İngiltere Savunma Bakanı John Healey’nin Perşembe günü görevinden istifa etmesi uzun süredir bekleniyordu, ancak nihai ayrılış süreci oldukça hızlı gelişti.
Bu durum, halihazırda siyasi olarak zayıflamış olan Başbakan Keir Starmer’ı, kritik NATO zirvesine bir aydan az bir süre kala savunma stratejisiz bıraktı.
Üstelik istifa, Donald Trump’ın İran’a yönelik bombardımanları yeniden başlatma tehdidinde bulunduğu ve askeri harcamalar konusundaki tartışmaların çözülemediği bir döneme denk geldi.
The Guardian'ın haberine göreİngiltere Başbakanlık Ofisi Savunma Yatırım Planı (Dip) kapsamında büyük projeleri fonlamak amacıyla Savunma Bakanlığına ne kadar ek bütçe vermeye hazır olduğunu Pazartesi günü nihayet Healey’ye iletti. Bakanlığın bu programları arasında, nükleer caydırıcılık sistemi Trident’in yerine geçecek 41 milyar sterlinlik Dreadnought denizaltı projesi ve gelecekte Ukrayna tarzı olası bir savaşa hazırlık için yapılması planlanan insansız hava aracı (İHA) yatırımları yer alıyordu.
Bu yatırım planı aynı zamanda, Starmer’ın bir yıl önce kabul ettiği NATO hedefine ulaşma noktasında İngiltere için hayati bir unsur taşıyordu.
Söz konusu hedef, savunma harcamalarının GSYİH’ye (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) oranını 2027’deki yüzde 2,6 seviyesinden 2035 yılına kadar yüzde 3,5’e çıkarmayı ve reel olarak yaklaşık 30 milyar sterlinlik bir artış sağlamayı öngörüyordu.
Büyük sözlere karşılık minik bütçe
Yatırım planı kapsamındaki bazı projeler diplomatik açıdan da büyük bir önem arz ediyordu. Bunların başında Avustralya ve ABD ile birlikte yürütülen AUKUS nükleer enerjili denizaltı geliştirme programı geliyordu. Savunma Bakanlığı ile Hazine arasında perde arkasında aylardır süren pazarlıklar yaşanmıştı ancak nihai analizde Healey büyük bir hayal kırıklığına uğradı.
Başbakan Starmer Şubat ayında İngiltere’nin savunma harcamalarında "daha hızlı hareket etmesi gerektiğini" söylemiş olsa da, Healey’ye teklif ettiği tek şey 2030 yılına kadar ek 2 milyar sterlin, yani GSYİH’nin sadece yüzde 0,08’ine denk gelen bir artış oldu.
Starmer’ın NATO’ya, Trump’a ve önemli müttefiklerine verdiği bir dizi savunma sözüne rağmen bu miktar Healey’ye son derece önemsiz göründü.
Pazar günü İngiltere, Fransa ve Almanya, Starmer’ın Başbakanlık Ofisinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile kucaklaştığı ziyaretin ardından Ukrayna’nın "kararlılıkla arkasında duracaklarını" yeniden ilan etmişlerdi.
Başbakan ayrıca, kalıcı bir ateşkes sağlanması durumunda İngiltere’nin Fransa ile birlikte Ukrayna’ya uluslararası barış gücü konuşlandırılmasına öncülük edeceğine dair söz vermişti. Her iki ülke, İran savaşının sona ermesi halinde Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir güce liderlik etmeyi de teklif etmişti. Oysa İngiltere’nin Mart ayında Güney Kıbrıs’a tek bir muhrip olan HMS Dragon’u göndermesi bile üç hafta sürmüştü.
Healey, Starmer’a yazdığı istifa mektubunda bütçe konusunun altını kalın çizgilerle çizerek, "Savunma Yatırım Planı (Dip) için sunduğunuz mali paket, savunmanın ve ülkenin ihtiyaç duyduğunun çok gerisindedir" ifadelerini kullandı.
Healey ayrıca Starmer’a, bu durumun Başbakan’ın bir yıl önce NATO’ya verdiği taahhüdü ihlal etmek anlamına geleceğini, çünkü hedefe ulaşmak için yeterli zaman bırakmadığını iletti.
Savunmada 18 milyar sterlinlik kara delik
İngiltere'nin eski Moskova Askeri Ataşesi John Foreman, Healey’nin istifa zamanlamasının bundan daha kötü olamayacağını savundu.
Foreman, "Ankara’daki NATO zirvesine bir aydan az bir süre kaldı ve İngiltere savunma taahhütlerini nasıl yerine getireceğine henüz karar verebilmiş değil. Starmer şimdi Trump’a ne diyecek?" değerlendirmesinde bulundu.
The Guardian'a göre bu kriz uzun süredir aslında geliyorum diyordu.
Savunma Bakanlığı, 2022 yılından bu yana maliyetleri düzgün bir şekilde hesaplanmış bir savunma teçhizat planı ortaya koyamadı. O dönemde maliyetler bütçeyi 16,9 milyar sterlin aşmış ve bu durum "kara delik" olarak adlandırılmıştı.
O zamandan beri jeopolitik ortam daha belirsiz hale geldi ve savunma harcamalarının artırılmasına yönelik argümanlar daha da netleşti.
Buna rağmen İşçi Partisi hükümeti, geçen yıl genel bir savunma incelemesi yayımlamayı tercih etti ve asıl yapılması gereken muhasebe çalışmasına ancak bu incelemenin ardından yönelebildi. Bu çalışma, yılın başında fon açığının tam 28 milyar sterlin olduğunu ortaya çıkardı.
Açık daha sonra 18 milyar sterline düşürüldü fakat İngiltere Maliye Bakanlığı bu miktarın sadece 13,5 milyar sterlinini karşılamaya yanaştı.