1997 yılında tutuklandı, 9 ay 15 gün cezaevinde yattı. 2010’da bir kez daha tutuklandı. Bu kez de 3 ay cezaevinde kaldı. Dolandırıcılık, karşılıksız senet gibi suçlar vardı sicilinde.
Türk rock müziğinin önemli ismi Haluk Levent zamanla unutturdu bu kötü sicilini.
Kendisini sosyal yardım işlerine vakfetti. Çevre ve insan odaklı olaylarda ön saflarda yer alıyor, yangın, deprem gibi afetlerde hep ilk koşan isimlerden oluyordu.
Kimi zaman, sonrasında ülkeden kaçacak olan bir savcıyı, kimi zaman da bir bakanı kahraman yapan ülkemiz, Maraş Depremi’nde de ihtiyaç duyduğu “kahraman” olarak onu seçmişti.
Toplumdaki kutuplaşma, iktidarın liyakatsiz atamaları, yöneticilerin şeffaf ve hesap verir olmaması, en ihtiyaç duyulduğu anda çadır sattığının ortaya çıkması gibi nedenlerle Kızılay benzeri resmî yardım kuruluşlarına güvenmeyen vatandaşlar, Haluk Levent’in Ahbap Derneği’ni bağış yağmuruna tuttu.
Deprem sürecindeki yardımların detaylarına geçmeden önce son kahramanımız Haluk Levent’in hikayesini anlatmamız lazım.
Konserler ve adliyeler arasında bir yaşam
1968 yılında Adana’da doğdu, dokuz kardeşin sekizincisiydi. Çeşitli üniversitelerde eğitimine başladı ama sürdüremedi. Ailesinin maddi sıkıntıları vardı. Bir yandan ticaretle ilgilendi ama başarılı olamadı. Çeşitli şehirlerde şarkı söyleyerek para kazanmaya çalıştı. Bazen ihtiyacı olan birine yardım için şarkı söylüyordu, bazen hayatını kazanmak için…
1992’de İstanbul’a geldi. 1990’lı yıllarda yıldızı tam anlamıyla parladı. Anadolu Rock’ın zirveye çıktığı yıllardı. 1993'te çıkardığı Yollarda albümüyle Anadolu rock müziğinin önemli bir ismi haline geldi.
Artık tüm Türkiye onu tanıyor, albümleri yok satıyordu.
Konser konser gezen sanatçının bir ayağı da adliyelerdeydi.
İlk adliyelik olmasının nedeni karşılıksız çekti. Ağustos 1997’de yargılanan Levent suçlu bulundu, 9 ay 15 gün hapis yattı.
Çıktıktan sonra sanat hayatına devam etti.
Bu sırada da sık sık karşılıksız senet, alacak verecek davalarıyla yine adliyelerde görülüyordu.
2010’da çete şüphelisi haline de geldi. O yılın nisan ayında İstanbul polisi bir çeteye yönelik operasyonda Haluk Levent’i de gözaltına aldı.
“Yağma'', ''tehdit'' ve ''çek senet tahsilatı'' gibi suçlamalarla yürütülen soruşturmada çete lideriyle Haluk Levent’in telefon kayıtları dinlemelere takılmıştı. Bu dinlemeler üzerine gözaltına alınan Haluk Levent’in de 16,5 yıla kadar hapsi istendi.
İddianamede Haluk Levent’in tefecilere olan yüklü miktardaki borçlarını daha az ödemek veya hiç ödememek amacıyla çeteyle ilişki içine girdiği iddia edildi. Haluk Levent’e de zorla senet imzalatıldığının ortaya çıktığı davada Levent, 2018 yılında beraat etti.
Nisan 2010’daki çete soruşturmasında mahkeme serbest bıraktı. Ancak bu özgürlüğü fazla sürmedi.
Temmuz 2010’da “dolandırıcılık ve karşılıksız çek" suçlarından kesinleşmiş üç aylık hapis cezası nedeniyle cezaevine gönderildi.
Üç yıl sonra bir kez daha çete soruşturmasına adı karıştı. Bu kez şüpheli değildi. Adana merkezli bir çete çökertildi. Haluk Levent'in de bu çeteden faizle borç para aldığı, borcunu ödeyemeyince tehditle borcundan daha yüksek meblağlı senetlere imza attırıldığı ortaya çıktı.
Levent, bu olayların ardından bir süre sessizliğe gömüldü.
2020’ler ve yardımsever Haluk Levent’in parlaması
Haluk Levent, şanlı şöhretli bir sanatçı olduğundan beri yardımsever, çevre konusunda duyarlı kimliğiyle de öne çıktı.
Yardıma ihtiyacı olanlar için gelirlerini bağışladığını açıkladığı konserler düzenliyordu. Bu konserler arasında Gazze için olan bile vardı.
Ona duyulan güven yüksekti; zaman içinde çevresinde de ona güvenen, onunla hareket eden bir yardımsever kitle oluştu. Sosyal medyada çok aktiflerdi. Bazen bir barınak yaptırılıyor, bazen ihtiyacı olan bir yaşlı ya da çocuk ameliyat ettiriliyordu.
Özellikle sosyal medyadan yardım ve destek taleplerini yönlendiriyor, hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri buluşturuluyordu.
2017’de, bu yardım faaliyetlerini farklı bir aşamaya taşıdı ve Anadolu Halk ve Barış Platformu yani Ahbap’ı kurdu.