ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, önceki gün, ABD-İran anlaşmasını tanımadığını ve Lübnan’daki işgalini sürdüreceğini ifade eden İsrailli bakanlar hakkında sert açıklamalarda bulundu.
‘HER PROBLEMDE İNSAN ÖLDÜREMEZSİNİZ’
Vance, “Netanyahu kabinesinden bazı kişilerin anlaşmaya saldırdıklarını ve Başkan Trump'a çok kişisel bir şekilde saldırdıklarını görüyoruz. Birincisi, Donald Trump şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır. Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada arda kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım. İkincisi de son üç ayda, vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmelidir” ifadelerini kullandı.
Vance, bunun ardından yayınlanan bir mülakatında da İsrail’e, “9 milyonluk bir ülkesiniz. Yaşadığınız her güvenlik sorunundan insanları öldürerek kurtulamazsınız” sözleriyle seslendi.
‘BÜTÜN LÜBNAN YANMALI’
İsrail’den bu sözlere tepki gecikmedi. Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar, “Bizim ABD'ye sağladığımız istihbarat, sayısız Amerikan vatandaşının hayatını kurtardı” yanıtını verdi. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise X hesabından Vance’i etiketlediği paylaşımında, “Önerimiz şu: 21. yüzyılın Nazileriyle mücadele etmek, tıpkı ABD’nin 20. yüzyılda yaptığı gibi” dedi.
Gvir, ayrıca, “Bütün Lübnan yanmalı. İsrailli annelerin her bir gözyaşı için, bin Lübnanlı anne ağlamalı” cümlelerini kullandı. İsrail, Lübnan Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, ABD-İran anlaşmasının hilafına, önceki geceyarısı ülkenin güneyini bombaladı. En az 18 kişinin yaşamını yitirdiği duyuruldu. Öte yandan Reuters, İsrail ile Hizbullah’ın dün saat 16.00’dan itibaren ateşkes konusunda anlaştığını bildirdi.
‘VANCE SAVAŞA KARŞIYDI’
Amerikan siyasetini yakından takip eden hukukçu Yunus Emre Erdölen, bu açıklamalar üzerinden ABD-İsrail ilişkilerinin geleceğini Cumhuriyet’e analiz etti. Önce Vance’in sözlerini değerlendiren Erdölen, “Vance, Amerika'da ulusalcı dediğimiz, daha İsrail karşısında konumlanan ve bu savaşa en başından beri karşı çıkan Trumpçılardan biri. Bu yüzden bu söylem şaşırtıcı değil. Barış anlaşmasının ön anlaşması imzalanır imzalanmaz bu çıkışı yaptı. ‘Ben haklıydım, bu savaş boşunaydı ve İsrail bizi durduk yere bir savaşa sürükledi’ çıkışında bulundu” dedi.
İKİ NUMARA VURGUSU
Öte yandan bu konuşmayı Amerika’nın iki numarasının yapmış olmasının çok kritik olduğunun altını çizen Erdölen, “Böyle bir konuşma Amerika'da daha önce hiçbir üst düzey yetkili tarafından yapılmamış, çok tarihi bir konuşma. Yani bunu hiç kimse tahmin edemezdi. Ve şunu unutmayın: İsrail lobisinin bugüne kadar en çok yatırım yaptığı insanlar, en çok bağış yaptığı insanlar bu konuşmayı yapıyor. Bu çok acayip bir dönüşüm. Şu anda İsrail açısından çok büyük bir hezimet yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
‘SİSTEMATİK DEĞİŞİM’
Gelinen noktayı “Sistematik bir değişimin ilk günleri” şeklinde tanımlayan Erdölen, “İsrail zaten Amerika kamuoyunda demokratları tamamen kaybetti. Demokrat seçmenin yüzde 90'ı İsrail karşıtı. Cumhuriyetçi gençlerin çoğunluğu da, Charlie Kirk'ün öldürülmesinin ardından, İsrail'i suçlayacak kadar İsrail karşıtına dönüşüyor. Gazze soykırımından beri değişen hava, İran savaşıyla beraber doğrudan Amerikan halkının cebine zarar verince insanlar İsrail'e karşı tepkilerini iyice artırdı. ‘Bizim çocuklarımızı ölüme yolluyorsunuz’ gibi bir yaklaşım oluştu. Trump da, cumhuriyetçiler de bunu görerek İsrail’e destekten geri adım attı” sözlerini sarf etti.
Erdölen, ayrıca, “Amerika bu yıl bağımsızlığının 250. yılını kutluyor, fakat ilk kez, gerçek anlamda İsrail'den de bağımsız olma mücadelesini başlattılar. İsrail bu masadan kaybederek ayrılıyor. Farkındaysanız anlaşmanın ilk maddesinde, ‘İran-ABD ve müttefikleri çatışmayı durduracak’ deniyor. İsrail'in imzası yok, İsrail'in anlaşma metninden haberi yok. İsrail’e tebliğ edildi bu anlaşma. İsrail’e, ‘Al bunu uygula’ dendi. Amerika İsrail’e egemen bir ülke gibi davranmadı, 51. eyalet gibi davrandı. Bu çok ilginç bir şey” dedi.
‘İSRAİL FARKLI FORMÜLLER ARIYOR’
Erdölen, İsrail’in ABD kamuoyunda zayıflayan itibarına karşı farklı formüller aradığını da kaydederek, “Mesela şu anda bir seçim sürecindeyiz. İsrail lobisinin para verdiği aday kaybettiği için, İsrail lobisi, sahte Filistinci adaylara bağış yaparak Filistin yanlısı seçmenleri bölmeye çalışıyor. Yani aslında kendisinin seçim kaybettirdiğini bildiği için, kazanmasını istemediği isimlere bağış yapıyor ki seçimi kaybetsin. İsrail uzun süredir bu savaşı kaybettiği için TikTok'u İsrail'i destekleyen aileler almak zorunda kalıyor. Halkın düşüncesi o kadar İsrail’in karşısında ki medyayı bile tekelleştirmeye çalışıyorlar. Buna rağmen işe yaramıyor” cümlelerini kullandı.