İstanbul – Hakları için Ankara’da mücadele eden öğretmenlerin 6 günde 4 kez gözaltına alınmasına ve polis müdahalesine karşı İstanbul Bakırköy’de kitlesel bir dayanışma eylemi düzenlendi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin çağrısıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda bir araya gelen kitle, “Ayşe Gürcan komisyonu toplasın, öğretmenlik yaşasın” pankartı açarak taleplerinin karşılanmasını istedi.
Eyleme Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin yanı sıra Eğitim Sen, Eğitim-İş, DİSK Sosyal-İş’inde aralarında olduğu sendika, siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve yurttaş katıldı. Dayanışma eylemine ayrıca EMEP Milletvekili İskender Bayhan ile TİP Milletvekili Sera Kadıgil de destek verdi.
“Öğretmeniz, haklıyız, kazanacağız”
Meydandaki buluşmanın ardından öğretmenler Bakırköy caddelerinde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Mücadele dersini öğretmenler veriyor”, “Öğretmeniz, haklıyız, kazanacağız” sloganları atıldı. Eylem boyunca Ankara’da açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri ve maruz kaldıkları polis müdahaleleri sık sık hatırlatıldı.
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamalarda ilk sözü mülakat mağduru öğretmenler aldı. Burada söz alan mülakat mağduru öğretmen, mülakat sürecinde yaşadıkları mağduriyeti anlattı. İstanbul’da mülakata girdiği için elendiğini belirten öğretmen, 1611 öğretmenin benzer şekilde mağdur edildiğini ifade ederek, “İki yıldır çalmadığımız kapı kalmadı. Milletvekilleri bize haklı olduğumuzu söylüyor ama verilen sözlerin hiçbiri tutulmuyor” dedi.
Mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerinin ortak mücadele yürüttüğünü belirten öğretmen, açlık grevinin sekizinci gününde olduklarını hatırlatarak, Ankara’da yaşanan polis müdahalelerine tepki gösterdi. Müdahaleler sırasında ailelerin, annelerin ve çocukların da bulunduğunu söyleyen öğretmen, “Biz düşman değiliz. Biz sadece öğretmeniz ve hakkımız olanı istiyoruz. Yaşananlar insanca değildi” diye konuştu.
Bayhan: “Direnen öğretmenler kalacak”
EMEP Milletvekili İskender Bayhan da yaptığı konuşmada iktidarın eğitim emekçilerinin taleplerini karşılamak yerine polis müdahalesiyle yanıt verdiğini söyledi.
Bayhan, “Milyarlarca lirayı emperyalistlerin güvenliğine harcayanlar, eğitim emekçilerine gelince kaynak yok diyor. Öğretmenlerin karşısına gazla, copla çıkıyorlar. Milli Eğitim Komisyonu derhal toplanmalıdır. Verilen taban maaş ve eşit işe eşit ücret sözleri tutulmalıdır. Sermayeye hizmet edenler gidecek, direnen öğretmenler kalacak” ifadelerini kullandı.
Kadıgil: “Öğretmenler mücadele dersi veriyor”
TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil de öğretmenlerin yalnız olmadığını vurguladı.
Kadıgil, “Duyun bu sesi. Bu insanlar yalnız değil. Bu insanlar bu toprakların yetiştirdiği öğretmenler. Hakları olanı istiyorlar. Bugün burada öğretmenler mücadele dersi veriyor. Bunu bütün ülkenin görmesi gerekiyor” dedi.
Eğitim sendikalarından dayanışma mesajı
Eğitim Sen ve Eğitim-İş temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin mücadelesinin yanında olduklarını belirtti.
Sendika temsilcileri, öğretmenlerin ağır çalışma koşulları altında seslerini duyurmaya çalıştığını belirterek, bunun karşılığında biber gazı, ters kelepçe, gözaltı ve polis şiddetiyle karşılaştıklarını söyledi. Eğitim emekçilerinin tarihsel mücadele geleneğine dikkat çeken konuşmacılar, öğretmenlerin yalnız olmadığını vurguladı.
Açıklamalarda, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkı geri verilinceye, eşit işe eşit ücret sağlanıncaya, iş güvencesi talepleri karşılanıncaya ve mülakat mağduru öğretmenlerin hakları teslim edilinceye kadar mücadelenin süreceği ifade edildi.
“Hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz”
Konuşmaların ardından Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına ortak basın açıklaması okundu. “Hakkımız Olanı Almadan Gitmeyeceğiz: Ankara Direnişimiz Sürüyor” başlıklı açıklamada, mülakat mağduru ve özel sektör öğretmenlerinin yıllardır verilen sözlerin tutulmasını beklediği belirtilerek Ankara’da sürdürdükleri ortak mücadele anlatıldı.
Açıklamada, 14 Haziran’dan bu yana yaşanan polis müdahaleleri kronolojik olarak sıralandı. Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünden Meclis’e yürümek isterken darbedildiklerini, Kurtuluş Parkı’nda ve TBMM Çankaya Kapısı önünde polis müdahaleleriyle karşılaştıklarını, açlık grevindeki öğretmenlerin dahi biber gazına maruz bırakıldığını ifade etti.
Öğretmenler, taleplerinin yalnızca ekonomik olmadığını vurgulayarak, mücadelelerinin öğretmenlik mesleğinin onuru ve güvenceli çalışma hakkı için sürdürüldüğünü belirtti.
Talepler
Özel sektör öğretmenleri açıklamada şu talepleri sıraladı:
- Gasp edilen taban maaş hakkının geri verilmesi,
- Eğitim iş kolunun kurulması,
- Kamudaki öğretmenlerle eşit özlük haklarının sağlanması,
- Belirsiz süreli sözleşmeyle iş güvencesinin tanınması,
- Düşük ücretli ve güvencesiz çalışma düzenine son verilmesi.
- Mülakat mağduru öğretmenler ise 2023 KPSS sürecinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini isteyerek, hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin atama hakkının iade edilmesini talep etti.
“Bu düzenin adı eğitim değil, sömürü”
Basın açıklamasında, öğretmenlerin aylardır bakanlıklar ve bürokratlarla görüşmeler yaptığı ancak verilen sözlerin tutulmadığı belirtilerek, devletin öğretmenlerin taleplerini karşılamak yerine özel okul patronlarının çıkarlarını koruduğu savunuldu.
Açıklamada, öğretmenlere yönelik polis müdahalelerinin yalnızca eğitim emekçilerine değil, toplumun geleceğine yönelik bir saldırı olduğu ifade edilerek şu çağrı yapıldı:
“Verdiğiniz sözleri tutun. Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve patron derneklerini aynı masaya oturtun. Taleplerimizi yasalaştırın. Öğretmenlerin üzerindeki polis ablukasını, şiddeti ve gözaltıları sonlandırın. Açlık grevindeki arkadaşlarımızın sağlık hakkını güvence altına alın.”