Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Norveç Parlamentosu Başkanı Masud Gharahkhani ile Meclis'te basına kapalı olarak bir araya geldi. İki ülke arasındaki diplomatik temasların 100’üncü yılında gerçekleşen bu görüşmenin ardından Kurtulmuş ve Gharahkhani ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda iki ülkenin NATO müttefikliği, Batı Asya’da yaşanan gelişmeler ve ABD-İran müzakereleri ele alınırken; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş gazetecilerin soruları üzerine "Terörsüz Türkiye" süreci odaklı yasal düzenleme hazırlıklarına ilişkin önemli mesajlar verdi.
'ASLA AF NİTELİĞİNDE OLMAYACAK'
Gazetecilerin 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlıkları süren yasal düzenlemelere ilişkin sorusunu yanıtlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlemenin içeriği ve niteliği hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye' çalışması ile birlikte özellikle bölgemizin çatışmalar ve gerilimler içerisinde olduğu bir ortamda ülkemiz, iç kalesini tahkim etmek bakımından tarihi bir adım attı ve çok başarılı bir şekilde süreç bugüne kadar geldi. Başka örneklerinde 7-8-10 yıl içerisinde süreçler sürerken, Türkiye'de 1 yıla yakın bir sürede başarılması önemlidir. Bu salonda geçtiğimiz yaz aylarında çalışmalarına başlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu nihayetinde bir raporla çalışmalarını sonlandırdı. Bu rapor bir yol haritası, şu an o yol haritasında dile getirilen hususları alarak partilerimizin bu süreci taçlandırmak için bir yasal düzenleme yapma mecburiyeti vardır. Mutlaka terör örgütü mensuplarının silahlarını bırakması, terörün bütünüyle geride kalmasını ve örgütün kendisini feshetmesini sağlamak için atılacak adımların kısa süre içerisinde tamamlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çıkarılacak olan yasa, müstakil ve geçici bir yasadır. Yani münfesih örgüt mensuplarını kapsayacak, bir kereliğine çıkarılacak ve belli bir süreyi kapsayacaktır. Bu süre içerisinde gelenler bundan istifade edecek, gelmeyenler için ise kapı kapanacaktır. Böyle bir mekanizmanın kurulmasını ümit ediyoruz. Bu komisyonda kararlaştırılan başlıklardır. Bu çıkacak olan yasa asla bir af niteliğinde olmayacaktır. Yasa başta şehit aileleri ve gazilerimiz olmak üzere geniş kitleleri rencide edecek bir yaklaşıma sahip olmayacaktır. Bunun için tüm partilerin bir araya gelerek silah bırakma sürecinin tamamlanması için gerekli olan yasal düzenlemeleri yapmasını bekliyoruz."
'TÜRKİYE'NİN BU ADIMI ATMASI ŞARTTIR'
Yasal hazırlıkların Meclis zeminindeki takvimine ve sürecin titizlikle yürütüldüğüne değinen Kurtulmuş, çalışmaların geciktirilmeden tamamlanması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Süreçle ilgili devlet kurumlarının hepsi büyük bir titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Ümit ediyorum ki çok kısa bir süre içerisinde yasal hazırlıklar tamamlanır ve önce komisyonlara ardından Genel Kurul'a getirilir. Başlanılan hayırlı işi en kısa süre içerisinde bitirmek esastır. Artık bundan sonra bu işin savsaklanmadan, geciktirilmeden ve asla en ufak bir detayı ihmal edilmeden, iyi planlayarak yapılması ve Türkiye'nin bu adımı atması şarttır."
'GÖRÜŞMELERİN İYİ SONUÇ VERMESİNİ ÜMİT EDİYORUZ'
Ortak basın toplantısında bölgesel ve küresel diplomatik süreçlere de değinen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye ve Norveç'in çatışmaların çözümünde müzakere ve diplomasiyi esas alan ortak bir yaklaşıma sahip olduğunu dile getirerek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Müzakere ettiğimiz konuların çoğunda Norveç ile önemli müşterekler yakaladığımızı görüyoruz. Hiç şüphesiz bunlardan birisi Orta Doğu'nun en önemli meselesi olan ve dünya barışının en kilit sorunu olan Filistin meselesinin çözülebilmesi için ortaya konulan bakış açısıdır. Norveç de bizim gibi iki devletli çözümden başka bir yol olmadığını, bölgede bağımsız, tam manasıyla egemen 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulmasından başka bir yol olmadığına inanan ve bunu dile getiren bir ülkedir. Bu çerçevede Norveç'in 2024 yılında Filistin devletini resmen tanımış olmasını bir kere daha takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Yine aynı şekilde bölgemizdeki sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi için ve halihazırda aktif bir mesele olarak önümüzde duran Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki müzakerelere de benzer şekilde destek veriyoruz. Bu sorunun bir an evvel karşılıklı müzakereler yoluyla çözülmesi, her iki tarafın da kabul edeceği bir barış sürecinin nihayete erdirilmesi gerektiğinin hem bölgemizin barışı açısından hem dünya barışı açısından hayati olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede Cenevre'de başlayan ve Doha'da devam edecek olan görüşmelerin iyi sonuçlar vermesini ümit ediyoruz."
'İSRAİL'İN SALDIRGANLIĞINI DURDURMASI İLK ŞARTTIR'
ABD ve İran arasındaki müzakere süreci ilerlerken İsrail tarafından yapılabilecek provokasyonlara karşı uluslararası kamuoyunu uyaran Kurtulmuş, bölgedeki sükunetin sağlanması adına şu ifadeleri kullandı:
"Bu provokasyonlara karşı başta her iki ülke olmak üzere uluslararası camianın dikkatli olmasını tavsiye ediyoruz. Bölgede barış istemeyen, istikrarsızlıktan beslenen ve istikrarsızlığın olması için çevredeki ülkelere zaman zaman saldırılarını sürdüren İsrail'in, Amerika ve İran arasındaki barış müzakerelerinden oldukça rahatsız olduğu aşikardır. İsrail'in provokasyonlarına meydan bırakılmaması, bu sürecin sağlıklı yürümesinin en temel şartıdır. Bu çerçevede Türkiye olarak İsrail'in hem Lübnan'da sürdürdüğü saldırıları hem de Suriye'ye karşı yaptığı saldırıları uluslararası hukukun açık birer ihlali olarak görüyor ve bölgemizin sükunete, huzura ihtiyacı olduğunu bir kez daha tekrarlıyoruz. İsrail'in bu saldırganlıklarını durdurması bölge barışının ilk şartıdır. Dolayısıyla uluslararası camia; ABD ile İran arasında bir müzakere ortamı doğmuşken ve buradan sonuç alma ihtimali mevcutken İsrail'in bu süreci berhava etmesine asla fırsat vermemelidir."