Osmanlı Arşivi'nde yapılan araştırmalar, Erzurum'un askeri tarihine ışık tutacak yeni belgeleri gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Araştırmacı Taner Özdemir'in Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi'nde tespit ettiği 27 Mart 1335 (27 Mart 1919) tarihli resmi belge, bugüne kadar hakkında çok az bilgi bulunan Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanı Şehzade Miralay Cemaleddin Efendini yeniden gündeme taşıdı.
Belgede, Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanı Şehzade Miralay Cemaleddin Efendi'nin izinli olarak İstanbul'a gittiği açıkça kayıt altına alınıyor. İlk bakışta sıradan bir izin işlemi gibi görünen söz konusu evrak, Osmanlı Devleti'nin son dönem askeri teşkilatı ve Erzurum'un stratejik konumu hakkında önemli ipuçları veriyor. Araştırmacı Taner Özdemir; 1919 yılının, Osmanlı Devleti için en kritik dönemlerden birisi olduğunu ifade ederek, "Mondros Mütarekesi'nin ardından Anadolu'nun birçok bölgesi işgal tehdidi altındaydı. Doğu Anadolu'nun kilidi konumundaki Erzurum ise askeri ve siyasi gelişmelerin merkezinde bulunuyordu. Böyle bir süreçte şehrin en önemli askeri makamlarından birini yürüten kumandanın izinli olarak İstanbul'a gitmesi, dönemin resmi kayıtlarına geçirilmiş dikkat çekici bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
Osmanlı Devleti'nin doğudaki en önemli savunma merkezi
Şehzade Miralay Cemaleddin Efendi, Osmanlı Hanedanı mensubu olmasının yanı sıra askeri kariyerinde Miralay (Albay) rütbesine kadar yükselmiş bir komutandı. I. Dünya Savaşı sırasında özellikle Galiçya Cephesi'nde görev yaptığı, disiplinli kişiliği ve askeri başarılarıyla tanındığı biliniyor. Savaşın ardından Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanlığı görevine getirilen Cemaleddin Efendi, Osmanlı Devleti'nin doğudaki en önemli savunma merkezlerinden birinin sorumluluğunu üstlendi. Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanlığı, yalnızca bir garnizon komutanlığı değildi. Şehri çevreleyen Aziziye, Mecidiye, Topdağı ve diğer tabyaların idaresi, savunma planlarının hazırlanması, tahkimatın korunması, mühimmat depolarının güvenliği ve askeri birliklerin sevk ve idaresi bu makam tarafından yürütülüyordu. Bu nedenle kumandanın şehirden geçici olarak ayrılması bile resmi yazışmalarla kayıt altına alınıyor ve ilgili makamlar bilgilendiriliyordu.
Milli Mücadele'nin başlangıcı arasında bir köprü
Şehzade Cemaleddin Efendi'nin adı, aynı yıl kurulan Rumeli Heyet-i Nasihası ile de anılmaktadır. Bazı tarihi çalışmalar ve hatıratlar, onun Milli Mücadele'nin ilk günlerinde Anadolu'ya geçerek Ankara Hükümeti saflarında yer almayı düşündüğünü, dönemin önemli komutanlarının da kendisinden takdirle söz ettiğini aktarmaktadır. Bu yönüyle Cemaleddin Efendi, Osmanlı Devleti'nin son yılları ile Milli Mücadele'nin başlangıcı arasında köprü kuran dikkat çekici askeri şahsiyetlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Araştırmacı Taner Özdemir, ulaştığı belgenin yalnızca bir izin kaydı olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Arşivlerde bazen tek sayfalık bir belge, unutulmuş bir ismi yeniden tarih sahnesine çıkarabiliyor. Cemaleddin Efendi'ye ait bu evrak, hem Erzurum Müstahkem Mevki Kumandanlığı'nın işleyişini hem de Osmanlı'nın son dönem askeri yönetimini anlamamız açısından önemli bir kaynaktır. Aynı dosya grubunda yapılacak yeni araştırmalarla Cemaleddin Efendi'nin görev süresi, faaliyetleri ve Milli Mücadele'nin ilk aylarındaki rolüne ilişkin yeni belgelere ulaşılabileceğini düşünüyorum."
"Yalnızca bir izin yazışmasını değil"
Taner Özdemir, Erzurum'a ilişkin Osmanlı arşiv belgeleri üzerindeki çalışmalarını sürdürdüğünü, her yeni belgenin şehrin askeri ve idari tarihine ait bilinmeyen ayrıntıları ortaya çıkardığını ifade etti. Bugün Osmanlı Arşivi'nden çıkan bu tek sayfalık belge, yalnızca bir izin yazışmasını değil, tarih sayfalarında gölgede kalmış bir komutanı yeniden hatırlatıyor. Erzurum'un savunmasından sorumlu en önemli isimlerden biri olan Şehzade Miralay Cemaleddin Efendi, bu belge sayesinde yeniden araştırılmayı bekleyen tarihi şahsiyetler arasındaki yerini alıyor.