Ana içeriğe geç

Prof. Dr. Osman Bektaş İstanbul depremi: 260 yıllık sessizliğin ardından yeni senaryoyu duyurdu | Gündem Haberleri

Marmara'daki riskli fay deprem uzmanlarının yeniden gündemine yerleşti. Olası büyük İstanbul depremi ile ilgili geçtiğimiz günlerde Science dergisinde bir araştırma yayınlayan Prof. Dr. Osman Bektaş Kuzey Anadolu Fayı ve 1766 İstanbul depremi hakkında sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. İstanbul depremi ne zaman olacak, endişesi büyürken Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay hattına ilişkin yaptığı son değerlendirmede yıllardır tartışılan deprem senaryolarına farklı bir bakış açısı getirdi.

Prof. Dr. Osman Bektaş İstanbul depremi: 260 yıllık sessizliğin ardından yeni senaryoyu duyurdu | Gündem Haberleri
Gzt
16
Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depremle ilgili tartışmalar sürerken, Prof. Dr. Osman Bektaş sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Bektaş, "İstanbul depreminin eksik halkası nerede?" başlıklı değerlendirmesinde, Marmara'daki deprem geçmişi ve fay segmentleriyle ilgili görüşlerini paylaştı."1766'dan bu yana yaklaşık 260 yıl geçti"Prof. Dr. Osman Bektaş paylaşımında, Marmara Denizi'ndeki bazı fay segmentlerinin uzun süredir büyük deprem üretmediğine dikkat çekti. Bektaş şu ifadeleri kullandı: "1766'dan bu yana yaklaşık 260 yıl geçti. Buna rağmen, batıda 1912 ve 2011–2025 deprem dizisi ile doğuda 1963 ve 1999 depremleri arasında kalan segment henüz büyük bir deprem üretmedi. Bu durum şu olasılıkları düşündürmektedir."Marmara Fayı için hangi ihtimalleri sıraladı?Bektaş'a göre levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca gerçekleşmiyor olabilir. Uzman isim değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Levha hareketi yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca değil, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki tali faylar arasında da paylaşılıyor olabilir.""Gerilim kısmen boşalıyor olabilir"Prof. Dr. Osman Bektaş, söz konusu segmentte farklı mekanizmaların etkili olabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Aradaki segment, tamamen kilitli olmak yerine fay sürünmesi (creep) ve orta büyüklükte depremlerle kısmen gerilim boşaltıyor olabilir." Bektaş, bu ihtimallerin deprem değerlendirmelerinde göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti."250 yıllık deprem periyodu doldu" yorumuna itirazPaylaşımında sıkça dile getirilen "İstanbul depreminin zamanı geldi" yorumlarına da değinen Bektaş, şu ifadeleri kullandı: "Eğer bu mekanizmalar etkiliyse, yalnızca 1766'dan beri geçen süreye dayanarak '250 yıllık İstanbul deprem periyodu doldu' sonucuna varmak yanıltıcı olabilir."'İstanbul için saat doldu, demek yanlış'Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesinin devam ettiğini ancak bunun tek bir modele göre değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Uzman isim açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Marmara'nın deprem tehlikesi sürmektedir; ancak bunu anlamak için tek bir modele değil, tüm jeolojik ve jeofizik verilere birlikte bakmak gerekir.""Sonuç: 'İstanbul için saat doldu, büyük deprem kapıda' söylemi çağdaş deprem bilimiyle uyuşmaz. Deprem için kesin zaman verilemez; olasılık verilir." diyen Bektaş İstanbul depremiyle ilgili kamuoyunda uzun süredir tartışılan "büyük deprem kapıda" söylemine farklı bir bilimsel bakış açısı getirmesi nedeniyle sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.
Kaynağa Git

İlgili Haberler