Ana içeriğe geç

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme! 7 saat 32 dakika detayı her şeyi ele verdi! "Pertekli korucu" tutuklandı

Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir tutuklama gerçekleşti. Gizli tanığın işaret ettiği "Pertekli korucu" anlatımının baz kayıtlarıyla örtüştüğünü değerlendiren savcılık, gece boyunca Koçpınar mevkisinde sinyal verdiği tespit edilen korucubaşı Fatih Özmen'in tutuklanmasına karar verildi.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme! 7 saat 32 dakika detayı her şeyi ele verdi! "Pertekli korucu" tutuklandı
tv100
16

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının Gülistan Doku soruşturmasında güvenlik korucusu Fatih Özmen, “kasten öldürmeye yardım” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından tutuklandı. Dosyadaki daraltılmış baz raporuna göre Özmen’in telefonu, Gülistan Doku’nun gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar mevkisinde 5 Ocak gecesi saat 23.11’den 6 Ocak sabahı 06.43’e kadar sabit sinyal verdi. Gizli tanığın “cesedi Şükrü Eroğlu ile Pertekli bir korucunun gömdüğü” yönündeki beyanı, yer altı görüntüleme raporu ve PTS kayıtlarıyla birlikte değerlendirildi. Özmen, Şükrü Eroğlu’nu, Mustafa Türkay Sonel’i ve Umut Altaş’ı tanımadığını savundu; ancak aynı zaman dilimindeki uyumlu baz kayıtlarına “bir diyeceğim yok” karşılığını verdi. Sık sık hat değiştirmesi, görüşmeleri yarıda keserek WhatsApp’a geçmesi ve kritik tarihlerdeki araç hareketlerini hatırlamadığını söylemesi şüpheleri artırdı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada yeni bir tutuklama kararı verildi. Olay tarihinde Tunceli merkezde karma tim komutanı olarak görev yapan ve hâlen Pertek’te korucubaşı olduğu belirtilen Fatih Özmen, savcılık sorgusunun ardından “kasten öldürmeye yardım” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından tutuklandı.

7 SAAT 32 DAKİKALIK KRİTİK SİNYAL

Dosyadaki en çarpıcı tespit, Fatih Özmen’in kullandığı telefon hattının Gülistan Doku’nun gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar bölgesindeki sinyal hareketi oldu. Daraltılmış baz raporuna göre Özmen’in telefonu, 5 Ocak 2020 günü saat 23.11 ile 6 Ocak günü saat 06.43 arasında Koçpınar mevkisinde sabit baz verdi.

Başsavcılık, söz konusu bölgenin gizli tanık tarafından cesedin ilk kez gömüldüğü belirtilen yer ve yakın çevresi olduğunu kaydetti. Yer altı görüntüleme cihazıyla yapılan çalışmada ise aynı alana bir kişinin gömüldüğü ve daha sonra çıkarıldığı yönünde uzman raporu düzenlendiği tutuklama yazısına yansıdı.

GİZLİ TANIĞIN “PERTEKLİ KORUCU” ANLATIMI

Soruşturmada “Şubat” kod adıyla dinlenen gizli tanık, cesedin gömüldüğü sırada dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu ile Pertekli bir korucunun birlikte olduğunu beyan etti. Savcılık ve hâkimlik, Özmen’in olay günü Koçpınar bölgesindeki baz hareketini bu anlatımla birlikte değerlendirdi.

Tutuklama kararında, gizli tanığın sözünü ettiği Pertekli korucunun Fatih Özmen olduğuna yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu belirtildi. Yer altı görüntüleme raporunun da tanık anlatımıyla uyumlu bulunması nedeniyle gizli tanığın beyanına güvenilirlik atfedildi.

“ŞÜKRÜ EROĞLU’NU HAYATIM BOYUNCA GÖRMEDİM” DEMİŞTİ AMA...

Fatih Özmen, savcılık ifadesinde Şükrü Eroğlu’nu tanımadığını, kendisiyle herhangi bir görüşmesi veya buluşması olmadığını söyledi. Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ı da tanımadığını savunan Özmen, bu isimleri yalnızca operasyonlardan sonra medyada duyduğunu belirtti.

Ancak daraltılmış baz raporunda, 5 Ocak günü Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş ve Şükrü Eroğlu’nun Sarısaltuk Köprüsü civarındaki bazlarıyla Özmen’in baz hareketlerinin uyumlu olduğu kaydedildi. Hâkimlik sorgusunda bu durum kendisine hatırlatıldığında Özmen, “Aynı tarihlerde ve aynı saatlerde aynı yerde baz sinyali vermemize bir diyeceğim yoktur.” dedi.

