SEBİHA Çakmak'ın 22 haftalık hamileyken Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan ultrason muayenesinde, bebekte beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali tespit edildi. Sebiha Çakmak, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği'ne sevk edildi. Yapılan tetkikler sonucunda 26 haftalık bebeğe anne karnında müdahale edilmesi kararlaştırıldı.
6.5 SAATLİK OPERASYONLA
Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ve öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve endoskopik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın da yer aldığı yaklaşık 30 kişilik ekip, alanında dünya çapında uzman Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın uluslararası desteğiyle 14 Temmuz’da 6.5 saat süren bir operasyon gerçekleştirdi.
AÇIKLIK KAPATILDI
Operasyonda, 26 haftalık bebeğin omuriliği üzerindeki açıklık rahim içine fetoskopik (kapalı) yöntemle girilerek başarıyla kapatıldı. Türkiye'de kapalı yöntemle gerçekleştirilen ilk vaka olarak litaratüre giren operasyonda rahim içine kamera ve milimetrik cerrahi aletlerle girilerek bebeğin tedavisi sağlandı.
Hastanede 13 Temmuz'da da yine nöral tüp defekti bulunan anne karnındaki bir başka bebeğe de dünyada ve Türkiye'de sayılı merkezde yapılabilen açık cerrahi yöntemiyle cerrahi onarım yapıldı. Böylece 24 saat içerisinde başarıyla tamamlanan operasyonlarla Hacettepe Üniversitesi, anne karnındaki 'nöral tüp defekti' tedavisinde hem açık hem de kapalı cerrahi seçeneklerini hastalarına sunabilen Türkiye’deki ilk merkez oldu.
İLK KEZ KAPALI CERRAHİ
Prof. Dr. Özgür Deren, “30 kişilik bir ekiple bu ameliyatları gerçekleştirdik. Bundan sonraki bu hastalıkla gelebilecek hastalarımıza her iki seçeneği de hem kapalı cerrahi hem açık cerrahi sunabilecek deneyime sahibiz” derken, Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, bu tedavilerin gerçekleşmesi ile birlikte doğacak bebeklerin bağımsız yürüme şanslarının arttığını söyledi. Prof. Dr. İlkay Işıkay ise hastalığın beyin fonksiyonlarına yaptığı etkiye değinerek, "Nörolojik tablosu çok değişken olmakla beraber klasik tablo bacaklarındaki hareket azlığı ve çocukların ileriki dönemde, çocukluk döneminden itibaren idrar ve büyük abdestle ilgili kontrol zorlukları, beyinde su toplaması, hidrosefali dediğimiz, artık halkımızın da bu konuya aşina olduğu problemlerle karşı karşıya kalabiliyorlar tedavi edilmediği zaman. Anne karnında bunu tamir ettiğimizde bu amniyotik sıvıya maruziyete hem engel oluyoruz hem de fetüsün, yani anne karnındaki bebeğin beyin omurilik sıvısı kaçağını tamir ettiğimiz için hidrosefali komplikasyonları daha az sıkıntılı oluyor" dedi. Prof. Dr. Banu Kılıçaslan da operasyonun en ilginç yanının bebeğin de anestezi alması olduğunu ifade etti.