Ana içeriğe geç

İltica talebi reddedilen Barış Helvacı ölüm orucuna başladı

Siyasi nedenlerle Hollanda’ya iltica eden ve Barış Helvacı, Türkiye’ye geri gönderilmek istenmesine karşı kampta ölüm orucuna başladığını duyurdu

İltica talebi reddedilen Barış Helvacı ölüm orucuna başladı
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek- Hollanda’da iltica talebinde bulunan ve bu talebi reddedilen Barış Helvacı adlı genç ölüm orucuna başladığını duyurdu.

Türkiye’de hakkında açılan davalar nedeniyle 2.5 yıl önce Hollanda’ya giden Helvacı, burada iltica talebinde bulunduğunu söyledi. Başvurusunun 915 gün sonra sonuçlandığını ve talebinin reddedildiğini kaydeden Helvacı, Türkiye’ye geri gönderilmek istenmesine karşın bulunduğu kampta ölüm orucuna başladığını söyledi.

915 GÜN SONRA RET KARARI

Sesini duyurmak için ölüm orucuna başladığını dile getiren Helvacı, “Hollanda topraklarında geçirdiğim 915 günlük bekleyiş, benim için sıradan bir dosya numarası değildir. Bir insanın, bir devrimcinin yaşam hakkının nasıl görünmez kılındığının somut bir örneğidir” dedi.

'TÜRKİYE'DE OTORİTERLİK KURUMSALLAŞTI'

Türkiye’de yargının iktidarın sürekliliğini sağlamak için araçsallaştığını ifade eden Helvacı, “Türkiye, bugün yalnızca hukukun evrensel ilkelerinden uzaklaşmış bir ülke değildir; aynı zamanda otoriterliğin kurumsallaştığı, toplumsal muhalefetin sistematik biçimde bastırıldığı ve hukukun iktidarın sürekliliğini sağlamak üzere araçsallaştırıldığı bir rejim haline gelmiştir. Bu dönüşümün en ağır sonuçlarını ise tarihsel olarak devlet şiddetinin hedefi olmuş topluluklar yaşamaktadır. Yargı, halkın adalet talebine değil, siyasal iktidarın bekasına hizmet eden bir aygıt olarak yeniden yapılandırılmış; halkların siyasal temsil hakkı, kültürel varlığı ve demokratik talepleri kriminalize edilmiştir. Bugün Kürtlere, Alevilere ve sosyalistlere yönelik baskı, yalnızca güvenlikçi politikaların bir uzantısı değil, devletin bütün kurumsal mekanizmalarına sinmiş yapısal bir pratik haline gelmiştir” diye konuştu.

'SÜRESİZ ÖLÜM ORUCUNA BAŞLIYORUM'

Türkiye’deki duruma rağmen hakkındaki “risk değerlendirmesinin” teknik bir prosedüre indirgendiğini vurgulayan Helvacı, "Benim için ‘geri dön’ demek, sadece coğrafi bir yere dönmek anlamına gelmez. Bir devrimciye ‘sus’, ‘yok ol’, ‘boyun eğ’ demektir. Bunu kabul etmiyorum. Burada yaşadığım belirsizlik, susturulma ve görmezden gelinme, insan ruhunu kemiren bir karanlığa dönüşmüştür. Bu karanlık sadece bürokratik yavaşlığın sonucu değildir; bir insanın varlığının, iradesinin ve onurunun yok sayılmasıdır. Bu sessizliğe kendi bedenimle cevap vereceğim. Benim için ölüm orucu umutsuzluk değil, tarihin bize bıraktığı en ağır ve aynı zamanda en onurlu direniş biçimidir. Bazen bir devrimci, kelimeler yetersiz kaldığında bedenini bir sese dönüştürür. Bu nedenle 4 Haziran 2026 itibarıyla süresiz bir ölüm orucuna başladığımı ilan ediyorum. Taleplerim dışında hiçbir şekilde geri adım atmayacağımı ve hiçbir tıbbi müdahaleyi kabul etmeyeceğimi açıkça belirtiyorum” ifadelerini kullandı.

YAŞAM HAKKININ GÜVENCE ALTINA ALINMASINI TALEP ETTİ

Helvacı, siyasi gerçeklik ışığında dosyasının adil ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmesi, belirsizlik adı altında sürdürülen psikolojik baskının sona ermesi ve yaşam hakkımın güvence altına alınması taleplerinde bulundu. (MEZOPOTAMA AJANSI)

Kaynağa Git

İlgili Haberler