Ana içeriğe geç

Şiddetli yağış, tahliyeler, izdiham: ABD'de 4 Temmuz kutlamalarında neler oldu?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington'daki 4 Temmuz kutlamaları, şiddetli rüzgar, yıldırım ve yağış nedeniyle tahliye kararına sahne oldu.

Şiddetli yağış, tahliyeler, izdiham: ABD'de 4 Temmuz kutlamalarında neler oldu?
Ntv
16

ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington'da düzenlenen Amerikan Bağımsızlık Günü'nün 250'nci yıl dönümü kutlamalarında konuştu.

Fırtına uyarısı nedeniyle verilen tahliye emrinin ardından yaşanan yaklaşık bir saatlik gecikmenin sonrasında sahneye çıkan Trump, kalabalığa cam blok arkasından hitap etti.

Trump, konuşmasında "Özgürlüğün tiranlığa karşı zaferini kutluyoruz" ifadelerini kullandı.

"Amerika bugün daha zengin, güvenli ve gururlu" diyen Trump, kendi yönetiminde "Amerikan rüyasının geri döndüğünü" öne sürerek orduyu yeniden inşa ettiğini dile getirdi.

Etkinlik öncesinde rekor sıcaklıklara katlanan kalabalık, şiddetli rüzgar, gök gürültüsü ve şimşekler nedeniyle Ulusal Meydan'da (National Mall) zorunlu tahliye emriyle karşılaştı.

Kararın ardından alanda kaos, öfke ve kargaşa yaşandı. Yüzlerce kişiden oluşan gruplar, yetkililerin alanı boşaltma talimatına uymayı reddetti.

Sahne yakınındaki yüzü aşkın kişi, ses sistemi üzerinden kendi güvenlikleri için alanı boşaltmaları yönünde yapılan uyarılara tepki olarak "A-B-D! A-B-D!" sloganları attı ve doğaçlama olarak ulusal marşı söyledi.

Gökyüzünde B-2 bombardıman uçakları ve savaş uçakları gösterilerine devam ederken, planlanan hava gösterisini ve Trump'ı bekleyen kalabalık alanı terk etmeyi reddederek sloganlarını sürdürdü.

Binlerce kişi, tahliye emrinin aniden iptal edileceği umuduyla çıkışlara doğru yavaş adımlarla ilerlerken birçok katılımcı güvenlik güçleriyle tartıştı.

AFP'ye konuşan bir ABD Gizli Servis yetkilisi, itiraz eden bir aileye, "Üç milden daha yakın mesafede şimşek çaktığında tahliye zorunlu hale gelir" dedi. Bir başka yetkili ise direnen gruplara, "Hadi gidelim! Tahliye ediyoruz! Hareket etmeye başlayın!" sözleriyle bağırdı.

Ufukta şimşekler çakmaya devam ederken ses sisteminden gelen "Deneme 1, 2, 3" anonsları, yeniden açılış umudu taşıyan kalabalıkta sevinç çığlıklarına yol açtı.

Yüzlerce kişi "Hücum!" diye bağırarak Washington Anıtı'nın batı tarafındaki çimenlik alandan aşağı koştu ve güvenlik güçlerini geçici olarak aştı.

Kontrolü yeniden sağlayan görevlilerin kalabalığı geniş çimenlik alandan çıkarması bir saatten fazla zaman aldı.

Geleneksel Amerikan yerlisi başlığı takan bir adam dans ederken, kalabalık yine "Hayır! Gitmeyeceğiz!" ve "Trump! Trump! Trump!" sloganları attı.

Katılımcılar nihayetinde alanı terk etti. Ancak alandaki birçok kişi bu davranışları, bazıları ciddi bazıları ise şaka yollu olarak, 6 Ocak 2021 tarihinde ABD Kongresi'ne yapılan baskın sırasındaki tutumlara benzetti.

Gökyüzündeki şimşeklere ve başlayan yağmura aldırış etmeyen büyük bir grup, hava kararırken metal dedektörlerin hemen dışında toplandı.

Trump'ın kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden gösterinin yağmur çamur demeden devam edeceğini açıklaması, kalabalıkta coşku yarattı. Beklemekten sıkılan katılımcıların metal bariyerlere yüklenmesi üzerine, girişleri açmayan organizatörler hazırlıklar için 30 dakikaya daha ihtiyaç duydu.

Dev sahnenin üzerindeki projektörler fırtınadaki arama lambaları gibi iki yana sallandı.

Ses sistemi birkaç dakika boyunca düzen çağrısı yaptıktan sonra, günün erken saatlerinde uçan savaş uçaklarının gürültüsüne rakip olacak bir yüksekliğe ayarlanmış Elvis Presley, Michael Jackson ve Queen şarkılarını çalmaya başladı.

