İstanbul Sanayi Odası (İSO), dev sanayi kuruluşlarının yer aldığı "İSO 500" çalışmasının ardından Türkiye’nin orta ve ölçekli sanayi devlerini kapsayan "Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500) 2025" araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
SATIŞLARDA NOMİNAL ARTIŞ VAR, REEL BÜYÜME BİNDE 2'DE KALDI
Dünya Gazetesi'nde yer alan haberde; araştırma verilerine göre, İSO İkinci 500’ün sıralama kriteri olan üretimden satışlar, 2024 yılındaki 1 trilyon 393 milyar liradan 2025 yılında yüzde 25,7 artarak 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Bu artış oranı 2020 sonrası kaydedilen en düşük nominal yükseliş olarak kayıtlara geçti.
Yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) olan yüzde 25,4 ile enflasyondan arındırıldığında, satışlardaki reel artış binde 2 gibi oldukça sembolik bir seviyede gerçekleşti. Böylece son 3 yıldır (2022'de yüzde 10,4, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te binde 1) devam eden reel gerileme trendi, çok hafif de olsa artıya geçmiş oldu.

İHRACATTA PAZAR KAYBI: 16 MİLYAR DOLAR SINIRI AŞILAMADI
İSO 500 şirketleri ihracatını yüzde 8,4 artırarak 104,7 milyar dolara taşırken, İSO İkinci 500 şirketlerinin ihracatı yüzde 0,3 gerileyerek 15,9 milyar dolarda kaldı. Küresel rekabette kan kaybeden İkinci 500’ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payı da 0,3 puan düşüşle yüzde 6’ya geriledi.
BORÇLANMA HIZLANDI, 155 ŞİRKET ZARAR ETTİ
Satışlardaki zayıf seyre rağmen şirketlerin maliyet yönetimi sayesinde faaliyet kârı yüzde 35,4 artışla 160 milyar TL’ye, faaliyet karlılığı ise yüzde 7,7’ye çıktı. Ancak bu oran son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9’un gerisinde kaldı.
Vergi öncesi dönem sonucuna göre zarar açıklayan firma sayısı 159'dan 155'e inse de 2008 küresel krizinden bu yana en yüksek ikinci seviyesini korudu.
Yüksek faiz ortamında şirketlerin finansman giderleri yüzde 45,2 artarak 138 milyar TL'ye ulaştı. Finansman giderlerinin faaliyet karına oranı yüzde 86,7'ye tırmandı.
Şirketlerin net kambiyo zararı 2024’e kıyasla 4 kat artarak 26 milyar TL oldu.
Özkaynaklar sadece yüzde 13,3 büyürken, toplam borçlar yüzde 50,2 artışla 1 trilyon 273 milyar TL’ye çıktı. Borçların aktifler içindeki payı yüzde 51,8’e yükseldi.

YÜKSEK TEKNOLOJİNİN PAYI REKOR SEVİYEDE
Üretimde yaratılan katma değer tarafında teknoloji yoğunluğu açısından olumlu bir gelişme yaşandı. Her ne kadar en büyük pay yüzde 40,8 ile düşük teknoloji gruplarında kalsa da yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 3,3’ten yüzde 4,9’a fırlayarak 2015 sonrası zirvesini gördü. Orta-yüksek ve yüksek teknolojinin toplam payı ise yüzde 32,1 ile rekor kırdı.
AR-GE VE İSTİHDAM KAN KAYBETTİ
Ekonomik koşullar sanayicinin istihdam ve AR-GE harcamalarına da yansıdı.
Şirketlerde çalışan sayısı yüzde 2,2 düşerek 285 bin kişiye geriledi. Çalışan başına düşen ortalama brüt ücret ise yüzde 40,4 arttı.
AR-GE yapan firma sayısı 238’den 229’a düştü. Yapılan harcama tutarı 10 milyar TL'ye çıksa da AR-GE'nin satışlara oranı yüzde 0,57'ye geriledi.
Sanayicinin devletten alacağı olan devreden KDV tutarı yüzde 25,2 artarak 22 milyar liraya yaklaştı.
İSO İKİNCİ 500’ÜN ŞAMPİYONU: TEKSAN JENERATÖR
2025 yılı araştırmasında İSO İkinci 500'ün zirvesine 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışı ile Teksan Jeneratör yerleşti. Bir önceki yıl İSO 500'de 496. sırada yer alan şirket, bu yıl İkinci 500'ün birincisi oldu.
İlk 10'a giren şirketler:
Teksan Jeneratör Elektrik (5,317 milyar TL)
Norm Salihli Vida ve Cıvata (5,308 milyar TL)
Biska Tekstil (5,306 milyar TL)
Vatan Plastik
Şenocak Gıda Fındık Entegre
Frimpeks Kimya ve Etiket
Chryso-Kat Katkı Malzemeleri
Verde Yağ Besin Maddeleri
Traçim Çimento
Johnson Electric Otomotiv Ürünleri
Listeye girmek için alt baraj 2 milyar 220 milyon TL olarak gerçekleşti. Halka açık şirket sayısı 43’e çıkarken, yabancı sermayeli şirket sayısı 62’ye düştü.
"SANAYİYE SAHİP ÇIKMAK TÜRKİYE'YE SAHİP ÇIKMAKTIR"
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İkinci 500 verilerini değerlendirirken zayıf küresel talep ve sıkı finansman koşullarına dikkat çekti. Bahçıvan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Geride bıraktığımız yıl, küresel talebin zayıfladığı ve yüksek faiz ortamının üretimi baskıladığı zorlu bir dönemdi. İSO İkinci 500’ün ihracatındaki yüzde 0,3’lük daralma, koşulların ne denli zorlu olduğunu gösteriyor. Sanayinin yükünü artıran değil; üretimi, yatırımı, ihracatı ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikalar stratejik bir zorunluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetiminin sanayinin finansman ihtiyacını öncelikli gündem maddesi yaparak açıkladığı destek paketini çok kıymetli buluyoruz. Sanayiye sahip çıkmak, üretime, istihdama, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır. Zorlu koşullara rağmen üretmeyi sürdüren tüm sanayicilerimize teşekkür ediyorum."