Ana içeriğe geç

Türkiye'nin kuraklık haritası değişti: İşte riskin sürdüğü iller

Türkiye'de son aylarda etkili olan yağışlar birçok bölgede kuraklığın etkisini azaltırken, bazı illerde su açığına ilişkin riskler devam ediyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, özellikle Tekirdağ, Konya ve Eskişehir'de kuraklığın sürdüğüne dikkat çekti.

Türkiye'nin kuraklık haritası değişti: İşte riskin sürdüğü iller
Yeniçağ
16

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün mayıs ayına ait Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendiren Kadıoğlu, kuraklığın yalnızca son dönemdeki yağış miktarına göre yorumlanamayacağını vurguladı. Kuraklığın farklı zaman dilimlerinde biriken yağış verileriyle değerlendirildiğini belirten Kadıoğlu, kısa süreli yağışların uzun yıllara yayılan su açığını tek başına kapatamayacağını söyledi.

Türkiye'nin kuraklık haritası değişti: İşte riskin sürdüğü iller - Resim : 1

Son yağışların Türkiye'nin birçok bölgesinde olumlu etki yarattığını ifade eden Kadıoğlu, buna rağmen bazı bölgelerde kuraklık görünümünün devam ettiğini belirtti. Özellikle Tekirdağ'ın dikkat çektiğini kaydeden uzman isim, Trakya'nın tarımsal üretim açısından kritik bir bölge olduğunu ve mevcut durumun yakından takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye'nin kuraklık haritası değişti: İşte riskin sürdüğü iller - Resim : 2

Konya Kapalı Havzası'nın ise Türkiye'nin en hassas su havzalarından biri olmaya devam ettiğini söyleyen Kadıoğlu, burada yaşanan sorunun yalnızca yağış eksikliğiyle sınırlı olmadığını belirtti. Yoğun tarımsal faaliyetler nedeniyle yer altı sularının aşırı kullanımının bölgedeki su dengesini zorladığını ifade eden Kadıoğlu, birkaç aylık yağışlı dönemin yıllardır oluşan açığı kapatmaya yetmeyeceğini vurguladı.

Türkiye'nin kuraklık haritası değişti: İşte riskin sürdüğü iller - Resim : 3

İç Batı Anadolu'da da kuraklık sinyallerinin sürdüğünü aktaran Kadıoğlu, Eskişehir ve çevresinin uzun vadeli yağış eksikliğinin en belirgin hissedildiği alanlardan biri olduğunu söyledi. Bölgedeki su kaynakları ve tarımsal planlamalarda bu durumun dikkate alınmasının önemine işaret etti.

Doğu Anadolu'da ise farklı bir tablo bulunduğunu belirten Kadıoğlu, Erzurum başta olmak üzere geniş bir alanda nemli koşulların hakim olduğunu ifade etti. Bölgenin kar örtüsü ve yağış birikimi sayesinde Türkiye'nin doğal su deposu niteliği taşıdığını belirten Kadıoğlu, Doğu Anadolu'nun ülkenin su güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını kaydetti.

Kuraklığın yalnızca meteorolojik bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Kadıoğlu, yağışların normale dönmesinin yer altı suları, barajlar ve toprak neminin hemen toparlanacağı anlamına gelmediğini söyledi. Bu nedenle su yönetiminde kısa süreli yağışlara değil, uzun vadeli göstergelere odaklanılması gerektiğini belirten Kadıoğlu, SPI haritalarının da bölgelerdeki su açığı ve su fazlasını bilimsel veriler ışığında ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler