Ana içeriğe geç

Her şey hakkında bir roman

İran edebiyatından Şifalı Bitkilerle Ölme Rehberi; şair, ressam, yazar Atiye Attarzade’nin tanıştığı, gözleri görmeyen bir genç kızın esinlediği bir yapıt

Her şey hakkında bir roman
Gazete Oksijen
16

Beş yaşında geçirdiği kazayla görme yetisini yitiren kız çocuğu, 22 yaşına dek şifalı bitkilerden ilaç yapan annesiyle birlikte yaşar. Anneler çocuklarının her şeyidir, burada da kızının gözleri olur. Öyle ki, her şeyi onunla daha açık, daha çok, daha yakından görür kız. Yalnızca şifalı bitkiler değil, neredeyse tüm bir yaşamdır annesinden gördüğü, öğrendiği.

İran edebiyatından bir roman, Bilgi Yayınevi’nden çıkan Şifalı Bitkilerle Ölme Rehberi. Şair, ressam, yazar Atiye Attarzade’nin belgesel çalışmaları sırasında tanıştığı, gözleri görmeyen bir kızın esinlediği bir yapıt.

23 perdeden oluşan romanın her bölümü bir ‘şey’ hakkında: İlki, anlatıcı genç kızın kendi hakkında, bitkilerin nasıl kurutulup asılacağına ilişkin bölüm, başlığıysa “Tuzluluk Kırmızıdır”. Bitkilerin dikeni parmağını kanatır, kanayan parmağını emer, kanın tuzlu tadıyla kırmızı arasında bağ kurar: “Kan tuzludur. Kırmızı gül tuzludur. Domatesin ekşiden tuzluya kaçan bir tadı vardır. Diken üzümü ekşi ve tuzludur. Bu durumda belki de tuzluluk kırmızıdır denilebilir.”

“Yalnızlık hem dolu hem boş bir şeydir”

İkinci perde ‘ev hakkında’dır: “Yalnızlık hem dolu hem boş bir şeydir” başlığını taşır. ‘Görmek hakkında’ olan üçüncü perdenin başlığı “Kelimeler kurtarıcıdır”: “Görmek beyaz bir hacimdir. Hayat yavaş yavaş içine işler, onu genişletir, ona bal kokusundan bir çökelti verir.” Kitabın en ilginç ‘perde’lerinden olan ‘hayat hakkında’, ilginç bir başlık taşıyor: “Ben Borahs’ım”. Borahs, Borges! Yapıtları mı fantastik yalnızca büyük Arjantinlinin, adı da öyle, Borhes, Borahs, oyuna adını da katmış olmalı, acaba dünya dillerinde kaç türlü okunuyor?

Romanı çeviren, İran edebiyatından Türkçeye yapıtlar kazandıran Prof. Dr. Mehmet Kanar, ‘Sunuş’unda, ‘kültürlü’ annesinin okuduğu kitapları dinleyerek zengin bilgi birikimine sahip olduğunu belirtiyor genç kızın. Ameliyat olup gözlerinin açılacağı günü hayal ederken, pek çok klasik ve modern yazarı da iç dünyasına konuk eder genç kız. Borges bunlardan biridir. Karamazov Kardeşler, Madame Bovary, Kayıp Zamanın İzinde kitaplarını da dinler annesinden. “Sayfaları yanmış kitap gibidir” anne, “bu yüzden geçmişten az söz eder”. Beşinci perde ‘onun hakkında’dır: “Kına kokusu acıdır, sedirden damarları vardır”. O, annesidir: “Sanki dünya işlerinde hiç acelesi” olmayan anne “yanından geçebilir ve dünyada korkacak hiçbir şey bulunmadığını sana hatırlatabilir”. Bodrumda yalnız kaldığında bildiği tek Türkçe türküyü söyler ama genç kız bize türkünün adını söylemez!

Başka bir dünyaya giriş kapısı

Altıncı perde ‘en önemli şey hakkında’dır: “Çizgi sonsuz noktadan oluşur”. Evde en önemli şey kitaplıktır. Genç kızın başka bir dünyaya giriş kapısıdır, hayallerin dünyasına. Anne kitaplık için en uzun yaşayan ağacı seçer, meşegillerden kestane, en az 500 yıl yaşayan bir ağaç. Yedi kitaplık yaptırırlar. Her kitabın kitaplıkta özel bir yeri vardır, yoksa görmeyen kız şaşırabilir: Yüzyıllık Yalnızlık dördüncü kitaplıkta, Kafka’nın Dönüşüm’ü, yanında Borahs’ın Babil Kütüphanesi, Ahmed Şamlu’nun tüm kitapları, adlarını da anıyor, “tekrar tekrar yapılan hataların sonucunda” yerlerini ve adlarını kesin olarak biliyor.

Hayatta en sevdiği yazar Borahs. Aralarında büyük bir benzerlik buluyor. İkisinin de son gördüğü renk sarı. “Onun eserlerindeki ruhülkuds’ün (kutsal ruh) kesin varlığına aşığım” diyor. Çünkü Borahs ‘derin kişisel tecrübelerine dayanarak dünyadaki ayrıntılara dikkat etmenin lüzumunu anlamış’tır.

Yedinci perde ‘bitkiler hakkında’dır ve “mesele gizli gücün ellerde olmasıdır”. Onun ellerinin gücü bitkileri görebilmesi. Bitkilerle ilaç yapan annesi, “Dünyada her şeyin bir hafızası var, hatta koparıp ufaladığımız bitkilerin de kırlarla, ovalarla ilgili hatıraları var” diyor, insanların elleriyle tutup oraya buraya götürdüğü hatıralar. Genç kız da ellerinin hafızasını çalıştırıyor ve sadece dokunarak bitkinin adını söyleyebiliyor!

Varlık, ölüm, doğa, bitkiler, kayıp, tahammül, berzah, şifa, hastalık ve hafıza üzerine içsel arayışın etkileyici romanı.

Kaynağa Git