Ana içeriğe geç

The Athletic: Türkiye'nin elenmesinin sebebi Montella'nın tahmin edilebilir sistemi

2026 Dünya Kupası'nda Türkiye, Paraguay'a 1-0 yenilerek turnuvadan elendi. The Athletic'in analizine göre A Milli Takımın elenmesinin arkasında yatan en büyük sebep Montella'nın tahmin edilebilir bir sistemi ve oyun anlayışı olması

The Athletic: Türkiye'nin elenmesinin sebebi Montella'nın tahmin edilebilir sistemi
Gazete Oksijen
16

Paraguay, Matias Galarza’nın hızlı golü sayesinde Türkiye’yi 1-0 mağlup etti. Bu sonuçla Türkiye Dünya Kupası'ndan elendi.

Maçta ayrıca Miguel Almiron, bu turnuva öncesinde yürürlüğe giren yeni bir FIFA kuralı uyarınca, konuşurken ağzını kapattığı için kırmızı kart gören ilk oyuncu oldu.

Alınan bu sonuçla birlikte ABD Milli Takımı D Grubu’nu lider bitirmeyi resmen garantiledi. Paraguay ise Avustralya’nın ardından üçüncü sıraya yerleşti. Grubun son sırasındaki Türkiye, ikili averaj kuralı nedeniyle üzerindeki iki takımı yakalama şansını kaybettiği için elendi.

Paraguay grubun son maçında Avustralya ile karşılaşacak, Türkiye ise ABD’nin rakibi olacak.

Türkiye, Almiron’un kırmızı kart görmesinin ardından baskısını artırdı fakat turnuvadaki kaderini grubun son maçlarına taşıyacak beraberlik golünü bulmayı başaramadı.

The Athletic yazarları Charlotte Harpur ve Aslı Pelit, karşılaşmanın öne çıkan satır başlarını analiz etti…

Almiron neden kırmızı kart gördü?

(Charlotte Harpur)

İlk yarının uzatma dakikalarında Türkiye’den İsmail Yüksek ile Paraguaylı forvet Isidro Pitta arasındaki ikili mücadelenin ardından Pitta bacağını tutarak yerde kaldı. Her iki takım oyuncuları arasında yaşanan itiş kakışın ardından maçın hakemi Iván Arcides Barton Cisneros, olası bir kırmızı kart incelemesi için VAR monitörüne çağrıldı.

Hakeme, Paraguaylı Miguel Almiron’un eliyle ağzını kapattığı görüntüler izletildi. Kanıtı gören hakem, Almiron’a doğrudan kırmızı kartını çıkardı.

FIFA’nın bu Dünya Kupası için getirdiği ve mevcut duruma göre başka hiçbir turnuvada uygulanmayacak olan yeni kural; gerginlik ve tartışma anlarında bir oyuncunun ağzını kapatmasını kırmızı kartlık bir ihlal olarak kabul ediyor.

Kamuoyunda "Vini yasası" olarak bilinen bu kural, Real Madridli Vinicius Jr.’ın geçtiğimiz Şubat ayında oynanan bir Şampiyonlar Ligi maçında Benficalı Gianluca Prestianni’yi ırkçılıkla suçlamasının ardından caydırıcı bir önlem olarak hayata geçirilmişti.

Tartışma sırasında ağzını formasıyla kapatan Prestianni, ırkçı bir ifade kullandığını reddetmişti. Ancak UEFA, oyuncunun homofobik söylemlerde bulunduğunu kabul etmesi üzerine kendisine üçü ertelenmek üzere toplam 6 maçtan men cezası vermişti.

FIFA Başkanı Gianni Infantino, bu olayın ardından kurallarda değişikliğe gidilmesi çağrısında bulunmuştu.

Infantino, Mart ayında Sky News’e verdiği demeçte, "Bir oyuncu ağzını kapatıp bir şeyler söylüyorsa ve bunun ırkçı bir sonucu oluyorsa, o oyuncu net bir şekilde oyundan atılmalıdır. Ortada, oyuncunun söylememesi gereken bir şeyi söylediğine dair bir karine olmalıdır; aksi takdirde ağzını kapatmak zorunda kalmazdı" ifadelerini kullanmıştı.

Almiron’un hakaret içerikli bir söz söylediğine dair şu an için hiçbir emare bulunmuyor. Oyuncular bu Dünya Kupası öncesinde yeni kural hakkında uyarılmıştı ve Almiron, bu kural nedeniyle cezalandırılan ilk futbolcu olarak tarihe geçecek.

Diğer oyuncular hiç şüphesiz Almiron’un durumunu görecek, çevrelerindeki herkes onlara kuralları hatırlatacak ve aynı ağır sonuçlarla karşılaşmaktan çekinecekler.

Dahası Almiron, Paraguay’ın Avustralya ile oynayacağı bir sonraki maçta forma giyemeyecek ancak FIFA bu cezayı daha da artırabilir.

Bu açıdan bakıldığında caydırıcı unsur işe yarıyor. Elbette malumu ilam etmek gerekirse; bu kural, futbolun ırkçı ve homofobik tacizlerle ilgili çok daha geniş olan temel sorununu tek başına çözmeyecektir.

Türkiye için bu eleniş ne kadar büyük bir hayal kırıklığı?

(Aslı Pelit)

Yaşanan hayal kırıklığının boyutunu abartmak neredeyse imkansız.

Türkiye, 2026 Dünya Kupası’na D Grubu’nun en merak uyandıran ekiplerinden biri olarak girdi. Birçok analist, Vincenzo Montella’nın takımını; Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu ve Kenan Yıldız gibi Avrupa’da forma giyen elit oyunculardan kurulu, grubun en yetenekli kadrosu olarak görüyordu.

24 yıl aradan sonra ilk kez Dünya Kupası’na dönen bu jenerasyonun, 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’da yarı finale yükselen takımın mirasını nihayet yukarı taşıyacağına dair beklentiler oldukça yüksekti.

Bunun yerine Türkiye, Avustralya ve Paraguay karşısında aldığı üst üste iki mağlubiyetin ardından evine dönüyor.

Elenişi özellikle sinir bozucu kılan şey ise kadrodaki yeteneğin net bir şekilde ortada olması. Arda Güler, dünya futbolunun en yetenekli genç oyun kurucularından biri olmayı sürdürüyor. Hakan Çalhanoğlu, Avrupa’nın en deneyimli orta saha oyuncularından biri. Kenan Yıldız ise Juventus’un en parlak genç yıldızlarından biri olarak öne çıktı.

Geride kalan iki maç boyunca Türkiye, topa sahip olma oranını ve teknik kalitesini anlamlı bir hücum üretkenliğine dönüştürmekte zorlandı.

Avustralya mağlubiyeti takımın hız ve derinlik eksikliğini, özellikle de geçiş oyunlarındaki zafiyetini ortaya çıkarmışt.

Paraguay yenilgisi ise farklı bir sorunu gözler önüne serdi: Tahmin edilebilirlik.

Galarza’nın golünün ardından Paraguay tamamen geriye yaslandı ve Türkiye’yi set hücumuna zorladı. Türkiye’nin verdiği reaksiyon, Avustralya maçında gördüklerimize büyük ölçüde benziyordu. Güler ve Yıldız defalarca pozisyon üretmeye çalıştı ancak hücumlar tıkandı ve fırsatlar bir türlü gole dönüşmedi.

Nihayetinde futbol pozisyon üretmekle değil, o pozisyonları bitirmekle ilgili.

İşte tam bu noktada, sorular kaçınılmaz olarak Montella’ya yönelecektir. Tercih ettiği 4-2-3-1 sistemi bu takımın temelini oluşturuyordu fakat turnuva boyunca, rakipleri farklı zorluklar çıkardığında planını değiştirme konusunda çok istekli değildi.

Avustralya Türkiye'yi organizasyon, fiziksel güç ve kontra ataklarla yendi. Paraguay ise erken bir gol ve disiplinli bir savunmayla mağlup etmeyi başardı. Yine de Türkiye'nin yaklaşımı büyük ölçüde değişmeden kaldı.

Gruptaki herkesi zorlayabilecek tehlikeli bir sürpriz takım olarak görülen bir ekip için, oyun içinde taktiksel değişiklik yapamama beceriksizliği pahalıya patladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler