Ana içeriğe geç

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: 'Temel hedefimiz çerçeve yasanın temmuz ayında gündeme gelmesi'

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, geçiş hukuku yasasının bir an önce TBMM gündemine alınması gerektiğini belirterek; "Temel hedefimiz çerçeve yasanın Temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi." dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: 'Temel hedefimiz çerçeve yasanın temmuz ayında gündeme gelmesi'
Evrensel
16

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ne ilişkin artık yasal düzenlemelerin gerekliliğini değil, onların geciktirilmeden hayata geçirilmesinin zorunluluğu olduğunu kaydederek geçiş hukuku yasasının bir an önce TBMM gündemine alınması gerektiğini belirtti. Doğan, "Temel hedefimiz çerçeve yasanın Temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı. Biz bu konuda kararlıyız" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmeler ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının gündemlerine ilişkin genel merkezde basın toplantısı düzenledi.

Ankara'da açlık grevindeki mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, "Ne yazık ki bu, Türkiye'nin değişmeyen bir tablosu. Değişmemesinin nedenlerini konuşuyoruz ve nasıl değişebileceğini de biliyoruz, anlatıyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Günlerdir hakları için mücadele eden özel sektör öğretmenleriyle mülakat mağduru öğretmenlerden bahsediyorum. Bakınız tanımlamalara. Son derece meşru hakları için dördüncü günü bugün süresiz açlık grevlerinin" dedi.

Öğretmenlerin taleplerine dikkati çeken Doğan, şunları kaydetti: "Bir ülkede öğretmenler, özel sektör ve mülakat mağduru olan öğretmenler, hakları, talepleri için açlık grevine girmek durumunda kalıyorlarsa, süresiz bir şekilde üstelik bu talepler dolayısıyla da gözaltı, baskı ve neredeyse işkenceye varan muamelelerle karşı karşıya kalıyorlarsa, işte değişmeyen gündemlerin başında gelen konulardan biri olarak değerlendirmemiz gereken başlık. Öğretmenler ne istiyor? Taban maaş hakkının yeniden tanınmasını istiyor. Güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını istiyor ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyor. Ne oluyor? Meclis kapısına geliyorlar. Polis müdahalesiyle karşılaşıyorlar. Yerlerde sürüklenmeye çalışılıyorlar. Ters kelepçeyle tutuklanmaya çalışılanlar var. Bunlar, bu gözaltılar, bu tür antidemokratik uygulamaların yaygın bir hâle getirilmesi, hayatın her alanına sirayet etmesi bizim açımızdan kabul edilemez."

Doğan, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili tüm kurumları ve öğretmenlerin tabii ki temsilcileriyle birlikte görüşme, diyalog kurma çağrısını yineliyoruz. Gözaltılara son verilmeli. Bu uygulamalardan vazgeçilmeli. Bu haklı talepler duyulmalı ve gerekleri yerine getirilmeli" dedi.

"Kaçınılmaz bir şekilde süreç artık yasal güvenceye kavuşturulmalı"

"Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, daha önce süreçte bir durağanlık yaşandığını ifade ettiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Bu monoton halden kurtarmak için yapılan görüşmeler olduğunu ve artık bir geçiş hukuku yasası için zaman kaybetmemek gerektiğini de özellikle ifade etmiştik. Sürecin hukuki ve demokratik güvencelere kavuşmasının neden önemli olduğunu aylardır anlatmaya çalışıyoruz. Artık yasal düzenlemelerin gerekliliğini değil, onların geciktirilmeden hayata geçirilmesinin zorunluluğundan bahsediyoruz. Tam olarak böyle bir aşamadayız. Kaçınılmaz bir şekilde artık sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor."

DEM Parti İmralı Heyeti'nin iktidar yetkilileri ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten Doğan, görüşmelerde geçiş hukuku yasası ve süreci yasal çerçeveye kavuşturacak düzenlemelerin ele alındığını söyledi. Doğan, "Sürecin ilerleyebilmesi için de Meclis çalışmalarına ara vermeden bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun için de tabii bir takvimin belirlenmesi gerekiyor" dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un çerçeve yasanın zamanlamasına ilişkin heyetle hemfikir olmasının önemli ancak yetersiz olduğunu savunan Doğan, "Bizim beklentimiz yalnızca zamanlamaya ilişkin hemfikir olmak değil, bu zamanlamaya ilişkin gerekenleri de bir an evvel yapmak. Yalnızca temennilerle, buna dönük işte beyanlarla bu süreci bu saatten sonra yasal güvence olmaksızın ya da buna dair bir takvim belirlenmeden ilerletmenin ne kadar zor olduğu, ne kadar çok tartışmaya yol açtığı ne yazık ki görünüyor ve bu yöntem çok eleştiriliyor" diye konuştu.

