İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Mehmet Akif Suç Örgütü"ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameyle ilgili yeni bir hukuki gelişme yaşandı. Başsavcılık tarafından tamamlanarak mahkemeye gönderilen dosya, yargılama makamı tarafından incelendi. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, yaptığı inceleme neticesinde dosyada eksik hususların yer aldığını saptayarak, iddianamenin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade edilmesine hükmetti.
JANDARMAYA GELEN İHBARLA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Soruşturmanın hukuki gerekçelerinin anlatıldığı 96 sayfalık iddianamede, 11 kadın mağdur statüsünde yer alırken; Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik şüpheli olarak kaydedildi. İddianameye göre adli süreç, 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen bir ihbar üzerine başlatıldı. Söz konusu ihbarda; Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu madde kullandıkları, Ersoy'un eğlence etkinlikleri düzenleyerek bu ortamlarda uyuşturucu temin ettiği ve katılan kadınların iradeleri zayıflatılarak çoklu cinsel birliktelikler yaşandığı iddiaları yer aldı.
‘DOĞRULUK MU CESARETLİK Mİ’ OYUNUYLA TEPKİ ÖLÇTÜLER
Eylemlerin örgütlü bir yapı altında icra edildiği savunulan iddianamede, şüphelilerin izlediği yöntemlere dair iddialar şu şekilde aktarıldı:
"Örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı; Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi."
GİZLİ TANIKTAN ‘REZİDANS VE BEKAR EVİ’ BEYANI
Soruşturma dosyasında yer alan ve "Atak" kod adını kullanan gizli tanık ise şüphelilerin kullandığı iddia edilen mekanlar ve etkinlik alanları hakkında şu iddialarda bulundu:
"Mehmet Akif'in Vadi İstanbul'un yan tarafında rezidansın içerisinde bekar evi olduğunu, bu eve gelen şahısların uyuşturucu madde kullanarak geldiğini, Mehmet Akif ve diğer kişilerin grup seks yaptığını, Akif evlendikten sonra bu tarz partiler ve eylemlerin Ahmet Göçmez'in Emirgan'daki dairesinde yapılmaya başlandığını, sonrasında Mustafa Manaz ile Mehmet Akif'in birlikte Ulus'ta ev tuttuklarını anlattı. Gizli tanık, Mehmet Akif ve Mustafa Manaz'ın Kütüphane isimli mekanda çok sık takılırdı, Kuruçeşme'de bulunan Korto isimli mekanda da takıldıklarını beyanında belirtti."
MEHMET AKİF ERSOY NE DEMİŞTİ?
İddianamede savunmasına ve itiraflarına yer verilen şüpheli Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu maddeyle nasıl tanıştığını ve evlilik hayatında yaşananları anlatarak adli makamlara şu beyanı verdi:
"Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa'daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanında uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa'daki evimde uyuşturucu maddeyi (kokain) ilk defa içtim. Bizim Pınar ile evliliğimiz en başından beri zoraki bir evlilik oldu. Biz evleneceğimiz gün bile boşanacağımız günün tarihini konuştuk. Ben Pınar'a boşanma davasını açtırdım. Sonrasında Pınar feragat etti. Sonrasında ben, boşanma davası açtım. Benim Ela Rumeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. 16 yıldır inşa etmeye çalıştığım itibarımı ve beni seven insanları böylesine çirkin bir akıbet ile karşı karşıya bıraktığım için çok üzgünüm. Sonuçları itibariyle bugün karşı karşıya olduğum durum benim için çok büyük bir ders oldu. Önce Allah'a tövbe sonra sevdiğim, yol yürüdüğüm, beni sevmiş ve takdir etmiş herkese bir özür borcum var. Tek tesellim hala hayattayken böyle bir musibeti, sonucu görmüş olmak, bundan arınma ve yeni bir yönelime ulaşma gayretinde olacağım. Gazeteci Akif, insan Akif'ten, insan kardeşlerinden, toplumundan ve yaratıcısından nedamet göstermekte ve özür dilemektedir. Diyeceklerim bunlardan ibarettir."
286 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR
Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan sevk maddelerinde, şüpheli Mehmet Akif Ersoy'un "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarını işlediği iddia edildi. Bu suçlar doğrultusunda Ersoy hakkında toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edildiği, ancak mahkemenin eksiklik gerekçesiyle dosyayı savcılığa geri gönderdiği bildirildi.