
GETTO YASALARI
Bu hamle, Başbakan Mette Frederiksen yönetiminin Avrupa genelinde en katı göç gündemlerinden birini yürüttüğü bir döneme denk geliyor.
Danimarka, daha önce de göçmen yoğunluğu yüksek mahallelerdeki nüfusu zorunlu olarak dağıtmayı öngören tartışmalı "getto yasaları", sığınmacıların barınma masraflarını karşılamak için değerli eşyalarına el konulmasını sağlayan kurallar ve sığınma talebi reddedilenlerin mali desteklerini kesme gibi uygulamalarla gündeme gelmişti. 2015'teki Avrupa göçmen krizinde komşularına kıyasla çok az sığınmacı kabul eden Danimarka, bu çizgiyi istikrarlı bir şekilde sürdürüyor.
Kaynağa Git