Oscar ödüllü yönetmen Christopher Nolan, sinema sektöründe üretken yapay zeka kullanımına yönelik artan ilgiye karşı genç kuşakların beklenenden çok daha mesafeli olduğunu söyledi.
Nolan, İngilizcede düşük kaliteli ve seri biçimde üretilen yapay zeka içeriklerini tanımlamak için kullanılan “AI slop” ifadesine başvurdu. Türkçeye 'yapay zeka çöplüğü' olarak çevrilebilecek kavram; özgünlükten uzak, özensiz ve kolay tüketilmek üzere toplu şekilde oluşturulan içerikleri anlatıyor.
Euronews’ün aktardığına göre Nolan, yeni filmi The Odyssey öncesinde The Telegraph’a verdiği röportajda genç yönetmenlerin yapay zeka yerine sinemanın fiziksel ve uygulamalı yöntemlerine yöneldiğini belirtti.
'Gençler bütünüyle reddediyor'
Nolan, yapay zekayı sinema üretimine dahil etmek için büyük çaba harcandığını ancak genç kuşağın verdiği tepkinin bunun tersi yönde olduğunu söyledi.
Yönetmen, genç sinemacılar arasında temel bir teknolojik dönüşüm gibi sunulan yapay zekaya karşı hızlı ve geniş çaplı bir reddediş gözlemlediğini belirtti.
Nolan, 21 yaşındaki Backrooms yönetmeni Kane Parsons ile 26 yaşındaki Obsession yönetmeni Curry Barker’ı bu eğilimin örnekleri arasında gösterdi. Yönetmene göre yeni kuşak sinemacılar dijital olarak oluşturulmuş dünyalar yerine fiziksel efektlere, gerçek mekânlara ve dokunulabilir bir sinema deneyimine yeniden ilgi gösteriyor.
Çocuklarının tepkisi 'anında ve sert'
Nolan, yapımcı Emma Thomas’la olan evliliğinden dünyaya gelen dört çocuğunun da yapay zeka üretimi içeriklere karşı oldukça eleştirel yaklaştığını anlattı.
Çocuklarının 'yapay zeka çöplüğü' olarak nitelendirdiği içerikleri çok hızlı tanıyabildiğini belirten Nolan, bunun genç kuşağın internet kültürüne hâkim olmasından kaynaklandığını söyledi.
Nolan’a göre çevrim içi dünyanın içinde büyüyen gençler, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerdeki yapaylığı, tekrarları ve özgünlük eksikliğini önceki kuşaklardan daha kolay fark ediyor.
Yönetmen, bunun yapay zeka teknolojisinin bütün yönlerinin yararsız olduğu anlamına gelmediğini ancak teknolojinin sinema açısından yanlış bir dönemde devreye girdiğini savundu.
'Daha gerçek anlatılara ilgi yeniden artıyor'
Nolan, sinema sektörünün uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak sanal ortamlar ve dijital efektler üzerine yöneldiğini ancak izleyicinin ve genç sinemacıların tercihlerinde yeni bir değişim yaşandığını düşünüyor.
Yönetmene göre daha fiziksel, dokunsal ve gerçek unsurlara dayanan anlatım biçimleri yeniden ilgi görmeye başladı. Bu yaklaşım, Nolan’ın kendi sinema anlayışıyla da örtüşüyor.
Filmlerinde mümkün olduğunca gerçek mekânları, fiziksel dekorları ve kamera önünde gerçekleştirilen efektleri tercih eden Nolan, dijital teknolojilerin kullanımına mesafeli yaklaşımıyla biliniyor. Yönetmenin e-posta kullanmadığı ve akıllı telefon sahibi olmadığı da uzun süredir kamuoyuna yansıyan ayrıntılar arasında.
Kariyerinin en pahalı filmi
Nolan’ın açıklamaları, yeni filmi The Odyssey’nin dünya çapında gösterime girmesinden hemen önce geldi.
Oppenheimerın ardından çekilen filmin tahmini 250 milyon dolarlık bütçesiyle Nolan’ın kariyerindeki en pahalı yapım olduğu belirtiliyor.
Homeros’un Antik Yunan destanını beyazperdeye taşıyan The Odyssey, tamamen IMAX film kameralarıyla çekilen ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor. Bu bilgi, IMAX tarafından da doğrulanıyor.
Film, Truva Savaşı’nın ardından ülkesine dönmeye çalışan Odysseus’un tehlikeli yolculuğunu konu alıyor. Hikâyede Sirenler, Truva Atı ve Tepegöz ile mücadele gibi Antik Yunan mitolojisinin en bilinen anlatıları yer alıyor.
Filmde Odysseus’u Matt Damon canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Tom Holland, Anne Hathaway, Zendaya, Charlize Theron, Robert Pattinson, Samantha Morton ve Lupita Nyong’o bulunuyor.
The Odyssey, 17 Temmuz’da gösterime girecek.