Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), gece yarısı makroihtiyati çerçeveye ilişkin yeni düzenleme açıkladı. TCMB’den yapılan duyuruda, makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla sadeleşme adımları atılmasına karar verildiği bildirildi.
Düzenlemeyle döviz cinsi mevduat ve katılım fonlarına ilişkin zorunlu karşılık uygulamasında iki önemli değişiklik yapıldı.
TL CİNSİNDEN İLAVE ZORUNLU KARŞILIK KALDIRILDI
Merkez Bankası, 2023 yılında yürürlüğe alınan ve mevcut durumda yüzde 2,5 oranında uygulanan döviz cinsinden mevduat ve katılım fonu için Türk lirası cinsinden ilave zorunlu karşılık tesisi uygulamasını yürürlükten kaldırdı.
Bu adım, bankaların döviz mevduat için ayrıca Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık tesis etme yükümlülüğünün sona ermesi anlamına geliyor.
TCMB, bu kararı makroihtiyati çerçevede sadeleşme adımı olarak duyurdu.
YABANCI PARA MEVDUATTA ORANLAR 2 PUAN ARTIRILDI
Merkez Bankası, aynı duyuruda yabancı para mevduat ve katılım fonlarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarını da artırdı.
Buna göre vadesiz ve 1 aya kadar vadeli yabancı para mevduat/katılım fonu için zorunlu karşılık oranı yüzde 30’dan yüzde 32’ye çıkarıldı.
Daha uzun vadeli yabancı para mevduat/katılım fonu için uygulanan oran ise yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltildi.
YENİ ORANLAR 17 TEMMUZ’DA UYGULANACAK
TCMB duyurusuna göre yeni oranlar üzerinden zorunlu karşılık tesisi 17 Temmuz 2026 tarihinde yapılacak.
Bu tarih itibarıyla bankalar, yabancı para mevduat ve katılım fonları için artırılan oranlar üzerinden Merkez Bankası nezdinde zorunlu karşılık ayıracak.
KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
Zorunlu karşılık, bankaların topladıkları mevduatın belirli bir bölümünü Merkez Bankası nezdinde tutması anlamına geliyor.
Bu oran artırıldığında bankaların ilgili mevduat türü üzerinden kullanabilecekleri kaynak azalıyor. Bu nedenle yabancı para mevduat için zorunlu karşılık oranının artırılması, döviz likiditesini sıkılaştırıcı bir adım olarak değerlendiriliyor.
Buna karşılık TL cinsinden ilave zorunlu karşılık uygulamasının kaldırılması, sistemin sadeleştirilmesi ve bankaların yükümlülük yapısının daha anlaşılır hale getirilmesi açısından önemli görülüyor.
DÖVİZ MEVDUATA MALİYET ARTIYOR
Yabancı para mevduat ve katılım fonlarında zorunlu karşılık oranlarının 2 puan artırılması, bankaların döviz mevduat toplama maliyetlerini etkileyebilecek bir karar olarak öne çıkıyor.
Bankalar, döviz mevduatın daha yüksek bir bölümünü Merkez Bankası’nda karşılık olarak tutacağı için bu kaynakların krediye ya da diğer finansal işlemlere yönlendirilme alanı daralacak.
Bu yönüyle karar, döviz mevduatın bankacılık sistemi içindeki maliyetini artırırken, Türk lirası mevduatı destekleyen politika çerçevesiyle de uyumlu bir adım olarak okunuyor.
TL’YE GEÇİŞ POLİTİKASI KORUNUYOR
Merkez Bankası son dönemde Türk lirası mevduatın payını artırmayı, döviz mevduatın sistem içindeki ağırlığını azaltmayı ve parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmeyi hedefleyen adımlar atıyor.
Son düzenleme de bu çerçevede değerlendiriliyor.
TCMB, bir yandan döviz mevduat için uygulanan karmaşık ilave TL zorunlu karşılık uygulamasını kaldırırken, diğer yandan doğrudan yabancı para mevduat zorunlu karşılık oranlarını artırarak döviz mevduat üzerinde sıkılaştırıcı etki oluşturuyor.
MAKROİHTİYATİ SADELEŞME MESAJI
Duyuruda özellikle “sadeleşme adımları” vurgusu yapılması dikkat çekti.
Ekonomi yönetimi, son dönemde makroihtiyati çerçevede karmaşıklaşan uygulamaları sadeleştirme mesajı veriyor.
Bu kapsamda bazı ilave yükümlülükler kaldırılırken, daha doğrudan ve anlaşılır araçlarla parasal aktarımın desteklenmesi hedefleniyor.
PİYASANIN ODAĞI BANKACILIK ETKİSİNDE OLACAK
Kararın ardından piyasada gözler bankacılık sektörüne çevrilecek.
Döviz mevduat tarafında zorunlu karşılık oranlarının artırılması, bankaların yabancı para likidite yönetimi ve mevduat fiyatlaması üzerinde etkili olabilir.
Özellikle kısa vadeli yabancı para mevduatlarda oranların yüzde 32’ye çıkarılması, bankaların bu alandaki maliyet hesabını yeniden yapmasına neden olacak.
İKİ YÖNLÜ MESAJ
TCMB’nin düzenlemesi iki yönlü mesaj taşıyor.
Birinci mesaj, makroihtiyati çerçevede sadeleşme ve karmaşık ek uygulamaların azaltılması.
İkinci mesaj ise döviz mevduat üzerindeki sıkılaştırıcı duruşun korunması.
Bu nedenle karar, yalnızca teknik bir zorunlu karşılık düzenlemesi değil, aynı zamanda Merkez Bankası’nın TL’yi destekleyen para politikası duruşunu sürdürdüğünün işareti olarak yorumlanıyor.