ŞÜKRÜ’NÜN TELEFONU KAPANDI, ÖZMEN’İN HATTI KOÇPINAR’DA SABİT KALDI

Dosyaya göre Şükrü Eroğlu’nun telefonu 5 Ocak saat 22.20’den 6 Ocak saat 07.35’e kadar kapalı ya da kapatılmış durumdaydı. Eroğlu’nun telefonunun kapanmasından hemen önce Tunceli merkezden Sarısaltuk Viyadüğü yönüne hareket ettiği, saat 22.11 sıralarında köprü çevresinde baz verdiği tespit edildi.

Özmen’in hattının ise saat 21.43 sıralarında Tunceli-Elazığ yolu üzerinde, jandarma ile üniversite arasındaki bölgede sinyal verdiği; daha sonra Koçpınar yönüne hareket ederek gece boyunca aynı bölgede sabit kaldığı belirtildi. Savcılık, bu zamanlamanın gizli tanığın cesedin Sarısaltuk çevresinden alınarak Koçpınar’a götürüldüğü iddiasıyla uyumlu olduğunu değerlendirdi.

“O GECE ORADA DEĞİLDİM” DEDİ

Fatih Özmen, daraltılmış baz raporundaki tespitleri kabul etmediğini söyledi. 5 Ocak akşamı Sarısaltuk Viyadüğü’nde bulunmadığını ve Koçpınar’daki bölgede sabaha kadar kalmadığını savundu.

PTS kayıtlarında aynı gün saat 21.46’da Atatürk Viyadüğü çıkışından geçtiği hatırlatılan Özmen, “Nasıl geçtiğimi bilmiyorum. Pertek’e gitmek için çıkmış olabilirim” karşılığını verdi.

Koçpınar’a gitmediğini belirten Özmen’in savunması, teknik kayıtlarla çeliştiği gerekçesiyle hâkimlikçe inandırıcı bulunmadı.

KRİTİK BMW’Yİ KULLANDI, HAREKETLERİ HATIRLAMADI

Fatih Özmen, olay döneminde 23 AAC 941 plakalı gri renkli BMW marka aracı kullandığını kabul etti. Aracın başka bir kişi adına kayıtlı olduğunu, tamamını ödemediği için üzerine almadığını söyledi.

Tanık Mesut Zafer Kılınç, 7 Ocak 2020 tarihinde Sarısaltuk Viyadüğü civarında aracı arızalandığında Özmen’in gri BMW ile yanına geldiğini beyan etti.

Özmen önce böyle bir olayı hatırlamadığını söyledi; daha sonra aracın kendisine ait olduğunu kabul ederek, otomobili zaman zaman jandarmada görevli arkadaşlarına verdiğini ve tanığın yanına onlardan birinin gitmiş olabileceğini savundu.

PTS kayıtlarında BMW’nin 7 Ocak günü saat 10.06’da Tunceli’den çıkıp yalnızca 21 dakika sonra yeniden giriş yaptığı görülmesine rağmen Özmen, bu hareketi de hatırlamadığını belirtti.

19 AYRI HAT KAYDI

Soruşturma kapsamında yapılan incelemede Fatih Özmen’in 2009 ile 2026 yılları arasında yalnızca kendi adına kayıtlı 19 farklı telefon hattı kullandığı tespit edildi. Özmen, sık hat değiştirmesini evlilik dışı ilişkisini eşinden gizlemek istemesiyle açıkladı.

Hâlen kullandığı hattın damadının adına kayıtlı olduğunu söyleyen Özmen, geçmişte kendi adına kayıtlı bazı hatların akıbetini bilmediğini de ifade etti. Bir hattın faturasının gelmeye devam ettiğini ve bu hattın başka biri tarafından kullanılıyor olabileceğini söylemesi, telefon trafiğine ilişkin yeni soru işaretlerine yol açtı.

GÖRÜŞMELERİ YARIDA KESİP WHATSAPP’A GEÇTİ

Teknik takip kayıtlarında Fatih Özmen’in telefon görüşmelerini sık sık yarıda keserek WhatsApp veya internet üzerinden devam ettirdiği belirlendi. Özmen, bu tercihini görüştüğü kişilerin özel konuşmalarının dinlenmesini önlemek ve karşı tarafın rahat konuşmasını sağlamak istemesiyle açıkladı.

Gülistan Doku soruşturması ve soruşturma kapsamında ifade veren bir komutanın konuşulduğu görüşmede de Özmen’in “Hele bir dur, ben seni arayacağım” diyerek normal aramayı sonlandırıp WhatsApp’a geçtiği tespit edildi.

Savcılıkta bu geçişin nedeni sorulduğunda Özmen, “Neden WhatsApp’a geçtiğimi bilmiyorum. Her dakika bir şeyler anlatıyordu, başımı belaya sokacak diye WhatsApp’tan görüşme gereği duydum” dedi.

