TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı verileriyle birlikte yılın ilk yarısına ait enflasyon tablosu netleşirken, yıl sonu hedeflerinin ne kadar gerçekçi olduğu tartışılmaya başlandı. Tüketici fiyatlarının ilk altı ayda yüzde 17,76, yıllık bazda ise yüzde 32,11 artmasının ardından gözler yılın ikinci yarısına çevrildi.
Ekonomim gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü köşesinde ekonomi yönetiminin hedeflerini ve akaryakıt fiyatlarında beklenen tehlikeyi mercek altına aldı.
"YÜZDE 25 HEDEFİ ÇOK UZAK, TÜRKİYE YÜZDE 1'İN ALTINDA KALAMAZ"
Ekonomi yönetiminin yıl sonu için işaret ettiği "yüzde 20'lerin ortası" (Merkez Bankası'nın yüzde 24-26 bandı) hedefini değerlendiren Aktaş, bu beklentinin matematiksel olarak zorluğuna dikkat çekti. Yılın ilk yarısındaki yüzde 17,76’lık gerçekleşmenin ardından yıl sonu hedefinin tutması için ikinci altı ayda sadece yüzde 6’lık bir enflasyon marjı kaldığını belirten Aktaş, "Türkiye aylık bazda yüzde 1’in altında kalamaz, gerçekçi olmak lazım. Bu bir ay olur, iki ay olur ama altı ayın tümünü kapsayacak şekilde olmaz" ifadelerini kullandı.

SON 4 YILIN ORTALAMASI "YÜZDE 34" DİYOR
Enflasyonun mevsimsel etkenlere ve dönemlere bağlı bir döngüsü olduğunu vurgulayan usta yazar, 2022-2025 yıllarının verilerini baz alarak bir projeksiyon hazırladı. Son dört yılın istatistiklerine göre, ilk altı aylık enflasyonun yıllık toplama oranının yüzde 56,67 olduğunu belirten Aktaş, şu çarpıcı hesabı paylaştı. Aktaş, "Bu yılın ilk yarısındaki yüzde 17,76’nın da yıllık toplamda aynı payı alacağını varsayarsak, ikinci yarı için yüzde 13,58’lik bir artış kalıyor. Bu da bize 2026'nın bütünü için yüzde 33,75'lik bir oran veriyor. Yani yılın tümünde enflasyonun yüzde 34'e yaklaşması şaşırtıcı olmayacak" dedi.
AKARYAKITTA İNDİRİM UMUTLARI SUYA DÜŞTÜ
Enflasyonu frenlemesi umut edilen akaryakıt fiyatlarıyla ilgili de kötü haberi veren Aktaş, "eşel mobil" sisteminde yapılan kritik değişikliği yazısına taşıdı. Düzenlemeye göre, fiyat düşüşlerinin artık doğrudan pompaya yansımayacağını belirten Aktaş, sistemin yeni işleyişini şöyle anlattı:
"Eskiden indirimlerin yüzde 25'i pompaya yansırken, artık indirimlerin tamamı devletin eksik tahsil ettiği ÖTV'yi (Özel Tüketim Vergisi) tamamlamak için kullanılacak. 2 Temmuz itibarıyla litre başına eksik ÖTV tutarı; benzinde 7,57 TL, motorinde 7,31 TL ve otogazda 10,96 TL seviyesinde. Küresel piyasalarda petrol ucuzlasa bile, bu tutarlara kadar olan indirimler vatandaşın cebine yansımayacak. Temmuz ayında olası zamların yüzde 50'si, Ağustos ve Eylül'de ise yüzde 75'i pompaya yansıtılacak. Ekim ayında ise eşel mobil sistemi tamamen devreden çıkacak."
Aktaş, akaryakıt cephesindeki bu tablonun yılın ikinci yarısında genel fiyat düzeyinde yaşanması beklenen yavaşlama umutlarını büyük ölçüde boşa çıkardığının altını çizdi.