Doğan, yasal düzenlemenin geciktirilmesine yönelik tartışmalara da değinerek "Her kim ki nerede olursa olsun iktidar içinde ya da devlet içinde ya da başka bir siyasi kulvarda, bu sürecin yasal çerçevesinin zamana yayılmasına, geciktirilmesine neden oluyor, bilmeli ki çok büyük bir veballe karşı karşıya kalır. Bu, Türkiye'nin geleceğinden çalınan her an demektir. Hiçbir an çalma lüksü yok" dedi.

Geçiş hukuku yasasının bir an önce TBMM gündemine alınması gerektiğini belirten Doğan, "Temel hedefimiz çerçeve yasanın temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı. Biz bu konuda kararlıyız" dedi.

"Öcalan'ın koşullarının sürece uygun hale getirilmes gerekiyor"

Sürecin ilerlemesi açısından Abdullah Öcalan'ın koşullarının da önem taşıdığını ifade eden Doğan, "Sayın Öcalan'ın farklı kişi, kurum ve çevrelerle daha etkin görüşebilmesini sağlayacak düzenlemelerin önünde herhangi bir engel bulunmadığı belirtiliyor. Madem bir engel yok, neden bunlar gerçekleştirilmiyor? Engel varsa niye böyle değerlendirmeler yapılıyor? Yoksa gereği niye yapılmıyor" diye konuştu.

Doğan, İmralı Adası'na ziyaretlerle ilgili sorunların devam ettiğini belirterek, "Artık hem koşulların sürece uygun bir hale getirilmesi gerekiyor hem de iletişim imkânlarının ve olanaklarının genişletilmesi, artırılması gerekiyor" dedi.

DEM Parti'nin olağan kongresi 20 eylül'de yapılacak

DEM Parti'nin büyük kongre hazırlıklarının sürdüğünü açıklayan Doğan, partinin 5. Olağan Kongresi'nin tarihini de duyurdu.

Doğan, "DEM Parti olarak 5. Olağan Kongremizi 20 Eylül'de Ankara'da Arena Spor Salonu'nda gerçekleştireceğiz. Tarih netleşti. Şimdi tüm hazırlıklarımızı 20 Eylül'e en güçlü şekilde hazırlanabilmek ve en güçlü şekilde gidebilmek üzere yapıyoruz" diye konuştu.

Kongre hazırlıklarının yalnızca örgütsel bir takvim olarak ele alınmadığını ifade eden Doğan, "Bir yenilenme ve yeniden yapılanma sürecini yürütüyoruz. Bunu biraz daha hızlandıracağız" dedi.

"Orta Doğu'nun demokratikleşmeye ihtiyacı var"

Konuşmasının sonunda Orta Doğu'daki gelişmelere değinen Doğan, bölgede savaşların büyüme ihtimaline karşı kalıcı barış çağrısı yaptı. İran'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Ayşegül Doğan, şunları söyledi: "Bu savaş bölgemizde, Orta Doğu'da çok yıkıcı ve ölümcül bir dönemin kapısını aralama potansiyeline sahipti. Bunun kalıcı olarak sona ermesini temenni ediyoruz. Ve bunun kalıcı olarak sona ermesinin de yine Orta Doğu'da demokrasiyle mümkün olabileceğini düşünüyoruz. Bakınız, İran dediğimizde akla gelen ilk şey adeta bir idam ve baskı cumhuriyeti oluyor. Bunlar son bulmalı. Ve demokrasi araçsal bir olgu olarak değil, temel bir ilke olarak görülmeli. O yüzden Orta Doğu'nun tamamının demokratikleşmeye, demokrasiye ihtiyacı var."

Kaynağa Git

İlgili Haberler