“BU KADAR YETKİSİ OLMASA DELİL KARARTABİLİR MİYDİ?”

Özmen’in sevgilisi olduğunu söylediği Evrim Korkmaz ile yaptığı görüşmeler de dosyaya girdi. Bir telefon konuşmasında Özmen’in dönemin Valisi Tuncay Sonel’i kastederek, “Bu kadar yetkisi olmasaydı o kadar delil karartabilir miydi?” anlamına gelen sözler kullandığı belirlendi.

Özmen, söz konusu ifadeyi sosyal medyada ve haberlerde gördüklerinden hareketle söylediğini, herhangi bir delil karartma olayına şahsen tanık olmadığını savundu. Tuncay Sonel’i yalnızca vali olarak bildiğini ve kendisiyle hiçbir özel görüşmesi olmadığını belirten Özmen’in, buna rağmen delil karartmaya ilişkin bu kadar kesin bir ifade kullanması dikkat çekti.

“SAVCI SENİ ARAŞTIRIYOR” UYARISI

Korucu Atilla Çeliker’in Fatih Özmen’i arayarak “Seninle hayır olmayan bir konu konuşacağım” dediği ve ardından yüz yüze görüşmek istediği tespit edildi. Özmen, Çeliker’in kendisine Başsavcılığın onu araştırdığını söylediğini kabul etti.

İlk ifadesinde görüşmede Gülistan Doku’nun adının geçmediğini savunan Özmen, müdafisinin açıklamasının ardından, “Aklıma Gülistan Doku geldi. Ağzımdan adı çıktı mı çıkmadı mı hatırlamıyorum” dedi.

Atilla Çeliker ise Özmen’e açıkça Gülistan Doku soruşturmasını yürüten savcının kendisini araştırdığını söylediğini ve Özmen’in “Ben temizim, benim bağlantım yok” karşılığını verdiğini beyan etti. Savcılık, bu iki anlatım arasındaki çelişkiyi Özmen’e sordu ancak Özmen tanığın neden farklı konuştuğunu bilmediğini söyledi.

GİZLİ TANIĞA GÖRE OPERASYON SONRASI PANİKLEDİ

“Duman” kod adlı gizli tanık, Fatih Özmen’in dönemin Valisi Tuncay Sonel’in “özel adamı” olarak bilindiğini öne sürdü. Tanık ayrıca ilk operasyonların ardından Özmen’in dışarıdan fark edilecek ölçüde panik ve tedirgin olduğunu, iki korucuyla iletişimini kestiğini iddia etti.

Özmen ise bu anlatımı reddetti. Söz konusu koruculardan biriyle iletişiminin devam ettiğini, hatta gözaltında olduğu sırada hayvanlarını ona emanet ettiğini söyledi. Tuncay Sonel ile hiçbir hukuku ve irtibatı bulunmadığını savunan Özmen, gizli tanığın neden bu yönde beyanda bulunduğunu bilmediğini belirtti.

KIZINDAN GELEN 139 BİN LİRAYA “KURBAN PARASI” AÇIKLAMASI

MASAK ve banka hareketleri kapsamında Özmen’in hesabına gelen para transferleri de sorgulandı. Çalışmadığını söylediği 22 yaşındaki kızının hesabından kendisine gönderilen 139 bin lirayı “kurban parası” olarak açıkladı.

Özmen, kurbanlık hayvan satışlarından elde edilen paraları kızının hesabına gönderdiğini, ödeme zamanı gelince de bu paranın kendisine geri aktarıldığını savundu. Başka bir korucudan hesabına gelen 25 bin ve 320 bin liralık transferlerin ise miras kalan tarlaların satış bedeli olduğunu söyledi.

HÂKİMLİK, ÖZMEN'İN SAVUNMASINA İTİBAR ETMEDİ

Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği, Fatih Özmen’in savunmasını dosyadaki teknik ve tanık delilleri karşısında çelişkili buldu. Kararda, Özmen’in gizli tanığın sözünü ettiği Pertekli korucu olduğuna yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu belirtildi.

Baz ve PTS kayıtları, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanı birlikte değerlendirilerek Gülistan Doku’nun öldürülmesinden sonra cesedin Şükrü Eroğlu ile Fatih Özmen tarafından Koçpınar’a götürülüp gömüldüğü yönünde kuvvetli suç şüphesine ulaşıldığı kaydedildi.

Delillerin henüz toplanma aşamasında bulunması ve delilleri karartma ihtimali gerekçesiyle adli kontrolün yetersiz kalacağına karar verildi. Fatih Özmen, “kasten öldürmeye yardım” ve “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler