İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, çocukları artan şiddet ve dijital tehditlere karşı korumak amacıyla hazırladıkları 48 maddelik kanun teklifini TBMM'ye sunduklarını açıkladı.
Sunat, teklifin çocukları şiddetten, dijital tehditlerden, akran zorbalığından, bağımlılıktan ve suç ağlarından korumayı hedefleyen kapsamlı bir çalışma olduğunu vurguladı.
Sunat, ailelerin ve öğretmenlerin artan güvenlik endişelerine dikkati çekti. Bir çocuğun okula giderken ailesinin artık sadece ders başarısını düşünmediğini, "Acaba bugün başına bir şey gelir mi?" endişesi taşıdığını belirten Sunat, öğretmenlerin de giderek büyüyen güvensizlik ortamından kaygı duyduğunu ifade etti.
Sunat, "Bugün bir çocuk yalnızca okul bahçesinde tehdit altında değil. Telefon ekranında, sosyal medyada, dijital zorbalığın içinde, bağımlılık ağlarının hedefinde, şiddeti özendiren içeriklerin kuşatması altında" dedi.
Günümüzde okul güvenliğinin yalnızca okul kapısından başlamadığını ve bir bina güvenliği meselesi olmaktan çıktığını savunan Sunat, çocukların sosyal medyada ve dijital platformlarda şiddeti özendiren içeriklerin kuşatması altında olduğunu dile getirdi.
"ÇOCUĞU SUÇLU DEĞİL, KORUNMASI GEREKEN BİREY OLARAK GÖREN MODEL"
Hazırlanan teklifin yeni nesil bir çocuk koruma modeli sunduğunu anlatan Sunat, "Bu teklif, çocuğu merkeze alan, riski önceden gören, aileyi sürece dahil eden, okulu koruyan, öğretmeni güçlendiren, çocuğu suçlu değil korunması gereken birey olarak gören yeni nesil bir çocuk koruma modeli olacaktır. Aynı zamanda bu teklif, eğitimi, ruh sağlığını, sosyal hizmetleri ve dijital dünyayı aynı çatı altında ele alan, riski kaynağında önleyen, veri temelli bütüncül ve proaktif bir erken uyarı sistemini ortaya koymaktadır" dedi.
200 ÇOCUĞA EN AZ BİR PSİKOLOJİK DANIŞMAN ÖNERİSİ
Şenol Sunat'ın detaylarını paylaştığı kanun teklifinde, okullarda kriz anlarına karşı yılda en az iki kez tatbikat yapılmasını ve bir Okul Güvenliği Koordinatörlüğü'nün kurulmasını öngören düzenlemeler yer alıyor. Teklif kapsamında, eğitim kurumlarında kontrollü giriş sistemine geçilmesi ve riskli okullarda sertifikalı profesyonel güvenlik personelinin görev yapması planlanıyor. Öğrencilerin psikolojik destek ihtiyaçları gözetilerek her 200 öğrenciye en az bir psikolojik danışman atanması ve Çok Disiplinli Tehdit Değerlendirme Ekipleri'nin oluşturulması da hedefleniyor.
Dijital mecralardaki tehlikelere karşı ise 5651 sayılı Kanun'a "Algoritmik Yaygınlaştırma" ve "Çocuk Kullanıcı" gibi yeni tanımlar eklenerek, şiddeti ve intiharı öven içerikleri çocuklara sunan sosyal ağ sağlayıcılarına ağır yaptırımlar getirilmesi isteniyor.
Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nda yapılacak değişiklikle okul ve yurt çevrelerinde işlenen suçların cezalarının yarı oranında artırılması, bireysel silahlara erişimin zorlaştırılması amacıyla da mühimmat ve silahın ayrı kilitli sistemlerde saklanarak ihlal durumunda ruhsat iptaline gidilmesi teklif ediliyor.
Bunların yanı sıra, çocukların maruz kaldıkları zorbalık ve istismarı korkusuzca bildirebilecekleri Anonim İhbar Sistemi'nin kurulması ve ilgili bakanlıkları tek çatı altında toplayan Okul Güvenliği ve Çocuk Koruma Kurulu'nun oluşturulması da kanun teklifinin maddeleri arasında bulunuyor.
"MESELE SİYASİ DEĞİL VİCDANİ"
Meselenin sadece bugünün değil Türkiye'nin geleceğinin meselesi olduğunu vurgulayan Şenol Sunat, "Buradan açıkça ifade etmek isterim ki; bu mesele siyasi değil vicdanidir. Bugün Türkiye’de birçok çocuk yardım istemesine rağmen duyulmuyor. Birçoğu zorbalığa uğruyor ama konuşamıyor. Birçok çocuk psikolojik sorunlar yaşıyor ama fark edilmiyor" ifadelerini kullandı.
Sunat, devletin çocukları olay yaşandıktan sonra değil, risk ortaya çıktığı anda koruması gerektiğini belirterek, kanun teklifinin TBMM'de ortak akıl ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla değerlendirilmesini temenni ettiklerini dile getirdi.
Sunat, şöyle konuştu:
"Bu teklif özetle daha fazla psikolojik danışman. Daha erken müdahale. Daha güvenli okullar. Daha sorumlu dijital platformlar. Çocukların silaha erişemediği daha güvenli bir Türkiye vizyonuna hizmet edecektir. O nedenle biz İYİ Parti olarak diyoruz ki okullar yalnızca eğitim verilen yerler değil geleceğin inşa edildiği yerlerdir. Ve geleceğin güvenliği okulun güvenliğiyle başlamaktadır. Bu kanun teklifimizin arkasındaki temel anlayış budur.
Temennimiz bu teklifin Meclis’te ortak akıl ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla değerlendirilmesi ve çocuklarımızın güvenliği için güçlü bir toplumsal mutabakatın oluşmasıdır. Çünkü çocuklarımızın güvenliği hiçbir tartışmanın konusu değil, hepimizin ortak emaneti olmalıdır. Gelin bir sonraki trajediyi beklemeyelim. Çocuklarımızı kaybetmeden harekete geçelim. 'Çocuklarımız için güvenli okullar, güvenli gelecek’ diyelim."