Özgür Özel ve ekibinin CHP'yi bölerek yeni parti kurma çalışmalarını sürdürdüğü sıralarda CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca'dan dikkat çeken bir paylaşım geldi. Karaca paylaşımıyla partisinde kalacağını belirtti. Ek olarak CHP'nin bir kültür üzerinde yükseldiğini vurgularken "İnanıyorum ki Cumhuriyet’in kurucu partisini, onu kuran değerlere yeniden yaklaştırmak için mücadele etmek, onu terk etmekten daha onurlu bir yoldur." ifadelerini kullandı.
Karaca'nın paylaşımı tam olarak şu şekilde:
"Ben CHP’de kalacağım. Çünkü siyasete tabela için girmedim. Cumhuriyet fikrine inandığım için siyasete girdim. CHP benim için sadece bir parti değil. Bir tarihsel hafızadır, siyasal okuldur ve Cumhuriyet’in en önemli miraslarından biridir. Bu mirasın içinde Atatürk var. İnönü var. Ecevit var. Altı Ok var. Kuvâ-yi Milliye ruhu var.
'BENİM SADAKATİM CHP'NİN KURUCU İLKELERİNEDİR'
"Benim ilk sadakatim Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu ilkelerinedir. Laikliğedir. Hukuk devletinedir. Sosyal adaletedir. Emeğedir. Yani bir bütün olarak Cumhuriyet’tedir. Çünkü kurumlar kişilerden büyüktür. İlkeler liderlerden büyüktür. Cumhuriyet şahıslardan büyüktür. Ben de tam bunu savunuyorum. Çünkü siyaset, bir kişiye ömür boyu bağlılık yemini etmek değildir. Siyaset, ilkeye bağlı kalabilme cesaretidir.
"Bugün Türkiye’de çok tehlikeli bir şey oluyor. İnsanlar bir fikri savunmayı ihanet sanıyor. Eleştirmeyi düşmanlık sanıyor. Vefayı biatla karıştırıyor. Oysa vefa ile biat arasında dağlar kadar fark var. Vefa, bir insanın geçmişte yaptığı iyilikleri inkâr etmemektir. Biat ise bugün yaptığı her şeyi doğru kabul etmektir. Ben vefayı savunurum. Biatı reddederim. Yanlış yapan insanlar olabilir. Eksik kalan yöneticiler olabilir. Birbirini yıpratan kadrolar olabilir. Ama bütün bunlar CHP’nin kendisinden daha büyük ve daha önemli değildir.
'BEN CHP'YE RAHAT ZAMANLARIN ÜYESİ OLMAK İÇİN GİRMEDİM'
"Bana, 'Bu kadar kriz yaşandı. Neden gitmiyorsun? Neden hâlâ CHP’desin?' diye soranlara cevabım da budur. Çünkü ben CHP’ye rahat zamanların üyesi olmak için girmedim. Bir parti en çok kriz anında terk ediliyorsa, orada aidiyet değil, yalnızca çıkar ortaklığı vardır. Benim siyaset anlayışım bunun tam tersidir. Kolay olan gitmektir. Zor olan kalıp mücadele etmektir. Evet, tarih hatırlar. Doğrudur… Ama fırtına çıktığında gemiden ilk atlayanları değil, gemiyi limana ulaştırmaya çalışanları hatırlar.
"Bugün burada kalmayı tercih etmem, yaşanan her şeyi doğru bulduğum anlamına da gelmez. Tam tersine; yanlış gördüğümü söylemenin, dışarıdan slogan atmaktan daha ağır bir sorumluluk olduğuna inanıyorum. Bence bugün yeniden bulmamamız gereken şey yönümüzdür. Ve yönü kişiler göstermez. İlkeler gösterir. Ben CHP’de kişiler için kalmıyorum. Ben CHP’de Cumhuriyet’in kurucu hafızası için kalıyorum. Çünkü bu parti, bir genel başkanın kariyerinden de bir yönetimin ömründen de büyüktür.
'PARTİLER TEMSİL ETTİKLERİ AHLAKİ VE TARİHSEL İDDİALARLA YAŞAR'
"Ben CHP’yi savunurken, CHP’nin kuruluş iddiasını savunuyorum. Çünkü partiler tabelalarıyla yaşamaz. Partiler temsil ettikleri ahlaki ve tarihsel iddialarla yaşar. O iddia kaybolursa yeni bir tabela kurmak hiçbir şeyi değiştirmez. Eğer her kriz yaşayan insan evini terk ederse, sonunda döneceği bir evi kalmaz ki.
"Ben evimi yıkmak için burada değilim. Ben evimi onarmak için buradayım. İnanıyorum ki Cumhuriyet’in kurucu partisini, onu kuran değerlere yeniden yaklaştırmak için mücadele etmek, onu terk etmekten daha onurlu bir yoldur. Ben bunu seçiyorum."