Ana içeriğe geç

Destek değil, tehlike saçıyor! ‘Yapay zeka ulusal güvenlik meselesidir’

TBMM Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu’nda konuşan TEDMEM Direktörü Dr. Sabiha Sunar, yapay zekâ ve chatbotların gençlerin değer yargılarını şekillendirdiğini belirterek çarpıcı bir uyarıda bulundu: "Çocuklar artık sadece bilgi edinmeyi değil; duygu ve inançlarını da birkaç teknoloji şirketinin elindeki botlara devrediyor. Bu durum bir ulusal güvenlik sorunudur." Komisyonda ayrıca, Türkiye'deki okul güvenliği ve saldırı oranlarının ABD seviyesine ulaştığına dikkat çekildi.

Destek değil, tehlike saçıyor! ‘Yapay zeka ulusal güvenlik meselesidir’
Cnn Türk
16

TBMM Şanlıurfa ve Kahraman-maraş Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, sivil toplum örgütlerini dinledi. Türk Eğitim Derneği Düşünce Kurulu TEDMEM Direktörü Dr. Sabiha Sunar, komisyondaki sunumunda çocuk ve gençleri bekleyen yeni tehlikeye dikkat çekti. Sunar, şiddetin sadece dijital boyutunun olmadığını belirterek şunları söyledi:

‘DUYGU TRANSFER EDİLİYOR’

“Hem dünyada hem Türkiye’de yapay zekâyı en çok kullanan grup 25 yaş altındaki gençler ve çocuklar. Riskleri konuşurken, hep bilişsel becerilere yoğunlaşıyoruz ama artık çocuklar problem çözmeyi, eleştirel düşünmeyi, bilgiye ulaşmayı yapay zekâya devrettiler. Gençler şu an duygu durumlarını, değer ve inanç sistemlerini yapay zekâyla etkileşim hâlinde şekillendirmeye başlamış durumdalar. Burada duygu, inanç ve değer devrinden bahsedebiliriz. Bu botlar birkaç teknoloji şirketinin elinde.

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Aslında dünyanın geleceği belki de birkaç teknoloji şirketinin elinde dolaylı olarak şekilleniyor olabilir. Bunu bir ulusal güvenlik problemi olarak ele almamız gerekebilir.”

YAPAY ZEKÂ EHLİYETİ

“Liseden mezun olurken mezuniyet şartları arasına yapay zekâ ehliyetinin de konulması”nı öneren Sunar, Türkiye’deki sınav sistemini de eleştirdi.

Sunar, “sınav sisteminin öğrencilere, öğretmenlere, velilere uyguladığı bir psikolojik şiddetten bahsetmemiz lazım. Velilerin belki de farkında olmadan öğrencilere uyguladıkları bir şiddet de söz konusu. Sınav sistemini hem LGS’yi hem YKS’yi öncelikle gözden geçirmemiz lazım çünkü bir çocuğun geleceğe dair umudu yoksa, kendisine hayal kuramıyorsa bugünün kuralları da onun için çok anlamlı olmuyor, anlamını kaybediyor ve başka yerlerde varlık gösterebilmek için başka becerilere ya da başka oluşumlara sığınması gerekebiliyor” diye konuştu.

‘ABD’YLE AYNI DÜZEYDEYİZ’

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu, “Türkiye’yi okul saldırıları meselesinde bir küresel kıyaslamaya tabi tuttuğumuzda ilk dikkati çeken nüfusa oran ile okul saldırısı oranında ABD’yle benzer bir düzeye çıkmış olmamız. Popülasyon olarak onlardan küçüğüz ama Türkiye’yi genç popülasyonuyla oranladığınızda ABD’yle aynı düzeydeyiz diyebiliyoruz” dedi.

‘OKULDA GÜVENDE HİSSETMİYORLAR’

TEDMEM Koordinatörü Dr.Nilgün Demirci Celeb de, “Okulda kendimi güvende hissetmiyor’ diyen 15 yaşındaki öğrencilerimizin oranı yüzde 18; OECD’nin iki katı. Türkiye’deki her dört öğrenciden biri ise okul çevresinde çeteleşme ya da silah ya da bıçak taşıyan öğrenci gördüğünü söylüyor” dedi

‘SALDIRGAN ARASINDA BENZERLİKLER VAR’

Komisyonda Dr. Sunar’ın sohbet botlarına ilişkin uyarılarının ardından CHP’li Ali Öztunç, “Maraş ve Urfa’daki çocukların ikisinin de benzerlikleri var; ikisi de Hitler sevdalısı, ikisi de Telegram’da, ikisi de sürekli oyun oynuyor, ikisi de kendisini dinsiz görüyor. İkisinin de benzer yayınları olunca, bir merkezden de pompalanınca demek ki etkileniyor bu çocuklar” ifadelerini kullandı.

(EVRİN GÜVENDİK / MİLLİYET)

Kaynağa Git

İlgili Haberler