Çin’deki Zhejiang Çin Tıp Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, küresel sıcaklıkların artmasıyla birlikte Chikungunya virüsünü taşıyan sivrisineklerin yaşam alanlarının genişlediğini ve hastalığın yakın gelecekte Avrupa ile Kuzey Amerika’daki büyük kentlerde daha fazla görülebileceğini belirtiyor.
“EKLEMLERİ BÜKEN” VİRÜS
İlk olarak 1952 yılında tanımlanan Chikungunya, Aedes türü enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan tropikal kaynaklı bir virüs hastalığı olarak biliniyor. Hastalığın adı, Afrika’da konuşulan Kimakonde dilinde “bükülmek” ya da “kıvrılmak” anlamına geliyor. Bu isim, hastalığa yakalanan kişilerde görülen şiddetli eklem ağrılarının vücudu hareket ettirmekte zorlayacak kadar ağır seyredebilmesinden kaynaklanıyor.

BELİRTİLERİ DANG VE ZİKA İLE KARIŞABİLİYOR
Chikungunya enfeksiyonu; yüksek ateş, yoğun eklem ağrısı, eklem şişliği, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik ve deri döküntüsü gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle eklem ağrıları bazı hastalarda haftalarca, hatta aylarca sürebiliyor. Belirtilerinin Dang humması ve Zika virüsüyle benzerlik göstermesi nedeniyle hastalığın zaman zaman yanlış teşhis edilebildiği ifade ediliyor. Chikungunya çoğu vakada ölümcül olmasa da bebekler, ileri yaştakiler ve kronik hastalığı bulunan kişiler için ciddi risk oluşturabiliyor.
ASYA KAPLAN SİVRİSİNEĞİ RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Araştırmacılar, virüsün yayılmasında özellikle iki sivrisinek türünün etkili olduğuna dikkat çekiyor. Bunlardan biri sarıhumma sivrisineği olarak bilinen Aedes aegypti, diğeri ise soğuğa daha dayanıklı yapısıyla öne çıkan Asya kaplan sivrisineği, yani Aedes albopictus.
Araştırma ekibinden Dr. Yang Wu’ya göre, Asya kaplan sivrisineği virüsün gelecekteki yayılımında belirleyici rol oynayabilir. Bu türün daha serin iklim koşullarına uyum sağlayabilmesi, küresel ısınmayla birlikte daha önce sivrisinekler için elverişli olmayan bölgelerde de koloniler oluşturmasına zemin hazırlıyor. Çalışmada, gelecekteki yayılım tahminlerinin büyük bölümünde bu türün etkili olduğu vurgulanıyor.

YENİ RİSK HARİTASI OLUŞUYOR
Chikungunya vakaları günümüzde daha çok Orta ve Güney Amerika, Karayipler, Hint Okyanusu adaları, Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya’da görülüyor. Ancak iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları nedeniyle hastalığın yayılım alanının kuzeye doğru kayabileceği belirtiliyor.
Araştırmaya göre dünya genelinde 139 ülke ya da bölge Chikungunya açısından risk altında bulunuyor. Bu da küresel kara alanının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Bu yıl içinde şimdiye kadar yaklaşık 33 bin vaka kaydedilirken, uzmanlar yüzyılın sonuna doğru Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya’nın virüs açısından yeni risk merkezleri haline gelebileceği uyarısında bulunuyor.

PEKİ ŞİMDE NE OLACAK?
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) "en çok ihmal edilen tropikal hastalıklar" listesinde yer alan Chikungunya için şu an onaylanmış iki aşı bulunuyor ancak bunlar henüz dünya genelinde yaygın olarak kullanılmıyor.
Hastalığa karşı özel bir antiviral tedavi de yok; tedavi süreçlerinde yalnızca parasetamol gibi ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar kullanılabiliyor.
Uzmanlar, halkın panik yapmaması gerektiğini ancak sağlık sistemlerinin şimdiden alarm durumuna geçmesi gerektiğini savunuyor. Sağlık Bakanlıklarının ve yerel yönetimlerin alması gereken önlemler ise şöyle sıralanıyor:
- Aedes sivrisinek popülasyonlarının sıkı takibe alınması,
- Doktorların Chikungunya belirtilerini hızla tanıyabilmesi için eğitilmesi,
- İlaçlama ve sivrisinek kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi,
- Olası salgınlar için acil eylem planlarının hazırlanması.
İNGİLTERE’DE SEYAHAT KAYNAKLI VAKALAR PATLADI
Araştırma, İngiltere’yi doğrudan bir ‘gelecek sıcak noktası’ olarak göstermese de, ülkedeki veriler tehlikenin yaklaştığını kanıtlıyor. İngiltere'de 2024 yılında, yurt dışı seyahatinden dönen kişilerde 112 onaylanmış Chikungunya vakası görüldü. Bu sayı, 2023 yılına kıyasla 1,5 katlık bir artış anlamına geliyor. Vakaların çoğunun Hindistan, Pakistan ve Brezilya seyahatlerinden döndüğü belirlendi.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), şu an için ülkede yerleşik bir istilacı sivrisinek türü bulunmadığından yerel bulaşma riski olmadığını açıklasa da, iklim değişikliğinin bu tehlikeli sivrisinek türlerinin ülkeye yerleşmesini her geçen gün kolaylaştırdığı konusunda uyarıyor.