Günün erken saatlerinde ise Patriot Front (Vatansever Cephe) adlı beyaz milliyetçi grubun yüzlerce maskeli üyesi, akşam planlanan ve kutuplaştırıcı olduğu gerekçesiyle eleştirilen Bağımsızlık Günü kutlamaları öncesinde başkentin bazı bölgelerinde yürüyüş düzenledi.

Sosyal medya üzerinden başkente yaklaşık 400 üyeyle geldiklerini açıklayan grubun üyeleri, tek tip kıyafetleriyle Washington metro trenlerinde foto muhabirlerinin objektiflerine yansıdı.

Grubun Telegram kanalında ve çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşılan videolarda, haki pantolon ve mavi gömlek giyen, beyaz yüz maskesi ve güneş gözlüğü takan üyelerin, ABD Kongre Binası ile Union Station ulaşım merkezi yakınlarında davulcular eşliğinde yürüdüğü görüldü.

Gruptakiler kendi flamalarının yanı sıra Konfederasyon bayrakları ile ABD bayrağının farklı versiyonlarını taşıdı ve zaman zaman "Amerika'yı Geri Alın" sloganları attı.

Öğle saatlerinde metroya binen grup, Washington'un kuzeydoğu banliyölerindeki Maryland'e bağlı New Carrollton'da indi.

Washington Polis Teşkilatı'ndan (MPD) bir sözcü, grubun Birinci Değişiklik kapsamındaki eylemlerini takip ettiklerini, yürüyüşle bağlantılı herhangi bir tutuklama, şikayet veya yardım çağrısı rapor edilmediğini kaydetti.

Sözcü, "MPD, bireylerin görüşlerini barışçıl bir şekilde ifade etme haklarını tanıyor ve bölge sakinleri ile ziyaretçiler için kamu güvenliğini sürdürmeye bağlı kalıyor" dedi.

Güney Yoksulluk Hukuk Merkezi'ne (SPLC) göre, tek tip üniformaları, yüz maskeleri ve ani toplanma tarzı eylemleriyle bilinen Patriot Front, 2017 yılında Virginia eyaletinin Charlottesville kentinde düzenlenen ölümcül "Sağı Birleştirin" (Unite the Right) mitinginin ardından, o protestonun merkezinde yer alan Vanguard America adlı beyaz üstünlükçü gruptan ayrılarak kuruldu.

Grubun internet sitesindeki manifestoda, "Demokrasi bu bir zamanlar harika olan ulusu hayal kırıklığına uğrattı" ifadeleri yer aldı ve Avrupalı yerleşimciler olarak tanımladıkları "ataların gelenek ve erdemlerine dönmek" için "kapsamlı bir sıfırlamaya" ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Obama ve Biden yönetimleri sırasında İç Güvenlik Bakanlığı'nda çeşitli terörle mücadele ve istihbarat görevlerinde bulunan John Cohen, grubun "beyaz üstünlükçü ve göçmen karşıtı ideolojik inanç sistemlerini" savunurken aynı zamanda kendisini ana akım gibi göstermeye çalıştığını vurguladı.

Reuters'ın aktardığına göre Cohen, "Bağımsızlık Günü ve diğer ulusal tatil etkinlikleri sırasında halka açık gösteriler yapma konusunda kendilerini güçlü hissetmeleri, bu ülkenin şu anda beyaz üstünlükçülüğü ile ilgili uğraştığı sorunların çarpıcı bir örneğini sunuyor" değerlendirmesini yaptı.

George Washington Üniversitesi Aşırılıkçılık Programı'nda araştırmacı olan Luke Baumgartner ise grubun sembolizminde ABD bayrağının kırmızı, beyaz ve mavi renkleriyle vatanseverliği çağrıştırmaya çalıştığını ancak logosunun Benito Mussolini'nin 1920'ler, 30'lar ve 40'lardaki İtalya Ulusal Faşist Partisi'nin logosuna benzer bir ikonografi kullandığını sözlerine ekledi.

Baumgartner, açıklamasına şöyle devam etti:

"Temelde, ani yürüyüşler, bildiri dağıtma etkinlikleri, protestolar veya otoyollara pankart asma gibi halka açık katılımlar yoluyla kampanya yürüten ve Amerika'nın yalnızca beyazlar için ve beyazlar tarafından kurulan bir ülke olduğu mesajını yaymaya çalışan beyaz üstünlükçü bir örgüt hüviyeti taşıyorlar."

Kaynağa Git

İlgili Haberler