Posta’da yer alan habere göre, yaklaşık üç gün boyunca dolandırıcılarla sürekli telefon trafiği yaşayan Halil Ergün, ağır bir psikolojik baskı altında kaldı. Şüpheliler, sanatçıyı gün boyunca defalarca arayarak kontrol altında tuttu. Evden fazla çıkmamasını isteyen dolandırıcılar, her adımını takip ediyormuş izlenimi vererek korku ve panik duygusunu daha da artırdı.
Yaşadığı yoğun stres nedeniyle sağlık sorunları yaşamaya başlayan usta oyuncu, günlerce uyuyamadı. Sürekli korku içinde yaşayan Ergün, yaşadıklarını kimseye anlatamamanın da büyük bir yük olduğunu söyledi.
KOMŞUSUNUN DİKKATİ BÜYÜK FELAKETİ ÖNLEDİ
Olayın seyri ise tamamen tesadüf sonucu değişti.
Halil Ergün'ün evindeki bir elektronik cihaz arızalanınca, komşusunun genç oğlu tamir etmek için eve geldi. Sanatçının son derece gergin ve tedirgin olduğunu fark eden genç komşu, neden bu kadar üzgün olduğunu sordu.
İlk başta sessiz kalan Halil Ergün, bir süre düşündükten sonra, "Kimseye söylemeyeceğine söz ver" diyerek yaşadıklarını anlatmaya başladı. Kendisini Beykoz Karakolu'ndan arayan bir başkomiserle görüştüğünü, bilgilerinin çalındığını ve devletin yürüttüğü gizli bir operasyon kapsamında hareket ettiğini sandığını söyledi.
Genç komşu ise bunun klasik bir telefon dolandırıcılığı yöntemi olduğunu anlayınca vakit kaybetmeden Ergün'ü uyardı. Ardından birlikte Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek suç duyurusunda bulundular.
"AZ KALSIN TÜM BİLGİLERİMİ VERECEKTİM"
Yaşadığı korku dolu süreci anlatan Halil Ergün, dolandırıcıların ne kadar profesyonel hareket ettiğini şu sözlerle anlattı:
"Bu tarz olaylar çok fazla oluyormuş ama benim bilgim yoktu. Beni Beykoz Karakolu'ndan başkomiser olduğunu söyleyen bir adam ve ekibi aradı. Tüm bilgilerimin kullanıldığını, hatta fotoğraflarımın da çalınıp başka kötü işlere alet edildiğini söylediler. Mal varlığımın tehlikede olduğunu ve emniyet eliyle koruma altına alınması gerektiğini anlattılar."
Dolandırıcıların kullandığı yöntemlerin son derece inandırıcı olduğunu belirten Ergün, yaşadığı korkuyu şu sözlerle dile getirdi:
"Az kalsın tüm bilgilerimi verecektim. Sürekli irtibat halindeydik. Her şey o kadar inandırıcıydı ki... Beni sürekli kontrol ediyorlardı. Evden de çok çıkmamı istemiyorlardı. Bu konuyu hiç kimseyle paylaşmamam konusunda sürekli baskı yapıyorlardı. En yakınlarımla bile konuşmamam gerektiğini söylüyorlardı. Çünkü onlara göre paylaşırsam onlar da tehlikeye girecekti."
"ÜÇ GÜN BOYUNCA UYKULARIM KAÇTI"
Üç gün boyunca büyük bir korku yaşadığını anlatan usta oyuncu, yaşadığı psikolojik çöküntüyü şöyle ifade etti:
"Ben çok korktum. Kahroldum, çok üzüldüm. Üç gün boyunca büyük stres yaşadım. Uykularım kaçtı. Kalbimden rahatsızlanıyordum. Kimseyle paylaşamamak, sürekli korku içinde yaşamak gerçekten çok zordu. Her şeyi onlara teslim etmek üzereydim. O kadar profesyonel davranıyorlardı ki insanın şüphelenmesi bile zorlaşıyordu."
"KOMŞUMUZUN OĞLU HAYATIMI KURTARDI"
Halil Ergün, kendisini büyük bir felaketten komşusunun kurtardığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Her şey komşumuzun oğlunun eve gelmesiyle değişti. Evimde bir cihaz bozulmuştu, bakmasını rica ettim. Çok stresli olduğumu fark etti. Israrla ne olduğunu sorunca ben de dayanamadım, kimseye söylememesi şartıyla anlattım. Bana bunun dolandırıcılık olduğunu söyledi. Hemen birlikte karakola gittik. Az kalsın başıma çok büyük bir bela açılacaktı. Haklarında suç duyurusunda bulunduk. Emniyet peşlerinde. Yakalanmalarını umut ediyorum."
Olayla ilgili soruşturma sürerken, emniyet yetkilileri vatandaşları kendilerini polis, savcı ya da kamu görevlisi olarak tanıtıp para veya kişisel bilgi isteyen kişilere kesinlikle itibar etmemeleri konusunda bir kez daha uyardı. Uzmanlar ise özellikle son dönemde yapay zekâ ile hazırlanan sahte belge, ses ve görüntülerin dolandırıcılık yöntemlerini daha da profesyonel hale getirdiğine dikkat çekerek, şüpheli durumlarda mutlaka en yakın emniyet birimine başvurulması gerektiğini vurguluyor.