Ana içeriğe geç

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras: Türkiye'nin önünde önemli fırsatlar var, "Made in Europe" yaklaşımının doğal bir parçası olunmalı

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, Türkiye'nin Avrupa'nın üretim ekosistemine daha güçlü şekilde entegre olması gerektiğini belirterek, ülkenin "Made in Europe" yaklaşımının doğal bir parçası haline gelmesi gerektiğini söyledi

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras: Türkiye'nin önünde önemli fırsatlar var, "Made in Europe" yaklaşımının doğal bir parçası olunmalı
Gazete Oksijen
16

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras, Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada küresel ekonomi ve jeopolitikte yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran Savaşı'nın etkilerinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığını, dünya genelindeki şirketleri de doğrudan etkilediğini belirten Aras, küresel sistemin giderek daha kırılgan, parçalı ve belirsiz bir yapıya büründüğünü söyledi. ABD ile Çin arasındaki rekabetin her alanda sertleştiğine dikkat çeken Aras, dünya ekonomisinin yeni bir denge arayışı içinde olduğunu ancak bu dengenin henüz kurulamadığını ifade etti. Aras, "Bugün yaşadığımız çatışma ortamı geçici bir parantez değildir. Belirsizlik, dalgalanma ve kırılganlık devam edecek" dedi.

CNBC-e'de yer alan habere göre, son çeyrek yüzyılda dünya üretiminin ağırlık merkezinin hızla Doğu'ya kaydığını söyleyen Aras, buna rağmen üretim merkezleri ile askeri gücün aynı coğrafyada toplanmadığını kaydetti.

Savaşların şirketler üzerindeki etkilerine de değinen Aras, küresel ölçekte tüm firmaların bu süreçten farklı biçimlerde etkilendiğini belirterek, "Tüm maliyet mimarisi değişti" ifadelerini kullandı. Yatırım kararlarının artık yalnızca ekonomik göstergelere göre verilmediğini vurgulayan Aras, enerji güvenliği ve jeopolitik gelişmelerin de belirleyici hale geldiğini söyledi.

Enerji piyasalarında yeni yönelim

Enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aras, enerji ithalatçısı ülkelerin daha güvenli ve daha düşük maliyetli enerji kaynaklarına yöneldiğini ifade etti.

Yapay zeka alanındaki gelişmelere de değinen Aras, enerji talebindeki hızlı yükselişin teknoloji alanındaki rekabeti jeopolitik bir boyuta taşıdığını söyledi.

Türkiye için fırsat penceresi

Türkiye'nin yeni küresel düzende üstleneceği rolün NATO'nun dönüşümü açısından da önem taşıdığını belirten Aras, iklim kaynaklı risklerin önümüzdeki dönemde dünya ekonomisini şekillendiren temel faktörlerden biri olacağını dile getirdi.

Ekonomik büyümenin kalkınmaya dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Aras, Türkiye'nin önünde önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Coğrafi konumun, üretim kapasitesinin ve ekonomik çeşitliliğin Türkiye'nin en güçlü avantajları olduğunu belirten Aras, yeni kalkınma hikayesinin daha yüksek verimlilik ve daha dayanıklı bir ekonomik yapı üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin Avrupa merkezli üretim "Made in Europe" yaklaşımının doğal bir parçası olması gerektiğini kaydeden Aras, "Dünya yeniden şekillenirken günü kurtarmaya çalışan ülkeler kaybedecek" dedi.

Aras, Türkiye'nin yeni dönemin üretim, teknoloji ve enerji mimarisinde güçlü bir yer edinmesinin önemine işaret ederek, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler