Prof. Dr. Güven Sak tarafından kamuoyuyla paylaşılan TEPAV ve Global Settlement Layer verilerine dayalı analiz, Türkiye genelindeki şehirlerin coğrafi gelişim yönlerinde yaşanan değişimi göz önüne serdi.
1975 ile 2020 yılları arasındaki 45 yıllık dönemi kapsayan inceleme; sanayi yatırımları, yeni otoyol projeleri, topoğrafik yapılar ve iç göç dalgalarının kentlerin fiziki büyüme eksenlerini doğrudan şekillendirdiğini gösterdi.
YÖNELİM DEĞİŞİMİNDE ÖNE ÇIKAN İLLER
İnceleme sonuçlarına göre kentsel alan ağırlık noktasında en yüksek mesafeli yönelim kaydeden iller şu şekilde sıralandı:
Muğla (Batı Eksenli Büyüme): Kentsel alan ağırlık merkezini 7,3 kilometre batıya taşıyarak batı yönlü genişlemede ilk sırada yer aldı.
Balıkesir (Kuzey Eksenli Büyüme): Kuzey aksındaki genişlemede 7,5 kilometrelik mesafe kaymasıyla en yüksek oranlı il oldu.
Konya (Güney Eksenli Büyüme): Genel eğilimin aksine kentsel ağırlık noktasında yaklaşık 4 kilometrelik güney kayması yaşadı.
Isparta ve Antalya (Doğu Eksenli Büyüme): Batıya yönelim eğilimine karşın Akdeniz bölgesindeki iki komşu kent, büyüme eksenlerini doğuya doğru yaklaşık 5,5 kilometre kaydırdı.
METROPOLLERDE KUZEYBATI HATTI HAKİM
Onedio'nun aktardığına göre, Türkiye'nin nüfus ve ekonomik faaliyetlerinin yoğunlaştığı iki büyükşehirde ise genişleme yönü kuzeybatı olarak şekillendi:
İstanbul: Kent merkezinin ağırlık noktası 5,4 kilometre batı ve 3,3 kilometre kuzey yönünde kaydı.
Ankara: Başkentte kentsel genişleme 2,9 kilometre batı ve 5,3 kilometre kuzey yönlü gerçekleşti.
Uzmanlar, elde edilen verilerin tesadüfi olmadığını; altyapı, kentsel dönüşüm, ulaşım ve sanayi planlamalarında karar vericiler için referans niteliğinde bir yol haritası sunduğunu belirtmektedir.