Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İsrail'in Gazze ve Lübnan'da yürüttüğü soykırım saldırılarına karşı sert tepki gösteren Erdoğan, İsrail'e tarihi ikazlarda bulundu. İsrail'in kural tanımaz adımlarının Türkiye'yi tehdit eder boyuta ulaştığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin güvenliğinin Halep ve Şam'dan başladığının altını çizdi.
Erdoğan: Buna asla müsaade etmeyeceğiz
Türkiye'yi hedef alan tehditlere boyun eğilmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, kardeş ülkelere yönelik hiçbir saldırıya göz yumulmayacağını belirterek, "Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz." dedi.
Netanyahu'dan skandal paylaşım
Erdoğan'ın çıkışının ardından İsrail'in Başbakanı Netanyahu sosyal medya üzerinden Erdoğan'ı hedef aldı.
Terör örgütü PKK'ya karşı girilen mücadeleyi "Kürt soykırımı" olarak niteleyen Netanyahu, Gazze'de işledikleri insanlık suçunu görmezden gelerek, "Dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Devleti ve IDF, Orta Doğu'yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran ve vekilleri aleyhine güçlü eylemlerini sürdürecektir. Erdoğan, İsrail Devleti'ne ahlak dersi verebilecek son kişidir." şeklinde skandal ifadeler kullandı.
Burhanettin Duran'dan Netanyahu'ya tepki: Tam anlamıyla hadsizlik
Netanyahu'ya Türkiye'den yanıt gecikmedi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Gazze'de ve Batı Şeria'da on yıllardır on binlerce sivili katleden, çocukları açlığa mahkûm eden, şehirleri yerle bir eden, uluslararası hukuku hiçe sayan, utanç ve ahlaksızlık dolu sicile sahip bir yönetimin ve yöneticinin Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir." ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti:
"Gazze'de soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılananların, insanlığın vicdanı olan Türkiye'ye çamur atmaya çalışması, mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hadsizce hedef alması, tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir. İftira ve propaganda, gerçekleri değiştiremez. İnsanlık vicdanında mahkum olmuş bir zihniyetin iftiraları ne Türkiye'nin duruşunu ne de hakikati değiştirebilir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye, mazlumların sesi olmaya, hakikati savunmaya, zalimin karşısında durmaya devam edecektir."
Bakan Gürlek: Netanyahu'nun hadsiz sözleri yok hükmündedir
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
"Gazze'de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran, insanlığın ortak vicdanında mahkum olmuş Binyamin Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz sözleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu'nun, insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanı'mızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır."
Erdoğan'ın, Filistin halkının haklı davasını, mazlumların hukukunu ve insanlığın vicdanını en güçlü şekilde savunduğunu vurgulayan Gürlek, buna karşılık Gazze'de yaşananlar karşısında susanların tarihin karanlık sayfalarına yazılacağını ifade etti.
Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesinin işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde vereceğinin altını çizen Akın Gürlek, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de hukuk, adalet ve insanlık adına en güçlü sesi yükseltmeye devam edeceğini belirtti.
Dışişleri Bakanlığı: "Soykırım uzmanı Netanyahu"
Dışişleri Bakanlığı, Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamların, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibaret olduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez. Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz. Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz."