Ana içeriğe geç

Denizde dünyanın en yoğun altın rezervi keşfedildi!

Japon bilim insanları, Tokyo açıklarındaki Higashi-Aogashima su altı kalderasında dünyanın en yüksek yoğunluklu altın rezervini keşfetti. "Yalancı altın" olarak bilinen pirit minerali içine gizlenmiş nano parçacık halindeki bu devasa rezerv, sığ suları nedeniyle ticari madencilerin iştahını kabartıyor. Ancak uzmanlar aktif hidrotermal bacalardaki hassas ekosistem için felaket uyarısı yapıyor.

Denizde dünyanın en yoğun altın rezervi keşfedildi!
Haber3
16

Japon bilim insanları, Tokyo'nun yaklaşık 350 kilometre güneyinde bulunan Izu takımadalarındaki Aogashima Adası yakınlarında, bugüne kadar dünya üzerinde ölçülmüş en yüksek yoğunluklu altın rezervini tespit etti.

"Yalancı Altın"ın İçinden Gerçek Bir Servet Çıktı

Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 2015 yılında keşfedilen Higashi-Aogashima kalderasındaki aktif hidrotermal bacalardan robotik kollar aracılığıyla alınan kayaç örnekleri, madencilik ezberlerini bozdu. Shizuoka, Waseda ve Tokyo Üniversitelerinden oluşan uzman araştırma ekibi, çıplak gözle veya standart mikroskoplarla görülmesi imkânsız olan bu altını, son teknoloji İkincil İyon Kütle Spektrometrisi (SIMS) yöntemiyle gün yüzüne çıkardı.

Analizler sonucunda, deniz tabanında yer alan ve görünümü nedeniyle halk arasında "yalancı altın" olarak bilinen pirit mineralinin, aslında devasa bir serveti sakladığı anlaşıldı. Nano parçacıklar ve bireysel atomlar halinde piritin kimyasal yapısına hapsolan bu "görünmez altın" birikintilerinin, dünyadaki mevcut en yüksek altın konsantrasyonuna sahip olduğu resmi olarak kayıtlara geçti.

Sığ Sular Ticari Madencilik İştahını Kabartıyor

Bu keşfi diğer su altı rezervlerinden ayıran ve ticari madencilik şirketlerinin iştahını kabartan en önemli unsur ise derinlik. Higashi-Aogashima kalderasının, Japonya'nın planladığı diğer hidrotermal üretim sahalarına kıyasla çok daha sığ sularda bulunması, altının çıkarılabilirliğini ve ticari kârlılığını muazzam ölçüde artırıyor.

Ekolojik Felaket Uyarısı: "Derin Deniz Yaşamı Tehlikede"

Altın ateşinin yeniden alevlenmesi, beraberinde derin deniz madenciliğinin doğaya vereceği geri döndürülemez zararları da yeniden tartışmaya açtı. Söz konusu aktif hidrotermal bacalar sadece metal fışkırtmıyor; aynı zamanda tüp solucanları, kabuklular, süngerler, mercanlar ve bölgeye özgü ahtapotlar gibi son derece hassas ve özel bir su altı ekosistemine ev sahipliği yapıyor.

Bilim insanları ve çevreciler, bu kırılgan habitatın korunması için aktif bacalarda kesinlikle ticari madencilik yapılmaması gerektiği konusunda hükümetleri acil kodla uyarıyor.

Papua Yeni Gine'nin 85 Milyon Dolarlık Acı Dersi

Derin deniz madenciliği alanında dünya genelinde henüz başarıyla faaliyete geçmiş ticari bir tesis bulunmuyor. Daha önce Papua Yeni Gine açıklarında benzer bir girişimde bulunulmuş, ancak çevresel protestolar ve işletmeci şirketin iflası sonucu ülke yaklaşık 85 milyon dolar zarara uğramıştı. Bu acı tecrübenin ardından birçok Pasifik ülkesi 2030 yılına kadar derin deniz madenciliğini durdurma kararı almış olsa da, teknolojik üstünlüğüne güvenen Japonya siyasi ve çevresel kaygılara rağmen bu alandaki araştırmalarını tam gaz sürdürüyor.

(Kaynak)

Kaynağa Git

İlgili Haberler